İsveç’teki vatandaşlarımız Türkiye’den neleri talep ediyor ?

İsveç’te yaşayan gurbetçilerin Türkiye’den istekleri ve sorunlarına yönelik çözüm önerileri nelerdir ?

Emeklilik, askerlik, eğitim, kültür, demokratik haklar, konsolosluk hizmetleri, vize,  THY, dernekler….


Türkiye den gurbet ellere toplu iş gücü göçü bilindiği gibi 1961 yılında Batı Almanya ile başladı.
O yıllarda sanayileşmiş Batı Avrupa ülkelerinin amacı, fabrikalarında ihtiyaç duydukları genç ve ucuz işgücü açıklarını kapatmak ve 2. Dünya Savaşı sonrasının yıkıntılarını onarmaktı.


Bu ülkelerin işgücü talebi, iş arayan ve ailesini geçindirme sıkıntısı çeken ve çoğunluğu kırsal kesimde yaşayan Türkiye insanına uygundu. Onbinlerce genç işsiz çalışmak ve yeni bir gelecek kurmak hayali taşıyordu. 

Ayrıca bu durum, savaşa girmediği ve yeterince sanayileşemediği için işgücü fazlalığı olan, giderek büyüyen işsizlik sorununa bir çözüm üretemeyen Türkiye hükümetlerinin de çok işine de gelmişti. Bir taşla iki kuş vurulabilecekti. Hem ülkedeki işsizler ordusunun yükü azalacak hem de yurtdışından Türkiye’ye taze döviz gelecekti.


Savaşla birlikte daha da gelişen İsveç sanayisi ise o yıllarda Türkiye’nin tersine büyük işgücü açığı sorunu yaşıyordu. Bunu aşmak için birçok ülkeye yönelik mevcut vize uygulamasından vazgeçilmiş bu arada Türk’lere yönelik vize de işgücü göçünü kolaylaştırmak için 1952 yılında kaldırılmıştı.


İsveç’e kitlesel işgücü göçü 1965 yılı ağustos ayında Kulu’dan yola çıkan ve 5 kişiden oluşan ilk öncü grupla başlamıştı.
İsveçli büyük sanayi şirketleri 1960’lı yıllarda kendi imkanları ve işçi simsarları aracılığıyla Türkiye’den işgücü temin etmeye başlamışlar birkaç yıl sonra da 1967 yılında İsveç ile Türkiye arasında İşgücü Sözleşmesi imzalanmıştı.


Bunun dışında ülkemizin içinde bulunduğu kimi durumlardan kaynaklanan zorunlu ülke terk edişlerimiz de olmuştu.
12 Mart ve 12 Eylül askeri darbeleri sonrasında ülkede yaşanan baskıcı ve antidemokratik ortamlar, çoğu insanımızı başta Avrupa ülkelerine ve bu arada İsveç’e zorunlu göçe zorlamış, siyasi göçmenler olgusu da İsveç’e göçün önemli bir parçası haline gelmişti. 


Başlangıçta yurtdışına göç, kısa süreliğine sıkı çalışarak para biriktirip Türkiye’ye dönmek ve orada yeni bir iş ve gelecek kurmak üzerine planlanmıştı. Bu planlanırken çoğu boşa çıkan hayaller, sılaya duyulan dayanılmaz özlemler, gurbette çekilecek çileler ve karşılaşılacak zorluklar pek hesaba katılmamıştı.


İlk ve ikinci kuşakta bu sılaya geri dönme anlayışından nasibini almıştı. Çocuklar da kurulan hayallerin gerçekleşmesi adına eğitim görme yerine çalışmaya, para kazanmaya, ailebütçesine ve birikime katkı koymaya adeta zorlanmışlardı.
Birçok nedene bağlı olarak her gecen yıl ertelenen “anayurda dönüş”, ailelerin geri kalan fertlerinin de yanlarına alınıp göçmenliğe katılmaları ile yeni bir sürece evrilmişti. 


Bugün bir zamanların “anayurda dönme” hayalinin yerini, “yaşanılan ülkede daha iyi yaşama ve daha iyi konumlar kazanma” hedefi almıştır. Bir süre sonra döneriz düşünceleriyle geldiğimiz ülke, esas olarak yaşadığımız birinci ülkemiz olmuş ve tüm önceliklerimiz yaşadığımız ülkeye göre belirlenmeye başlanmıştır diyebiliriz.


Bir yandan yaşadığımız, çalıştığımız, eğitim gördüğümüz, sorumluluklar üstlendiğimiz, hak ve görevlere sahip olduğumuz “yeni anayurdumuz İsveç” diğer yandan yurttaşlık, kültürel, ailevi ve manevi bağlar ve ilişkilerimizin, kimi sorumluluklarımızın devam ettiği “eski anayurdumuz Türkiye”.

Bugün İsveç’teki nüfusumuz 100 bin kişiyi aşmıştır. Çifte ülkelilik çifte sorunlar anlamına da geliyor. İsveç’e ve Türkiye’ye yönelik sorunlarımız ve bunların çözümü konusunda öneri ve taleplerimiz vardır.


Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza oy hakkı tanınmış ancak seçilme hakları tanınmayıp, gaspedilmiştir.  Halen Avrupa da yaşayan dört milyon vatandaşımızı TBMM de temsil eden tek bir milletvekilimiz olmadığı için bizi ilgilendiren konularda Meclis’te sesimizi, talep ve önerilerimizi  duyuramıyoruz ve  tamamen edilgen durumdayız.

İsveçteki derneklerin ortak önerisi olarak kendi temsilcilerini kendilerinin seçmesini yazılı olarak hükümetten talep etmelerine rağmen Yurt Dışı Türkler Danışma Kurulu İsveç temsilcilerinin ( 2 kişi) halk tarafından demokratik bir şekilde seçilmesine izin verilmemiş ve halka danışılmadan tepeden atanmışlardır.


Vatandaşlarımızın ortak sorunlarına ilişkin güncel talep ve önerilerimiz şunlardır;

YURTDIŞI EMEKLİLİK

İsveç’te  çalışan gariban bir gurbetçi işçimizin bugün yurtdışındaki sigortalılık günlerini borçlanarak Türkiye’de emekli olabilmesi için SGK’ya tam tamına, bir defa dapeşin, nakit ve toplu olarak 458 bin kr, yani resmen bir servet ödemesi gerekiyor.


2008 yılından önce gurbetçiler 3000 gün üzerinden borçlanıp, günlük 3,5 dolar primden toplam 10 bin doları, yani 85 bin kronu üstelik isterse taksitle ödeyerek Türkiye’de emekli olabiliyorlardı.


Şimdi ise borçlanma gün sayısı 3000 günden 9000 güne ve günlük prim de 3,5 dolardan 6 dolara yükseltildi. Taksitle ödeme imkanı kaldırıldı ve bir defa da, peşin ve nakit ödeme şartı konuldu.

* Yurtdışı emeklilikte ya 2008 den önceki uygulamaya geri dönülsün ya da borçlanma süresi gün sayısı ve günlük prim tutarı makul seviyelere indirilsin !

Türkiye’de yaşayan emekliler isterlerse hem Türkiye’de hem de yurtdışında çalışabilmektedirancak bu hak yurtdışından borçlanarak Türkiye’de emekli olan gurbetçilerimize tanınmamaktadır. Halbuki bugünkü çok düşük İsveç asgari emekli aylığıyla ek sosyal yardım almadan geçinmek mümkün değildir. 

* Bu çifte standartlı eşitsizlik giderilsin ve yurtdışında emekli olanlar da aynı Türkiye’deki emekliler gibi isterlerse bulundukları ülkelerde çalışabilsin !

Diğer Avrupa ülkelerindeki gurbetçilerin bulundukları ülkelerdeki işe başlama tarihleri sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilirken, Türkiye ile İsveç arasında 1967 yılında imzalanmış İkili Sosyal Güvenlik anlaşması olmasına rağmen İsveç’te yaşayanlar bu haktan mahrum bırakılmıştır. Bu durumda aynı yıl İsveç’te işe başlamış bir gurbetçimiz Almanya’daki gurbetçiye göre çok daha fazla gün borçlanmak, çok daha fazla prim ödemek ancak bunun karşılığında çok daha az emekli aylığı alabilmektedir. 

* Gurbetçimizin İsveç’te işe başlama tarihi diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilsin !

TÜRK HAVA YOLLARI (THY)

Bilindiği gibi Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşayan gurbetçiler “yüzde 20 aile indirimli uçak bileti” imkanından halen yararlanabilmektedir ama İsveç’te yaşayan gurbetçilerimize ayrımcılık yapılarak bizim de bilmediğimiz ve açıklanmayan bir sebeple bu hak ve imkandan mahrum bırakılmıştır. 

* Diğer Avrupa ülkelerindeki gurbetçilere tanınan bu “aile indirimli uçak bileti” imkanından İsveç’te yaşayan gurbetçilerimiz de yararlandırılsın !

*Başkent Ankara’ya yılın her döneminde Stockholm’dan tarifeli uçak seferleri konulsun !

* Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cenazeleri ihtiyaç duymaları halinde THY tarafından anayurduna bedelsiz olarak nakledilsin !

* THY uçak biletlerinin dargelirli yaşlılık emeklilerine indirimli satılsın !

* Herkese açık olan ve denetlenilebilen ilgili İsveç kurumunda sicil kaydı bulunan derneklerimizin üyelerine küçükte olsa THY biletinde bir indirim yapılarak yurtdışında ki STK örgütlenmemiz teşvik edilip özendirilsin !

DÖVİZLE ASKERLİK

* İsveç doğumlu Türk vatandaşları askerlikten tamamen muaf olsun !

* Aile başına sadece bir kişi dövizle askerlik yapsın ve bunun karşılığında diğer kardeşleri askerlikten muaf tutulsun !  

VİZE – AİLE BİRLEŞİMİ

* Vatandaşlarımızın vize ve oturum izni başvurularında onur kırıcı, incitici ve kimi zamanda aşağılayıcı davranış ve muamelere maruz kalmasının önüne geçilsin !

* İsveç hükümetiyle ve iş çevreleriyle yapılan ikili görüşmelerde vize konusu sürekli gündeme getirilsin !

* Türk vatandaşlarını vizeye tabi tutan ülkelere, mütekabiliyet kuralları çerçevesinde aynı uygulamayla cevap verilsin !

GURBETÇİ MİLLETVEKİLLİĞİ

* Gurbetçilere yapılan bu ayrımcılığa son verilsin, milletvekili seçilme hakkı yurtdışında yaşayan vatandaşlara da tanınsın !

* Milletvekili seçmeye yeterli sayıda Türk seçmenin yaşadığı her ülke bir seçim bölgesi ilan edilsin ya da belli sayıda yurtdışı milletvekili kontenjanı ayrılsın !

YURTDIŞI TÜRKLER DANIŞMA KURULU İSVEÇ TEMSİLCİLERİ

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Danışma kurulu üyesi olan İsveç temsilcilerinin temsil ettikleri vatandaşlara danışılmadan devlet memuru gibi tepeden atanması nedeniyle vatandaşlar nezdinde bir itibar ve temsil zafiyeti vardır. 

* Bu tepeden atama yöntemine son verilsin, halkın temsilcileri halkın iradesine saygı ve katılımcı demokrasinin temel ilkesi gereğince, halk nezdinde itibarı ve güvenirliği olanlar arasındantemsil yetkisi alacakları vatandaşlar tarafından seçilsin !

KONSOLOSLUK HİZMETLERİ

* Stockholm’ de başkonsolosluk ve Göteborg’da bir konsolosluk şubesi açılsın !

* Başkonsolosluk hizmetleri Türkiye’ye yakışır ve vatandaşlara yaraşır biçimde geniş, kullanışlı ve modern  yeni bir binada verilsin !

* Konsolosluk hizmetlerinin vatandaşa daha nitelikli biçimde yansıtılmasını sağlamak için konsolosluk memurlarının çalışma koşulları iyileştirilsin, imkanları genişletilsin !

* Çok yüksek olan pasaport ücreti ve işlem harçları makul seviyelere indirilsin !

* Yurtdışına çıkanlardan alınan haksız çıkış ücreti kaldırılsın !

* Çok yaşlı, çok hasta ve engelli vatandaşlarımızın konsolosluk işlemleri evlerinde yapılsın !

* Konsolosluk çalışanları arasında iki dilli olanların sayısı artırılsın. Konsolosluk hizmetlerinde dil sıkıntısı çeken vatandaşlarımız dilekçelerini İsveççe de verebilsin, zorunlu belgeler dışında Türkçe çeviri ve çeviri ücreti zorunluluğu kaldırılsın !

TÜRK KÜLTÜR EVİ VE ENSTİTÜSÜ

Stockholm’de bir Türk Kültür Evi ve Enstitüsü kurulsun (Avrupa ülkeleri örnek alınsın) ve şimdiki konsolosluk binası buraya tahsis edilsin.

Bu kültürevi bünyesinde zengin içerikli ve Türkiye’de konuşulan Kürtçe ve Süryanice dillerinde yazılmış kitapları da barındıran bir kütüphane açılsın.

  • EĞİTİM, KÜLTÜR

 Uzun yıllardır boş tutulan Eğitim müşaviri kadrosuna bir an önce atama yapılsın. Müşavirliğe işlevsellik ve etkinlik kazandırılsın.

