Kendi milletvekilimizi kendimiz seçmek istiyoruz !

Neyleyim ben seçmeyi seçilemiyorsam eğer !

Seçilmek bizim de hakkımız !
Demokrasilerde ‘temsil’ kavramı hayati önem taşır. Demokrasinin en temel işlevlerinden biri toplumdaki farklı görüşleri ve çıkarları en iyi ve adil şekilde Meclis’e yansıtmaktır.

2,5 milyonu Avrupa’da yaşayan toplam 3 milyon civarında ki Türkiye vatandaşı seçmene sadece oy hakkı verilerek siyasal sisteme seçmen olarak dolaylı katılımının sağlanması, ancak onlara doğrudan temsil hakkı verilmeyerek sistemin dışında bırakılması, demokratik işleyişi kesintiye uğratan ve vatandaşların bir kesimini dışlayarak ayrımcılık yapan antidemokratik bir uygulamadır. Kabul etmemiz mümkün değildir.

Son 30 yıldan beri sürekli gündemde tuttuğumuz ‘Yurtdışı seçme ve seçilme hakkı’ talebimiz 2000’li yılların başında Ecevit hükümetinin yaptığı bir anayasa maddesi değişikliğiyle önünde duran en büyük engeli aşmış ancak AKP hükümeti, uygulamayla ilgili gerekli yasayı uzun yıllar sürünceme de bırakarak çıkarmamıştı.

Hükümetin10 yıl gecikmeyle çıkardığı ‘kadük yasa’ sayesinde ilk kez geçen yıl yarım – yamalak da olsa İsveç’te oy kullanabildik. Ancak yasa da bir gariplik var; ‘Seçme’ hakkımız verilmiş ama tamamlayıcısı olan ‘seçilme’ hakkımız ise gasp edilmiştir.

Oylarımızın, gümrük oyları gibi aynı usülle, Türkiye genelindeki oylara dâhil edilmesi ve partilerin oy oranları ışığında illere dağıtılması öngörülmüştür. Böylelikle kandırmaca yapılarak seçme hakkımız uygulama da etkisiz kılınmıştır. Yani şimdiki haliyle oylarımızın bize bir yararı dokunmayacaktır. Bir diğer deyişle AKP hükümeti, bir eliyle verdiğini diğer eliyle geri almıştır.

‘Yurtdışı Seçim Çevresi‘ talep ediyoruz.
Seçimlerin genel ve eşit oyla, adil biçimde yapılması ilkesi gereğince içimizden temsilcilerin aday olabildiği bir ‘Yurtdışı Seçim Çevresi’ oluşturulmasını talep ediyoruz.

Yurtdışından gelecek oylar tek bir seçim bölgesi gibi düşünülüp yurtdışında ki vatandaşlarımıza da seçilme imkânı tanınsın diyoruz. Fransa, İtalya, Portekiz’in hatta Tunus’un bile yapabildiğini Türkiye’de yapsın istiyoruz.

Bu haklı ve demokratik talebimizi sahiplenen tek parti olan CHP’nin, 21 Şubat 2014’de TBMM’ye sunduğu ‘Yurtdışı Seçim Çevresi’ ne ilişkin yasa önerisini destekliyoruz ve bir an önce Meclis’te görüşülüp kabul edilmesini talep ediyoruz.

CHP’nin bu yasa önerisinin en kısa zamanda hayata geçirilmesi için TBMM’de grubu bulunan diğer partileri işbirliğine davet ediyoruz.

Demokratik duyarlılığı ve yurtdışında ki vatandaşlarımızın ‘iradesine’ gösterdiği saygıdan dolayı da vatandaşlarımız adına Cumhuriyet Halk Partisine teşekkür ediyoruz.

Meclis’ te kendi ‘sesimiz’ yankılansın diyoruz.
Yurtdışında yaşayanlar arasından ve yine onların oylarıyla seçilen milletvekilleri sorunlarımızı daha iyi dile getirecek, özgün birikim ve deneyimleriyle Meclise renk ve zenginlik katacak, bağdaştırıcı özellikleriyle Türkiye’nin Avrupa’yı ve dünyayı, Avrupa’nın ve dünyanın da Türkiye’yi daha iyi anlamasına ve karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacaktır.

Ne diyelim ?
Seçme hakkı verip de seçilme hakkını esirgemek, karanlıktaki adamın bir eline mum tutuşturup mumu yakamasın diye de diğer elinde ki kibriti almaya ya da Türkiye’de ki bir seçimde görüldüğü gibi elektriği ve suyu olmayan bir eve çamaşır makinesi hediye etmeye benziyor.

Türkiye bu ‘yarım hak‘ ayıbından ve garabetinden bir an önce kurtarılmalıdır.

TANER YILDIZ
Skogås Türk Kültür Derneği başkanı.