Erdoğan’ın Başbakanı Binali Yıldırım kimdir ?

Bin Ali, Cin Ali, Milyon Ali !

Namı diğer Milyon Ali’nin ta kendisidir.


Denizi ilk defa İstanbul’da gören ve siyasete girdikten sonra zenginleşen bir Erzincanlı bir gemicidir.

Herşeyini Erdoğan’a borçludur.

Erdoğan’da çok şeyini ona borçludur !

Ününü milyonlara ulaştıran Milyon Ali lakabını ise Kılıçdaroğlu’na borçludur !

Erdoğan’ın özel elçisi, özel kasası, sırdaşı ve en has adamıdır.

Erdoğan’ın 14 yıldır aynı ballı bakanlık görevinde tuttuğu ve bir türlü vazgeçemediği tek bakanıdır. 


Hazırlatıp sızdırdığı “Pelikan Belgesi“yle halkın başbakanlığa seçtiği Ahmet Davutoğlu‘nu koltuğundan kaydıran ve Erdoğan’a tasfiye kararı verdirtip bunun bizzat uygulayıcısı olarak tayinini başbakanlığa çıkarttıran Binali, doğrusu”giremedim, girsem de zaten bitiremezdim” demek yerine “Yoldan çıkarım diye Boğaziçi Üniversitesi’ne gitmedim” demişti.

7 çocuklu yoksul bir köylü ailenin çocuğu olarak 1955 yılında Erzincan’ın Refaiye ilçesine bağlı Kayı köyünde doğmuş. Çocukluğunda babası tarlada çalıştırırmış ama öğretmeninin “Binali Cin Ali gibidir, okumaya kabiliyetlidir” tavsiyesiyle okuması için İstanbul Kasımpaşa‘da yaşayan dedesinin yanına göndermiş.  Kasımpaşa lisesini bitirmiş. Makina mühendisliği okumak istemiş ama bölüm kontenjanı dolduğu için girememiş. Öğretmeninin “-oğlum Binali Gemi mühendisliği bölümünde de aynı dersleri okuturlar, bak kontenjan da dolmamış istersen gemi bölümüne gir” demesiyle Gemi İnşa ve Denizcilik Bilimleri bölümüne kaydını yaptırması bir olmuş. 

Okulu bitirdikten sonra İstanbul’daki tersanelerde memurluk ve düşük düzeyli yöneticilik yapmış.

O yıllarda Beyoğlu’nda siyasetle uğraşan Tayyip Erdoğan ile tanışmış. Kısmeti de bu tanışmayla açılmış. Erdoğan toplam yüzde 38 sol oyların SHP ve DSP arasında bölünmesi sonucu % 25 oy oranıyla 1994’de Refah partisinden  kılpayı İstanbul Belediye başkanlığına seçilince ilk işi Binali’yi belediye’ye yanına alıp onu IDO’nun başına geçirmek olmuş. O gün bugündür de birbirinden ayrılamayan “can ciğer kuzu sarması” olmuşlar.

Erdoğan 2002 yılında Başbakan olunca Binali’yi milyar milyar dolarlık ihaleleriyle en ballı ve en paralı bakanlık olan Ulaştırma bakanlığına getirmiş ve o gün bugündür de Binali’yi bu ballı işin başında tutmuş. 

Binali 14 yıl boyunca bu bakanlığın adına toplam 253 milyar dolarlık devlet ihalesinin ve özelleştirmesinin altına imza atmış. Bu akılalmaz tutarın yüzde 10’u tam 2,5 milyar Amerikan dolarına denk gelmektedir.

Türk halkı ilk defa Binali’yi 2004 yılındaki “Pamukova tren faciası” ile tanıdı. Kendini ispat etme çabasındaki Binali “Cin Ali’lik” yapmış, tren raylarını alelacele kafasına göre değiştirip, normal trenle hızlı tren arasında “Hızlandırılmış Tren” ucubesini icat etmişti. 

 22 Temmuz 2004 tarihinde eline “hareket işareti” tutuşturulmuş ve başına da “kondüktör şapkası” geçirilmiş Tayyip Erdoğan‘ın hareket işareti vermesiyle yola çıkan ve hızını alamayan Binali’nin ilk eseri olan ilk Hızlandırılmış Tren yola çıkmış ve bir süre gittikten sonra Pamukova’da raydan çıkmış, Binali’nin ve Erdoğan’ın sebep olduğu bu tren faciasında 50 civarında vatandaşımız pisi pisine ölmüştü. Binali kaza sonrası dillendirilen istifa çağrılarına kulağını kapamış, yoluna devam etmişti.

Binali Yıldırım bundan sonra da hiç boş durmamış, para basan ve Türkiye’nin en çok kar eden kuruluşu olan devlete ait Türk Telekom‘u, piyasa değerinin beşte birine, üç yıllık karı karşılığında ve üç taksitle Arap’lara satmıştı. Denizcilik İşletmelerini kapatmış, gemilerini ki – en işe yarayanlarını 21 yaşındaki kendi oğlu Erkan’a olmak üzere – haraç mezat eşe dosta 2003 yılında özelleştirme adı altında peşkeş çekmişti. 

Oğlu Erkan devletten bedavaya aldığı söylenen gemisiyle İtalya (Birindisi) – İzmir arasında gurbetçi ailelerini taşımıştı. 21 yaşındaki Erkan sıkışınca 800 yolcu 250 araç kapasiteli Feribotu 445 bin avroya aldığını, paranın bir kısmını kendisinin verdiğini, bir kısmını da acentelere peşin yolcu bileti satarak karşıladığını söylemişti. Babası Binali ise 445 bin Euro’nun çok büyük bir para olmadığını belirtmişti ! 

O yıllarda devlet töreniyle evlenen Erkan Yıldırım’a nikah şahitliğini Erdoğan yapmıştı.


Emekli bir ilkokul öğretmeni ve köylüsü olan eşi Semiha Yıldırım‘da AKP’nin en militan eylemcilerinden birisiydi. O da Emine Erdoğan‘ın sağ koluymuş. Emine Erdoğan’ın ve ihaleci tarikat vakıflarının gösteriş olsun diye düzenlediği sözde sosyal etkinlikleri hiç kaçırmazmış ve Emine hanımda onu fotoğraflarda görüldüğü gibi hiç yanından ayırmazdı. Binali’nin eşi Semiha’yı yemek masasında tek başına yalnız başına bırakarak yan masada erkek arkadaşlarıyla yemek yemesinin fotoğrafı hafızalara kazınmıştı.


 

Bacanağı yolsuzlukta, oğlu kumarda, yeğeni içki aleminde yakalandı !

Binali’nin bacanağı Cemalettin Haberdar bacanağının haraç mezat özelleştirdiği İzmir limanı işletmesinde yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında suçüstü yakalanıp gözaltına alınmış ancak sonra bacanağı Bilal’in devreye girmesiyle serbest bırakılmıştı.


Aşırı şekilde zenginleşen ve paralarını nereye harcayacağını bilemeyen oğlu Erkan geçtiğimiz aylarda Singapur’da aşırı lüks bir kumarhane‘de gazetecilere yakalanmıştı.

Yine geçen aylarda Amcası Binali’nin İstanbul Ulaştırma Bölge Müdürlüğü’ne atadığı yeğeni Cem Murat Yıldırım‘ın “rakı alemi” görüntüleri de ortaya çıkmıştı.
Kaç gemileri olduğunu Allah’tan başka kimse bilmiyormuş. 


Sadece oğlu Erkan Yıldırım değil ailenin diğer bireyleri de gemi işiyle uğraşıyormuş. Yıldırım Ailesi’nin oğlu Erkan, Ahmet ve kızı Büşra’nın doğrudan ya da dolaylı olarak kontrol ettiği 17 şirketi, 28 gemisi ve 2 süperyatı olduğu iddia ediliyormuş. Konu soru önergesiyle Meclis’e bile taşınmış ama yanıt alınamamış ve Binali sadece çocuklarının gemilerinin olduğunu kabul etmiş ancak sayısını söylememişti. 

  
Ne diyelim ?

Allah sahibine bağışlasın ! Güle güle kullanılsın !


TANER YILDIZ

  

 

 

Bir Cevap Yazın