İsveç’le öğrenci değişim programları genişletilip yaygınlaştırılsın

İsveç’te bir ya da bir kaç okulla işbirliğinde nitelikli Türkçe dil kursları açılsın.

İsveç’teki Türkoloji bölümü Türk üniversitelerinin desteği ve işbirliğiyle güçlendirilsin.

T.C. Kültür Bakanlığı imkanlarından ve sergilerinden İsveç’te yaşayan vatandaşlar da yararlandırılsın

Türk edebiyatının belli başlı roman, öykü ve masalları İsveççeye çevriltilsin.

Türk edebiyatının klasik kitapları ve özellikle hem çağdaş hem de çocuk kitapları gurbetçilere bir kültür hizmeti olarak çok az ücretle ya da bedava dağıtılsın.

İsveçlilerin Türkiye’den gelenlere karşı muhtemel önyargılarını kırmak ve kültürlerarası işbirliğine katkı koymak amacıyla TC Kültür Bakanlığı’nın envanterinde olan tarihi, özgün ve çağdaş Türkiye kültür ürünleri İsveç müzeleri ve kültürel kuruluşlarıyla işbirliği yapılarak İsveç’te profesyonelce sergilensin.

Türkiye’nin öncelikle Güney bölgesinde gurbetçi çocukları ve gençleri için ‘Yaz okulu’ açılsın.

  •        GÖÇ ARAŞTIRMALARI

 Yurtdışı göç konusunda kapsamlı bilimsel araştırma ve çalışmalar yapılsın

Göç konusunda güncellenmiş bilimsel veriler ve istatistikler sıkça yayınlansın.

Uygun olan Türkiye’deki üniversitelerin uygun olanlarında yurtdışı göç enstitüsü ve bölümleri açılsın

Uzun zamandır boş tutulan Çalışma müşavirliği kadrosuna bir an önce atama yapılsın.

TC Çalışma Bakanlığı’nın himayesinde, ilgili kurum ve sendikaların katılımı ve desteğiyle, İsveç’te bir göçmen İşçi çalıştayı toplansın.

  •        DERNEKLERLE İLİŞKİLER

 Türkiye’den gelen yetkililerin İsveçli mevkidaşlarıyla yapacakları görüşmelerde, (hiç olmazsa nezaket ziyaretlerinde) buradaki vatandaşları temsil kabiliyeti olan sivil toplum örgütü temsilcileri de hazır bulunsun ya da görüşme öncesi ve sonrasında onlarda bilgilendirilsin.

İsveçle İkili anlaşmalarda ve özellikle vatandaşları ilgilendiren konularda yapılacak olan düzenlemelerde derneklere görüşleri sorulsun, önerileri alınsın.

Vatandaşlara ait demokratik ve denetlenebilir dernek ve vakıflar her anlamda desteklensin.

Türkçemizin, sözlü edebiyatımızın ve renkli halk kültürümüzün temel taşıyıcısı misyonunu, tarihte gördüğü tüm ağır baskı ve zulümlere rağmen bin yıl öncesinden günümüze kadar sürdüren ve ‘’ yetmiş iki millete’’ aynı gözle ve sevgiyle bakan, tüm insanları dost gören Alevi – Bektaşi inancına sahip vatandaşlarımızın çoğu kendilerinin devlet kurumlarınca kimi durumlarda dışlandığı kanısı taşımaktadır. 

 Bunun çoğu örneğine zaman zaman bizler de tanık olduğumuz için aslında hiçte haksız olmayan bu olumsuz algının giderilmesi için onların istek ve talepleri karşılansın. Onların inancına ters düşen ya da istemedikleri kimi uygulamalar dayatılmasın.

İsveçliler tarafından da ilgi görüp desteklenen ve bizim topraklarımıza ait olan bu hümanist Alevi – Bektaşi inanç ve kültürüne saygı duyulsun. İsveç’te de bu kültürün korunup yaşatılması için kurulmuş derneklere destek olunsun.

Stockholm 2016-04-20

D. Taner Yıldız

Skogås Türk Kültür Derneği

Ne diyelim ?

Yukarıdaki ortak talep ve önerileri yıllar içinde hep  birlikte geliştirdik. Ben sadece derleyip güncelledim. İsveç’te yaşayan her kesimden vatandaşlarımızdan gelecek olan kimi gözden kaçmış sorunlar ile yeni görüş ve önerilere tamamen açıktır. Lütfen kişi ya da dernek olarak görüş, düşünce, öneri ve taleplerinizi bildiriniz.

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın