Bu dünyadan PALME adlı bir güvercin uçtu !

Barış güvercinini sırtından vurmuşlardı….
28 Şubat 1986. Bir Cuma günüydü.

‘‘1986 imkanların yılı olacaktır, ekonomimiz güçlenmiştir. Uluslararası planda ki güvensizlik ortamı, erken bir bahar sabahında ki bir sis gibi kaybolmaktadır’’
demişti  Başbakan Palme Rosenbad’da bir gazeteciye o gün verdiği söyleşisin de. 

Söyleşi bitiminde karısı Lisbet aramış ve kocasına ‘Bu akşam birlikte sinemaya gitmeye ne dersin, çocuklarda gelecek ? ‘ diye sormuştu. Her zaman yapmadığı bir şeydi bu.
’Hafta sonunda resmi bir programım yok zaten, neden olmasın ’’ dedi telefonda ki karısına.

Saat altıyı geçmişti dışarı çıktığında. Kuru ayaz vardı ve Palme yalnızdı.
Gamla Stan’daki evine tek başına yürüyerek gitti. Normal de iki koruması eşlik ederdi ama onlara öğleden sonra izin verip evlerine göndermişti.

Palme çifti evde akşam yemeğini yediler ve herkes gibi metroya binip, Svea caddesinde ki Grand Sinemasına gittiler. Orada oğlu ve kız arkadaşıyla buluştular. Memurlar sendikası başkanı Björn Rosengren de oradaydı. Birlikte ‘Mozart Kardeşler’ filmini izlediler.

Rosengren, filmden sonra Palme çiftini arabasıyla evlerine bırakmayı önermişti ancak karısı Lisbet istememişti. Palme çifti sinemada bir süre daha kalarak oğulları Marten ve kız arkadaşıyla ayaküstü konuştular.

Gece saat onbiri çeyrek geçiyordu, metroya doğru kolkola ve tek başlarına yürüdüler. Cadde de sinemanın olduğu tarafta başka bir metro istasyonu olmasına rağmen cadde boyunca birkaç yüz metre ilerleyip, öldürüldükten sonra bahçesine gömüleceği Adolf Fredrik Kilisesi’nin önünden yürüyerek caddenin karşı tarafına geçtiler.

Metro girişine birkaç metre kala, Resim Malzemesi satan mağazanın önüne geldiklerin de arkalarında bir adam belirdi. Adam iki el ateş etti. Kurşunlardan biri Palme’nin sırtına saplandı diğeri karısı Lisbet’i sıyırdı geçti.

Katil koşarak ve bitişikte ki Tünel sokağında ki merdivenleri hızla tırmanarak Malmskillnad sokağına çıkıp gözden kaybolmuştu.

İsveç’in dünyaca tanınmış en ünlü politikacısı, hayatı boyunca yaşadığı şehrin kalbinde ; çocukluğunun geçtiği evden üç-beşyüz metre ötede ve aynı caddede ki Sosyaldemokrat Parti merkezinin sadece birkaç yüz metre ilerisinde, 30 yıllık karısının kolunda ve 59 yaşında iken öldürülmüştü..

Tam adı SvenOLOFJoachimPALME idi. Sven adını sağcı subay dedesinden Olof ‘u şehit amcasından ve Joachim’i de savaşta hastalanarak ölen dayısından almış ve 59. yaş gününü kutlayalı daha henüz 1 ay olmuştu.

Ne diyelim ?
Aradan 29 yıl geçti ama hala katili bulunamadı.
Çünkü ‘gizli servis’ suikastları hep ‘faali meçhul’ kalmaya mahkumdur.

O günü hiç unutmam.
Federasyon yönetim kuruluna en genç üye olarak yeni seçilmiş ve daha ilk toplantımızı bile yapmamıştık.
Gece olayı duymuş ve şoke olmuştuk. Ertesi sabah olağanüstü toplanmıştık Stockholm Södra’da ki küçük lokalimizde !

‘’Bizim en önde gelen umudumuz; insanların barışa olan özlemi, onların savaşa olan nefreti ve yine onların sağduyusundan ibarettir ‘ demişti Palme 1984’te…

Toprağı bol olsun, ışıklar içinde uyusun !

TANER YILDIZ