Babam Sinan Çetin’in şişkin cüzdanı sağolsun !

Bar züppesi Rüzgar Çetin hapisten nasıl çıkarıldı ?

Mahkeme heyeti niçin değiştirildi?

İki çocuğu yetim kalan polis eşi niçin şikayetini geri çekti ?

Trafik canavarı züppenin  hikayesi kan renkli ve ibret verici :

Ünlü sinemacı zengini, eskinin sosyalisti şimdinin militan liberalisti; Sinan Çetin‘in oğlu Rüzgar Çetin, İstanbul’da her zaman yaptığı gibi müdavimi olduğu barda kafayı çekmiş ve daha sonrada babasının aldığı trilyonluk lüks Porsche’sinin direksiyonuna geçmiş. 

Rüzgar gibi hız yaparak caddede ilerlerken önünde yavaş giden araçlara sinirlenip kesin sollama yasağı olan düz beyaz çizgili orta şeridi aşarak karşı yola çıkmış ve karşıdan gelmekte olan Trafik Polisi aracına o yüksek hızıyla kafa kafaya çarpmıştı. 

Kamera kayıtları bulunan bu cinayet gibi kazada Türk malı teneke Fiat marka  arabadaki 2 çocuk babası polis memuru Fatih Alagöz ölmüş, bir poliste ağır yaralanmıştı. 

Rüzgar gibi giden Alman malı çelik Porche‘deki Rüzgar‘ın ise burnu bile kanamamıştı. Belli ki bir eli yağda bir eli balda yaşayan ve emlak zengini babasınca korunan Rüzgar’ı, kaza anında imdadına rüzgar gibi yetişen rüzgar kanatlı melekler korumuştu !

Olay yerine gelen polislere kabadayılık taslayan züppemiz alkometreye üflemeyi reddetmişti. 

Bunun üzerine hastaneye götürülüp kan tahlili yapılmış ve o kirli kanında 0,92 promil alkol çıkmıştı.

Bu ölümlü kaza Rüzgar efendinin ilk vukuatı da değildi. 

O uslanmaz bir trafik magandasıydı. 

Polisteki dosyasında tam 28 tane trafik suçu kaydı vardı. 

2 kez ehliyetine el konulmuştu. 

10 yıl önce de yine bar çıkışı aynı caddede bir kaza yapmıştı. 

Zengin züppe ayrıca  ‘barda kavga, adam yaralama’ vukuatı gibi başka başarıların altına da imza atmış ve her seferinde serbest bırakılmıştı. 

Ölenin gariban bir polis memuru olması, 2 çocuğu yetim kalan annenin basına yansıyan feryatları ve kaza kahramanının zengin sinemacı oğlu bir züppe olması nedeniyle kamuoyunun dikkatleri bu davaya odaklanmıştı.


 Ölen polisin acılı eşi kocasının katili Rüzgar’a, ilk duruşmada aynen şöyle bağırmıştı:

“- Seni anan doğurmasaydı bu kaza olmayacaktı. Benim 2 çocuğum babasız kaldı. Keşke senin annen,baban,deden arkandan ağlasaydı. Keşke seni toprağın altında koysaydım da ilk toprağı üstüne ben atsaydım” !

Züppe oğlunun en fazla birkaç hafta tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılacağını düşünen zengin ve ünlü ailesi yanılmıştı. Rüzgar efendinin o çok değerli ayları artık lüks barlarda değil hapis damında geçiyordu. Bir şeyler yapılmalıydı. 

İşe acılı eşten başlanmalıydı ve acısı, onun canını acıtmadan güzellikle alınmalıydı !

Çünkü bir şeyi iyi biliyorlardı; Türkiye’de paranın açamayacağı bir kapı yoktu zaten de hiç olmamıştı !

Aileyle el altından tıkır tıkır, gıcır gıcır hesaplaşıldı sonra koklaşılıp kucaklaşıldı ve şikayetin geri çekildiği açıklandı !

Acılı eşin acısı alınmış, artık acısız kalmıştı !

Acılı iken Rüzgar’a öyle bağıran polis eşi acısı alındıktan sonra ise avukatı aracılığıyla şöyle bir yazılı açıklama yapmıştı: “- ailesine ve annesine acıdığım ve benim çektiğim acıyı çekmelerini istemediğim için şikayetimi geri çekiyorum” 

Ortada şikayetçi kalmamıştı ama mahkeme heyeti mahkemeye sunulan resmi raporlarda “asli kusurlu” gösterilen Rüzgar‘ı bir türlü uçurmuyordu. 

Rüzgar’ın mahkeme heyetine;  “-ben bu raporları kesinlikle tanımıyorum, ben suçsuzum” diye efelenmesi de fayda etmiyordu.

Ama onun da bir kolayı bulundu.

Emlak zengini liboş Sinan Çetin birkaç yıldır fırsat buldukça Erdoğan ve AKP yalakalığı yapıyordu. Bunun artık bir karşılığı olmalıydı. Ve bu kez sorun kökten ve tepeden halledilmeliydi !

Çözüm belliydi:

Mahkeme heyeti bir gecede bir güzel değiştiriliverdi !

Yeni Mahkeme heyeti de ilk duruşmasındaki ilk icraatıyla  Rüzgar’ın hapisteki yerinde yelller estiriverdi !

Ne diyelim ?

Kurulu düzenin yalakası, İstanbul Cihangir semtinin apartmanlar ağası, Koç, Sabancı, Şahenk, Eczacıbaşı, Ülker, Turkcell, Digiturk gibi bilumum kapitalistlerin reklam filmcisi Sinan Çetin‘e ve züppesine bu kadarcık bir kıyağı da çok görmeyelim

Fakirliğini doğum yeri Van‘da arkasında bırakan, Ankara‘ya yerleştiğinde sosyalistleşen, İstanbul‘a taşındığında  kapitalistlerle tanışıp zenginleşen ve çıkarı gereği liberalleşen, fotoğrafçı, sinemacı, belgeselci, film yönetmeni, senarist, yapımcı, oyuncu, televizyoncu, Tv dizicisi, klip çekimcisi, reklam filmcisi  Sinan Çetin‘in yönetmenliğinde çekilen sinema şaheseri  “Yeni Türkiye’de Yeni Adalet” filmi son karesinde ‘The end‘ yazısıyla mutlu bitti !


TANER YILDIZ

Babam Sinan Çetin’in şişkin cüzdanı sağolsun !” üzerine bir yorum

  1. Haşmet ÖZAVCI

    Artık Türkiye mahkemelerinin duvarlarında “ADALET PARANIN ESİRİDİR” yazılmalıdır.

Bir Cevap Yazın