“Husby’de yabancı gençlerin gece sokağa çıkması yasaklansın” !

İki devşirme İsveçli yalakası: Arin Karapet ve Aras Amin. 

İkisi de aslında yabancı ama ikisi de Kral’dan çok Kral’cı !

Sağcı Moderat politikacı Arin Karapet diyor ki :

“Gece saat dokuzdan sonra yabancı gençler sokağa çıkamasın !

Bu saatten sonra sokağa çıkanları polis yakalasın, direnenleri pataklasın ve karakola götürüp içeri tıksın !”

Sağcı Moderat politikacı Aras Amin diyor ki : 

“İŞİD’le bağlantısı olan yabancı kökenliler İsveç vatandaşlığından atılsın !

Yabancı çocuk ve gencin kırdığı camın ve çerçevenin parası ailesinden kuruşuna kadar alınsın ! ”

Biri “yabancılar göçmen gettolarında akşam saatlerinde sokağa çıkmasın” diyor.

Öteki “hiç gözünün yaşına bakmayın yabancıları vatandaşlıktan atın ” diyor.

İkisi de Stockholm’da Moderat Gençlik Örgütün’ün (MUF) aktif politikacısı ve Arin Karapet adlı olanı halen İl Sağlık Kurulu (Landsting) üyesi.

Ortak yanları ise pek çok: 

İkisi de Ortadoğulu, biri Ermeni diğeri Kürt kökenli, ikisi de 20’li yaşlarda, ikisi de Moderat partili sağcı politikacı, ikisi de İsveç’e sığınmış, ikisi de devşirme İsveçli, ikisi de özde yabancı sözde İsveçli, ikisi de yalaka değnekçi, ikisi de kenar semt gettosunda büyümüş, ikisi de şimdi seçkin semtlerde biri Stockholm merkezinde öteki Täby’de oturuyormuş, ikisi de Expressen gazetesinin yabancılar uzmanı, ikisi de yabancıların nasıl adam edileceğini, nasıl yola getirileciğini, nasıl hizaya çekileceğini en iyi biz biliriz, gök gözlü ve saf olan siz İsveçliler bilmezsiniz diyor. 

İkisi de yabancı kökenli gençleri “çivi” ve polisleri de “çekiç” gibi görüyorlar. İkisi de aynada kendilerini  gördüklerinden dolayı yabancılar için çözüm önerisi olarak dayağı, korkutmayı ve cezalandırmayı işaret ediyorlar. Bunlar öğütten, iyilikten, efendilikten anlamazlar demeye getiriyorlar.


Birkaç gün önce Sağcı ittifak partileri: Moderatlar Liberaller, Center ve Hristiyan demokratların liderleri Stockholm’un meşhurlaşan gettosu Husby semtine kalabalık polis eskortu eşliğinde hep birlikte ortak bir çıkartma yapmışlar. Kanun nizamı isteriz diye esmişler, asayiş berkemal olsun diye gürlemişler. 

Hızlarını alamamışlar “polisimizi geniş yetkiler ile plastik mermiler ile TOMA’lar ile donatalım, buralara polislerimizi yığalım, polisimize ait olan şiddet kullanma tekelini daha efektif kullandıralım,” demişler. 

Stockholm’un kuzeyinde bulunan küçük Husby semti son 8 yıllık sağ ittifak yönetiminin gettocu yerleşim politikaları, aynı suçlunun suç işlediği yere geri gitmesi gibi sosyal haklardaki kısıtlamaları, yoksul çocuklu ailelerin daracık dairelerde üst üste yığılarak aylık birkaç bin kronluk asgari geçim parasıyla yaşamak zorunda bırakılmaları, başta gençler için fritidsgård’lar olmak üzere çoğu sosyal hizmet ve refah birimlerinin teker teker kapatılmaları ya da taşınmaları, keskin sınıflı toplum yaratmaları ve yabancı kökenliliklerinden dolayı genel umursamazlıkları sonucunda, polisin takviye almadan tek araçla giremediği tehlikeli bir gettoya dönüşmesi sağ ittifak’ın eseridir.


Bu sağcı partilerin Husby Çıkartması Şovu‘nu fırsat bilen ve plastik mermi ve tazyikli su silahlarını yetersiz bulan ve bir İran Ermenisi olan Moderat politikacı olan Arin Karapet Expressen gazetesine “yabancılar uzmanı Moderat politikacı” ünvanıyla döşendiği yazısında aynen şöyle buyuruyor:

Sağcı politikacı ve yabancılar uzmanı Arin Karapet.
” – İsveç’imizin yabancı nüfus yoğunluklu kenar semtleri kontrolümüzden çıkıyor, polisimiz buralara giremiyor, semtlerimiz çapulcu, yağmacı, esrarcı yabancıların kurtarılmış cennetine dönüşüyor.”

“- Derhal, Ortadoğulu yabancıların oturduğu 15 semtte: (Stockholm – Husby’de, Rinkeby/Tensta’da, Fittja/Hallunda’da, Södertälje’de, Göteborg Biskopsgården’de, Bergsjön’de, Hjällbo’da, Hammarkulle’de, Malmö Rosengård’da, Växsjö Araby’de , Örebro Vivalla’da, Uppsala’da, Norrköping’de, Linköping’de) gece saat dokuzdan sonra sokağa çıkma yasağı konulmasını talep ediyorum. 

Bu saatten sonra sokağa çıkan tüm yabancı gençlerin kimlik göstermesi zorunlu olsun. 

Sokağa çıkan 18 yaşından küçüklerin anne babasına hemen telefon edilsin “çabuk buraya gel, çocuğunu sokaktan al” denilsin. 

Saat ondan sonra ise hepsi de gözaltına alınıp karakoldaki nezarethaneye tıkılsın. Karakoldan da sadece anne ve babası gelip alsın.”

Sağcı politikacı ve yabancılar uzmanı Aras Amin


Irak Kürdü Moderat politikacı Aras Amin‘de Sydsvenskan ve Expressen gazetesindeki yazılarında şöyle buyuruyor:

“- Derhal İŞİD’le bağlantısı olduğundan şüphelenilen, bu örgütle bağlantısı olan ve bunları bir şekilde destekleyen yabancı kökenli İsveçlileri Säpo’muz tespit etsin ve bunları İsveç vatandaşlığından atsın ” diyor ama Säpo’sunun Bunu nasıl yapacağını ve “vatansız” duruma düşen bu yabancıların ne olacağını söylemiyor ! 

Säpo’su söz konusu Işid’lileri aynı terörist Macid kepazeliğinde yaptığı gibi işaret ederse, işte o zaman “Yandı gülüm keten helva”!

Aras Amin yine de vicdanlı davranıyor. Aras efendinin önerisi atadan İsveçli etnik İsveçlileri kapsamıyor ! Yani İŞİD bağlantılı etnik İsveçlileri ben affediyorum, Säpo’muz da affetsin diyor !

Sağcı politikacı Aras Amin, atadan İsveçli etnik İsveçlilerin çok rahatsızlık duyduğu; dışlanmışlığın, ayrımcılığın ve yoksulluğun acısını ve hıncını cam çerçeve indirerek çıkaran yabancı kökenli getto gençlerini de unutmuyor. “- Kırdıkları her camın ve eşyanın parası kuruşu kuruşuna gençlerin ailelerinden çatır çatır alınsın ” diyor. 

Genç ve sağcı politikacımız yine burada da bu cam ve çerçeve paralarını, zar zor karnını doyuran ve çoğu sosyal geçim yardımıyla geçinmeye çalışan bu ailelerin hangi parayla ödeyebileceğini söylemiyor ! 

Bu yetmezmiş gibi de Aras efendi, yabancılar söz konusu olduğunda, anayasal vatandaşlık güvencesini ve suçun şahsiliği evrensel  hukuk ilkesini ya bilmiyor ya da İsveçlilere yaranmak için bilerek gözardı ediyor.

Bunları istemeye, talep etmeye, önermeye ya da dillendirmeye hakiki İsveçli ırkçılar bile cesaret edemezken, bu iki sağcı politikacı İsveçlilere yalakalanmak ve yaranmak için Ortadoğulu pişkinliğiyle ve kendilerinden emin yılışıklıklarıyla bu saçmalıklarını rahatlıkla gündeme getirebiliyorlar. Bu önerilerinden dolayı açıktan ırkçı İnternet gazeteleri AVPIXLAT ve EXPONERAT’da yazılarına çerçeveli olarak yer veriliyor.

Ne diyelim ?

Ağacın kurdu içinde olur derler.

Bu iki sağcı yalaka politikacı belli ki yabancıları atlama tahtası yaparak Moderat parti içinde kariyer yapmak ve böyle sıradışı Irkçı önerileriyle toplumun yabancı düşmanı kesimlerinin dikkatini çekmeye çalışıyorlar.

Alışık oldukları bu türden “Şark kurnazlığı” taktikleriyle belki de ilerideki bir sağ ittifak iktidarında biri Göçmen Bakanlığına diğeri de İçişleri Bakanlığına göz dikiyorlar !

Sorunu toplumsal getto düzeninde  değil de insanların etnik kökeninde arayan bu gibi dalkavuk ve omurgasız devşirmelerin kirli çıkar politikalarına alet olmayalım…

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın