Saldırgan Arap sığınmacıya hapis ve sınırdışı cezası !

Polis ve mahkeme bu konuda pek hızlı çalışarak herkesi şaşırttı.

İSVEÇ HALKININ NEFRETİNİ KAZANAN ARAP SIĞINMACI 2 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI !

 

Tunus vatandaşı Arap sığınmacı
 
21 yaşındaki Tunuslu mülteci geçen ay Stockholm’da Gamla Stan metrosunda hırsızlık teşebbüsüne engel olan bir kadını çocuklarının yanında tekmelemiş ve yüzüne tükürmüştü. Tunuslu Arap’ın hırsızlığa teşebbüs suçu ispat edilemedi ama dayak ve sarkıntılıktan suçlu bulunarak 2 ay hapis cezasına mahkum edildi…

Polisin görüntülerini yayınlamasından hemen sonrada Märsta’daki Siğınmacı Kampı’nda yakalanmıştı. 

Suçunu inkar ederek ve filmdeki kişinin kendisi olmadığını, sırtındaki gocuğu da bir başka Tunuslu Arap’tan aldığını, cezaevinde gardiyanların kendisini dövdüğünü iddia eden 21 yaşındaki mülteci mahkemece 2 ay hapis ve yurtdışı edilme cezasına çarptırıldı.

 
İsveç polisinin Tunuslu’yu yakından tanıdığı, birkaç kez gözaltına alındığı, 2 yıl önce Norveç’e sınırdışı edildiği, sonra İsveç’e geri geldiği ve tekrar sınırdışı edilmesi için hakkında karar alındığı ortaya çıkmıştı. Tunuslu daha önce 4 ayrı kimlikle Yunanistan, Almanya, Danimarka ve Norveç’e de sığınmacı başvurusu yapmış ve hepsinden de red cevabı almıştı.

Tunuslu mülteci 30 gündür hapiste tutulduğu için 10 gün daha hapis yattıktan sonra Dublin anlaşması gereğince Danimarka’ya sınırdışı edilecekmiş. 

Avukatı Ekrem Güngör 10 gün için mahkeme kararına itiraz etmenin pek anlamlı olmadığını söylemiş…

Ne diyelim ?

Bunun münferit bir olay olduğunu bilelim ve bundan yola çıkarak tüm mültecileri potansiyel suçlu olarak görmeyelim.

Sağlıcakla kalın ve metrolarda dikkatli olun !

TANER YILDIZ

Filmi izlemek için lütfen aşağıda ki linki tıklayınız..

http://youtu.be/HN7aFiQIhwo

Saldırgan Arap sığınmacıya hapis ve sınırdışı cezası !” üzerine bir yorum

  1. Yapısı itibarıyla farklı anlamlarda kullanılabilen diktatörlük kelimesi, temel olarak otokratik hükümet biçimlerinde görülen bir yönetim biçimidir. Otokraktik devletler, monarşik bir yapı içinde yönetilen ve tüm siyasi yetkilerin “tek bir kişinin” elinde olduğu uluslardır. Diktatörlük rejiminin hakim olduğu uluslarda otokrasi yapısına sahip olduğundan çoğu zaman monarşik devlet ile karıştırılır ancak otokrasi yönetimde monarşide olduğu gibi yönetimin nesilden nesle geçme durumu yoktur. Bu nedenle diktatörlüğün hüküm sürdüğü devletinde monarşi benzeri bir siyasi yönetim yapısına sahip olduğu halde, haneden benzeri bir sistemden farklı olarak siyasi irade belirlediği söylenebilir. Durum böyleyken bu insana başka bir şansda verilmemiş,islam dunyasinda kavram kargaşaligindan dolayi hemfikirliliği beritaraf edilmiş ve diktatörlük yada monarşik yönetim dayatilmiş.

Bir Cevap Yazın