Cellat cerrah Yeşim’i kobay yapmış !

İtalyan cerrah Paolo Macchiarini Karolinska’daki “kobay hasta” skandalıyla İsveç Tıp Tarihine geçti !

İsveç’in ünlü Karolinska Hastanesi’nde sahtekarlığı açığa çıkarılan İtalyan cerrah hileli “yapay soluk borusu” ameliyatını Yeşim’in vücudunda izinsiz gerçekleştirmiş.

 Fedakar baba Hayrullah Çetir 4 yıldır gece gündüz demeden bir an bile Yeşim’inin başucundan ayrılmadı…

Paolo Macchiarini’nin İsveç’te plastik soluk borusu ameliyatı yaptığı üç hastadan ikisi öldü.

Sadece Yeşim Çetir 4 yıldır süren yoğun bakımda ve çoğu kez kalp – akciğer cihazına bağlanarak hayatta kalabildi. Türkiye Sağlık Bakanlığı da bu hileli ameliyatlar ve çok pahalı uzun süreli yoğun bakım nedeniyle tam 10 milyon dolar (85 milyon kr) dolandırıldı.

image

İsveç’te yaşayan vatandaşlarımızın çoğu en azından Yeşim kızımızın adını duymuş, ya da onu hastane de ziyaret ederek kendisiyle tanışmıştı.

İsveç’te yaşayan insanlarımız Yeşim’i içtenlilikle kucaklamıştı. Bunlardan biri de toplumsal konularda duyarlı Cazibe Kebe Karaman idi.

Çoğumuzun onunla birlikte ağlayıp güldüğümüzü ona bir nebze de olsa destek olabilmek ve moral verebilmek için hepimizin birbirimizle yarıştığımızı, hileli olduğunu bilemediğimiz ameliyatı sonrasında ne kadar sevindiğimizi ve iyileşmesi için nasıl dua ettiğimizi sanırım hatırlıyorsunuzdur…

imageYeşim ameliyat olmadan önce böylesine hayat dolu ve sağlıklı cıvıl cıvıl bir genç kızdı.

Daha hayatının baharındaki 100. Yıl Üniversitesi öğrencisi Fatsalı Yeşim’in hastane macerası, avuç içlerinde sık sık yaşadığı sevimsiz ve rahatsız edici terlemelerle başlamıştı.

Türkiye’de gittiği doktorlar el terlemesinden kurtulması için küçük bir ameliyat olması gerektiğini söylemişler.

Avuç içi terlemesinden hiç hoşlanmayan ve bundan dolayı okulunda da rahatsızlık duyan Yeşim kızımız da zararsız ve risksiz olduğu söylenen bu ameliyatı kabul etmişti.

Terlemeyi azaltmak için İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde 7 Temmuz 2011 de yapılan ameliyatta, Yeşim’in koltuk altı ter bezleri alınırken, akciğerlerine oksijen vermek için soluk borusundan bir hortum salınmıştı.

Ama bu cerrahi müdahale gerekli hassasiyet ve titizlikle yapılmamış ve operasyon sonrasında hortum çıkarılarken dikkatsizlik ve ihmalkarlık sonucunda hortumun ucundaki metal parçasıyla bu ameliyatla hiç bir ilgisi olmayan sapasağlam ve daha taptaze olan soluk borusu delinerek, hasar görmüştü.

Yeşim çektiği tüm acılara rağmen yaşama sımsıkı sarılıp tutunmayı ve zor da olsa o masum ve tertemiz yüzünde hayata gülümsemesinihiç eksik etmedi …

Cerrahpaşa’da soluk borusuna yapılan üç ameliyat da fayda etmemişti. Yeşim’in durduk yere hem de hastanede delinen ve iyileşmeyen soluk borusu sağlığını tehdit etmeye başlamıştı. Bu durumda Türkiye Sağlık bakanlığı Yeşim’i, ameliyat ya da soluk borusu nakli olması için bu alanda uzmanlığı ve deneyimli cerrahlarıyla tanınan İsveç’in dünyaca ünlü ve köklü hastanesi Karolinska’ya göndermiş ve tüm ameliyat ve hastanede bakım giderlerini üstlenmişti.

Yeşim İsveç’e gelip Karolinska’daki yatağına yatar yatmaz çektirdiği bu ilk fotoğrafında görüldüğü gibi umut doluydu ve yüzü gülüyordu.

Yeşim Karolinska’ya yerleştirilmiş Bir süre sonra da Paolo Macchiari’nin kök hücreler kullanarak laboratuvar ortamında ürettiğini iddia ettiği manipülasyonlu yapay soluk borusu takılmasına karar verilmişti…

Ameliyat sırasında bu kez de talihsiz kızımızın akciğerinin yarısı ve birçok kaburgası kesilerek alınmıştı.

Başarısızlıkla sonuçlanan yapay soluk borusu takma ameliyatı sonrasında yapılan ikinci ameliyatta bu seferde yine Yeşim’in sapasağlam ve taptaze olan yemek borusu kesilerek, hasar görmüştü.

Her ameliyat sonrası bir sağlam organını kaybetmeye başlayan ve artık yemek te yiyemeyen Yeşim, midesine dışarıdan takılan bir hortum yardımıyla beslenmeye başlamıştı.

Yeşim bu kusurlu ve başarısız ameliyatlar sonrasında çoğu kez ancak kalp – akciğer cihazına bağlanarak sağ kalabilmişti.

Çünkü Yeşim’in soluksuz kalmaması için her dört saatte bir hasarlı soluk borusunda biriken balgamın temizlenmesi şarttı.

imageŞimdi 24 yaşında olan Yeşim tam dört yıl süresince bir yoğun bakım ünitesine bağlı olarak yaşama tutundu.

Yeşim İsveç’teki bu başarısız ameliyattan sonrasında halen bir yıldır Amerika’da tedavi görüyor ve  organ nakli için umutla birisinin soluk borusu bağışı yapmasını bekliyor

Fedakar baba Hayrullah Çetir kızı Yeşim’le Amerika’da Philedelphia da bir klinikte soluk borusu nakli bekliyor.

Bu zamana kadar bir dakika bile talihsiz kızının yanından ayrılmayan dünyanın en fedakar, en cefakar ve en sabırlı en dayanıklı babası işçi emeklisi Hayrullah Çetir bey de küçücük yüreğindeki kocaman umuduyla biricik kızının başında 24 saat bekliyor..

Baba – kız sabrediyor ve her gün Tanrı’ya yakarıp bir soluk borusu bağışı müjdesi almayı umuyor.

imageÜçkağıtçı İtalyan cerrah Paolo Masschirani ürettiği yapay soluk ve yemek borularıyla hava atıyor !

İsveç (KS) Karolinska Hastanesi’nde bir süre başhekimlik, (KI)Karolinska Enstitüsü‘nde’de (Karolinska Tıp Fakültesi) labaratuvar araştırmacılığı yapan üçkağıtçı İtalyan cerrah Paolo Macchiarini‘nin karıştığı skandalın ardı arkası kesilmiyor, her gün yeni bir sahtekarlığı ortaya çıkarılıyor.

Talihsiz genç kızımız Yeşim Çetir‘i ameliyat eden İtalyan doktorun yapmadığı üçkağıtçılık ve karışmadığı hile kalmamış.

Bakın daha ne sahtekarlıklar neler yapmış:

Hem hastaneyi ve hastalarını hem de İsveç kurumlarını ve uluslararası kuruluşları aldatmış, diplomalarında, iş tecrübesi belgelerinde ve özgeçmişinde sahtecilik yapmış, yalanlar söylemiş, bilimsel makalelerinde hile yapmış, tıbbi ve etik kurullardan izin almadan ameliyatlar yapmış, kendi icadı yapay soluk borusu yapımında yasaklı ilaçlar ve maddeler kullanmış, denenmemiş yöntemleri ve tıbbi malzemeleri hastalarında denemiş,

İsveç’ten 50 milyon kron tıbbi araştırma parası araklamış, yapmadığı bilimsel araştırmaları yapmış gibi göstermiş, araştırma sonuçlarında manipülasyonlar yapmış, İtalya’da hakkında dava açılmış, memleketinde hastalardan ameliyat başına 1,5 milyon kronbıçak parası almış.


Tüm bunların ortaya dökülmesinden sonra üçkağıtçı İtalyan cerrah Karolinska’daki işinden kovuldu ama kovulduktan sonra da bu tıp skandalının İsveç’te yaşanmasına seyirci kalan ve Nobel Tıp Ödülü‘nün kime verileceğine de karar veren ünlü ve uluslararası saygınlığa sahip, İsveç’in en köklü ve dünyanın sayılı tıp fakültelerinden olan 200 yıllık  Karolinska Enstitüsü (KI) (Karolinska Tıp Fakültesi) rektörünün de başını da yedi.


Bu sabah, müfettişlerin önceden önüne koyduğu ve İtalyan cerrahın hilelerini ve sahtekarlıklarını göz önüne seren inceleme raporlarını görmezden gelip gereğini yapmayarak KI’nin saygınlığına gölge düşüren  anlı şanlı koskoca KI rektörü AndersHamsten de istifa etti….

Bu istifanın yeterli olmadığı söyleniyor ve başhekimin,  genel müdürün ve tüm KI Yönetim Kurulu’nun da istifası talep ediliyor.

Şimdi herkes bu skandaldan dolayı açılan suç soruşturmasının cezai, mali ve idari faturasını merak ediyor.

  

Ne diyelim ?

Alma garibin ahını çıkar aheste aheste diye boşuna dememişler.

İtalya’nın artist cerrahı hakettiği cezanın şimdilik en azından bir kısmını almış oldu.

Umarım Yeşim Çetir’in ailesi de bu üçkağıtçı İtalyan’dan şikayetçi olup hem İsveç’te hem de İtalya ve Türkiye’de mahkemeye verirler. Türkiye Sağlık bakanlığı da dolandırıldığı onlarca milyon kronun peşine düşer…

Yeşim Çetir kızımıza büyük geçmiş olsun diyor ve Allah’tan acil şifalar diliyorum..

Benim gibi İsveç’te yaşayan vatandaşlarımızın hepsinin de yüreğinin ve duasının Yeşim’le birlikte olduğunu biliyorum ve bunu Fatsalı Yeşim’in de bilmesini istiyorum..

Sağlıcakla ve umutla kalın !

TANER YILDIZ

Yeşim Adalet İstiyor !

https://taneryildiz.com/2016/09/12/yesim-adalet-istiyor/

Yeşim babasıyla cennette buluştu !

https://taneryildiz.com/2017/09/25/fatsali-yesim-babasiyla-cennette-bulustu/

Cellat cerrah Yeşim’i kobay yapmış !” üzerine 2 yorum

  1. Geri bildirim: Yeşim Babasıyla Cennette Buluştu…. – Taner Yıldız

  2. Akif Demir

    Yapılan işler çok ciddi ve geniş kapsamlı takım işleridir. Söylenildiği gibi sahtekar bir kişi ise ekibin gerisi ne yapmış? Yapılan yayınlarda (bilimsel makale) bu kişi yalnız kendi adını mı yazmış yoksa çok sayıda isim mi var? Peki onlar nerede? Bu operasyonlarda kullanılan yöntemler deneme aşamasında ve etik kurul onayı gerektiriyorsa koskoca Karolinska buna neden izin vermiş? Ameliyatlar başarılı olsa Karolinska için büyük prestij olmayacak mıydı? herhangi bir insan olayın etik yönünü, cerrahın sahtekarlığını sorgulayacak mıydı? Şapka düşmüş kel görünmüş olamaz mı? Benim merak ettiğim noktalar bunlar.

Bir Cevap Yazın