Terörist ilan edilen Macid tazminat parasını alamadı !

İsveç devleti hem suçlu hem de güçlü çıktı.

SÄPO’nun terörist ilan ettiği Mutar Muthanna Macid’in kendisine haksızlık yapıldığı ve suçsuz yere terörist diye etiketlendiği için İsveç devletine açtığı 1 milyon kronluk tazminat davası bugün karara bağlandı.

Masum terörist Macid’e “- 1 milyon kr bir sığınmacıya fazla değil mi ?  Sana 12 bin kr bahşiş verelim, olsun bitsin bu iş. Bu para sana yeter de artar bile, bozdur bozdur harca, istersen git Irak’ta çöl kumunda oyna” dediler !!!

Tazminat Davası bugün sonuçlandı ve Macid’e uğradığı tüm haksızlıklar karşılığında sadece ve sadece 12 bin kron cep harçlığı gibi tazminat ödenmesine karar verildi.   

SÄPO tarafından suçsuz günahsız yere özel olarak seçilmiş bir fotoğrafıyla terörist diye gösterilen ve bulunması için seferberlik ilan edilip peşine 9 milyon İsveçli takılan Iraklı sığınmacı Macid devletin mülteci kampında yakalanmış ve bir kaç gün sonra da yine SÄPO kararıyla tamamen ‘temize çıkarılmış’ ve suçsuz günahsız ilan edilip, serbest bırakılmıştı. 

Säpo’nun ve İsveç basınının utanç günü olan 22 Kasım 2015’te masum sığınmacıya elbirliğiyle yargısız infaz yapılmıştı.

Fransa’daki terör saldırısını ve İsveç’e mülteci akınını fırsat bilen gizli servis Säpo ve peşine taktığı İçişleri Bakanı ile Emniyet Müdürü İsveç’te yabancı terörist avı başlatmıştı.

Söz konusu yabancılar hele de ‘müslüman cinsi’ olunca olaya ‘balıklama dalmayı’ pek seven önyargılı İsveç TV ve gazeteleri, kanal kanal canlı yayınlarıyla ve ‘çarşaf çarşaf’ haberleriyle bu terörist avcısı ‘Üç Silahşörün’ yardımına koşmuştu.

Bu yetmemiş; bize ihbar edin çağrısıyla sahte teröristin peşine, başta ‘kraldan çok kralcı devşirme İsveçliler’ olmak üzere 9 milyon vatandaşı takmışlardı.

Bunlar olurken IŞİD teröründen kaçarak İsveç’e sığınan, sıradan mülteci MACİD 2 aydır ‘kayıtlı kürekli’ ve kapısında adı yazılı mülteci kampındaki evinde herşeyden habersiz oturuyor, Facebook’ta bulunduğu mekanlardan ‘incheckning’ yapıyor, günlük resimlerini paylaşıyordu ama nedense İsveç’te ‘yeri göğü’ dinleyip gözetleyen SÄPO’nun bundan hiç haberi olmuyordu !   Canı sıkıldığında ‘antreman niyetine’ genellikle sabaha karşı suçsuz günahsız yabancıların evini basan, babalarını çocuklarının gözü önünde ‘paketleyip’ evinden çıkarmaktan çok hoşlanan ve sonra da ‘affedersiniz yanlış adresmiş’ diyerek serbest bırakan ve İsveç gibi bir ülkede ne işe yaradığı hep merak edilen, seçmece ve sağlam İsveçlilerden oluşturulan İsveç Özel Harekat Polisi ‘kar maskelerini’ takıp, ağır silahlarını da kuşanmış, İsveç’in her köşesinde sığınmacı terörist Macid’i aramıştı ve kendi eliyle koymuş gibi Boliden’deki suğınmacı kampında bulup yakalayıvermişti. 

SÄPO hemen günlerdir nefesini tutmuş müjdeli haberi bekleyen halkına kendi sayfasında tek cümlelik müjdeyi vermişti: 

‘TERÖRİST ELİMİZDE ! ‘ 

 

SÄPO şefi Anders Thonberg -‘başardık‘, demişti.   

Emniyet müdürü Dan Eliason ‘- bu polislerle ne kadar övünsek az, her biri altın madalyayı hakettiler’ demişti.

İçişleri bakanı Anders Ygeman’a ise tek başına Macid yetmemişti; ‘- durun daha bitmedi, teröristin 10 arkadaşını da arıyoruz’ demişti.

Pek ortalıkta gözükmeyen Başbakan Lövfen biraz temkinliydi ve ‘- zanlıyı kısa sürede yakalayan polisimizi kutluyorum’ demekle yetinmişti.

Günlerdir terörle yatıp kalkan barışcı İsveç halkı derin bir nefes almış, kutlama hazırlıklarına başlamıştı. 

Bu arada sesleri fazla duyurulmayan bazı aklı başında İsveçliler bu kadar kolay bir zaferden kuşkulanmış ve bunun içinde bir bit yeniği olduğunu sezinlemişti.  Iraklı ve azılı terörist bariyerlerle çevrilmiş karakolda ki bir hücreye konulmuş, dışarıda sabaha kadar ağır silahlı özel harekatçılar nöbet tutmuştu.

Sahte terörist sabahleyin paketlenip ‘apar topar’ özel uçakla Stockholm’a uçurulmuştu. Sorguya alınan Macid’e -“Bomban ve silahın var mı ? Eğer varsa nerede ? ” diye sorulmuştu !

Ertesi gün Säpo,nun günlerdir ”İsveç’i kana bulayacak azılı terörist” diye yaftaladığı Macid’in tamamen suçsuz günahsız ve sıradan bir sığınmacı olduğu anlaşılmıştı. Böylece ‘Temize çıkan’ gariban sığınmacı hiçbir şey olmamış gibi 2 gün sonra savcılıkça salıverilmişti. 

‘Mutlu son’la biteceği sanılan ve senaristi, yönetmeni ve yapımcısı Säpo olan ‘aksiyon ‘ filmine de ihtiyaç duyulduğunda tekrar sahneye konulmak üzere şimdilik ara verilmişti. 

Ne diyelim ?

Macid’e geçmiş olsun diyelim ve bu tazminatın üstüne bir bardak soğuk su içmesini tavsiye edelim ?

İleride de okabilecek böyle cadı avlarında hemen ‘gaza’ gelmeyelim.

Temkinli olmayı, sorgulamayı, yapandan, yaptırandan ve yapılandan kuşkulanmayı hiç göz ardı etmeyelim !

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın