Devlete hendek atlatmak !

Hendek yollara mı yoksa insanlar arasına mı kazılıyor ?

 

Diyarbakır Çınar da ağlayan bir ana

 

Cizre’de ağlayan bir ana

Türkiye’nin 30 yıldır en üretken en sağlam gençlerinin şakır şakır, oluk oluk kanını akıtan, ekonomisini dumura uğratıp yüklü dış borç batağına batıran, sadece binlerce gariban anayı değil topyekün Türkiye’ninAnasını Ağlatan‘, temel insan haklarını hiçe sayan, kirli şiddet yöntemleriyle sürdürülegelen bu örtülü ve düşük yoğunluklu iç savaşta, mevzi kazanmak ya da nihai sonuç almak için mahallelere hendek kazıp, devleti bu hendekten atlatmak mümkün mü ?

Ya da tankla, topla mahalleleri kuşatmak, insanları evine aç susuz hapsetmekle onları yola ve hizaya getirmek mümkün mü ?

Bana göre ikisi de mümkün değildir !

  

Sokağa çıkma yasağı konulan bir ilçede bir enkaz ev
Çınar’da gece vakti önünde bir kamyonet bomba patlatılan polis lojmanı

    
Çünkü Bu kör şiddet yöntemleri sadece sokak ortasında öldürülüp cesedine bile bir hafta yaklaşılamayan 11 çocuklu Taybet anayı,  

11 çocuklu Taybet ana

 Cizre’de evlerinin bahçesinde otururken başına kurşun isabet eden ve cesedi günlerce buzlukta saklanan Cemile Çağırga gibi çocukları, 

Cansız bedeni buzlukta saklanan 10 yaşındaki Cemile Çağırga

su getirmek için sokağa çıktığında öldürülen Özgür Taşkın gibi bıyığı yeni terlemiş delikanlıları  

Özgür Taşkın dayısını evinden sokağa su almak için çıkmıştı

   ve Diyarbakır Çınar da polis babasıyla birlikte gece evinde uyurken öldürülen 5 aylık İrem Çiftçi bebeyi, 

Çınar’da kucağında yattığı polis babasıyla birlikte öldürülen 4 yaşındaki bebe İREM Çiftçi
img_7596
Bu küçük tabutta taşınan Çınar’da öldürülen minik 1 yaşındaki Ecrin bebe

 yan komşuları Açıkgöz ailesinin evleri başına göçürülüp gariban babasıyla birlikte öldürülen ve üçü de aynı mezara konulan 1 yaşındaki Ecrin bebeyi ve 5 yaşındaki Efe’yi, yine evinde çocuğunu uyuturken öldürülen anne Esra Başaran gibi suçsuz günahsız sivilleri öldürüyor ama sorunu çözmüyor ! 

 Çocuklar okuluna gidemiyor, hastalar ve yaralılar hastaneye ulaşamıyor, evinde ölüyor, yerel halk gündelik yaşamını sürdüremiyor, halklar arası ilişkiler zehirleniyor, yerel ekonomiyi çökertiyor, fukaralar daha da fukaralaşıyor, bundan başka da bir işe yaramıyor.

Karanlık güçler dışında bunun hiç ama hiç kimseye bir faydası olmuyor.

Önceden denenmiş diğer türlü şiddet yöntemleri gibi hendek yöntemi de soruna yine çözüm getirmeyecek, her zaman ki gibi sonuçta ‘ölenlerle, yıkılanlarla, yakılanlarla, özetle koskoca bir enkazla‘ başbaşa kalınacak, irinlenmiş ölümcül yara vücudun diğer organlarına da yayılacak ve bu durumda kaçınılmaz olarak geri dönüşü de pek olmayan çıkmaz yola Allah korusun belki de birlikte girilip birlikte yok olunacaktır.

Peki ne yapılacak ?

Önce silah susacak !
Çatışma olmayacak !

Silahın yerini söz alacak !

Oturulup medenice konuşulacak !

Diyalog kanalları açılacak !

Halk şiddetin esaretinden kurtarılacak !

Sorunu çözer gibi yapmak yerine, gerçekten içtenlikle çözme iradesiyle biraya gelinip, medenice tartışılacak !

Hiç bıkmadan, yılmadan, yorulmadan, hiç bir koşulda diyaloğu kopartmadan aylarca belki de yıllarca süren uzun soluklu ve sabırlı görüşmeler yürütülecek.

Sonunda herkesin içine sinebilecek esaslı, kapsamlı, bütünlüklü ama mutlaka ‘yerli malı’ ortak bir çözüm planı‘nda uzlaşılacak.

Ve üzerinde uzlaşılan ve derde derman olacak o ilaç ‘ağu da‘ olsa yine birlikte içilecek ve Türkiye’nin yaralı bedeni bir bütün olarak iyileşecek !

Bunun için de çözüm planın da ne pahasına olursa olsun emperyalist güçlere ve müdahalelerine yer ve izin verilmeyecek.

Tek hareket noktası emperyalizmin Ortadoğu ve petrol çıkarları değil, Türklerin ve Kürtlerin ortak geleceği olacak ve sadece onların ortak hak ve çıkarları gözetilecek !

Ne diyelim ?

Çare bölünmek değil tam tersine hendekleri geçip birleşmek !

En büyük avantajımızda zaten Türklerin ve Kürtlerin her anlamda ve her alanda birbiriyle içiçe geçmişliği ve tüm tahriklere rağmen sağduyusunu koruyup göğüs göğüse gelmeyi istememeleridir. 

Çünkü onlar bunun sonunun nereye varacağını hem uzak hem de yakın tarihinden bilmekte hem de komşu ülkelerde görmektedir..

Önümüzde emperyalizmin paramparça ettiği Yugoslavya, Irak ve Suriye örnekleri duruyor. Bu ülke halklarının kazandıkları ve kaybettikleri de ortada. 

Ya kendi sorunumuzu kendimiz birlikte çözeceğiz ya da emperyalistlere acımasızca çözdüreceğiz…

Benim umudum var !

‘Umut fakirin ekmeği, ye Mehmet ye’ ! diye nitelense de !

Sağlıcakla kalın



TANER YILDIZ

 

Çınar’da ki bombalı saldırıda polis lojmanına komşu evde öldürülen Köylü vatandaş Lokman Açıkgöz ve biri 1 öteki 5 yaşındaki çıcuklarıyla birlikte cenaze namazı kılınmış.

  

Çınar’da 1 yaşındaki Ecrin ve 5 yaşındaki abisi Efe babalarının koynunda tek mezara gömüldü.
Özgür Taşkın’ın  gömülmek içinevinde bekletilen cenazesi
img_6758-1
Türkiye’nin bir ilçesinin bir sokağı
Bir mahallede zırlı araç ve özel harekat polisleri

 

img_7585-2
Çınar’daki polis lojmanının bombadan sonraki hali..

img_6757
Bir vatandaş harabeye dönen evinin penceresinden bakoyor.
img_6759
Bir vatandaş harabeye dönen dükkanının önünde duruyor .
Şiddet ve terörden yollara düşen bölge halkı.

 

İnsanlar tarafına hendek kazılmış ve zırlı araçlarla kuşatılmış hayalet ilçe Cizre’den apar topar yaya olarak uzaklaşıyor

 

Halk genç yaşlı şiddetten kaçıyor


Halk evlerinden aceleyle alabildikleriyle güvenli gördükleri şehirlere ya da akrabalarına sığınıyor.

 

Diyarbakır Sur’ da insanlar evini ellerine alabildikleri birkaç poşet eşyasıyla terkediyor.

  

Bir mahallede kadınlar evlerinin yıkıntısı altında mutfak eşyalarını arıyor.

 

Hendekli bir mahallede delik deşik olmuş bir gariban evi
Diyarbakır Sur’da bir anne çocuğunun elinden tutmuş ve hendeği aşarak evine ulaşmaya uğraşıyor..
Minik çocuklar hendeklerin ve barikatların arkasında oynuyor !
Evlerinin önüne kazılan hendeklerde oynayan çocuklar
Hendekli ve barikatlı bir mahalle sokağında çocuklar