“İsveç, Erdoğan’ı Uluslararası Mahkeme’de yargılatsın” !

İsveç Çevre Partisi milletvekili Jabar Amin isveç Meclisi’ne bu taleple bir meclis önergesi verdi.


İsveç Meclisi Riksdagen’in renkli siması, eski Sosyal Demokrat yeni Çevre Partisi milletvekili Irak Kürdü Jabar (Cabbar) Amin; Erdoğan’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi‘nde yargılanması için İsveç’in Birleşmiş Milletler nezdinde girişimde bulunmasını isteyen önergesini İsveç Parlamentosu’na verdi. 

Renkli kişiliği, fevri hareketleri, sivri dilliliği ve sıradışı çıkışlarıyla İsveç basınından yakın ilgi gördüğü ve sık sık TV’ye çıktığı için İsveçlilerce tanınan, eski bakan Mehmet Kaplan’ın partidaşı olan ve iki dönemdir mecliste bulunan Kürt asıllı İsveç milletvekili Amin, en çok Meclis açılış törenlerine katılırken ve Meclis kürsüsünde konuşurken giydiği yerel kıyafetleriyle de hatırlanıyor. 

Gazeteci Murat Kuseyri‘nin haberine göre Amin, önerge gerekçesinde; Erdoğan’ın Roma Sözleşmesi’nin üç maddesini ihlal ettiğini ve bu nedenle de İsveç hükümetinin inisiyatifiyle uluslararası mahkeme karşısına çıkarılarak insanlığa karşı suç işlemekten yargılanmasını talep ediyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son yıllarda medya ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi saldırılarda bulunduğunu ve Kürt halkına soykırım uyguladığını belirten Amin’in önergesinde sıraladığı ve Erdoğan’ın işlediğini iddia ettiği insanlık suçlarından bazıları şunlar: 

Bağımsız gazetecileri tehdit etti, suçladı ve 150 gazeteciyi tutukladı.

 Medya kuruluşlarına baskınlar düzenledi ve birçoğunu kapattı.

Çok sayıda akademisyeni dava açmakla tehdit etti ve yurt dışına çıkışlarını yasakladı.

Farklı düşünenlere ülke çapında bir tutuklama başlattı.

Türkiye’nin kendi verdiği rakamlara göre bugün 32 bin kişi tutuklu.

Yüzbini aşkın kişinin işine son verdi.

HDP’ye yapılan 400’e yakın saldırıya izin verdi.

 Sivil halka karşı savaş başlattı, köylerini bombalattı, Kürt şehirlerine top attı ve füze fırlattı.

Sivilleri toptan cezalandırma suçunu işledi.

24’ü Kürt, 28 belediye başkanını görevden aldı.

Bir çok rapora göre IŞİD’ı destekledi, onlara silah verdi ve lojistik yardımında bulundu. 

Başka bir ülkenin topraklarına girerek Suriye’nin bir bölümünü işgal etti.”

Yeşiller partisi milletvekili Jabar Amin, Erdoğan’ın Roma Sözleşmesi’nin 7.nci maddesine göre en az üç noktada; sivillere yönelik cinayet, sivillerin hapsedilmesi ve sivillere işkence yapılması suçunu işlediğini söyleyen Amin, İsveç Parlamentosu’nda önergesinin oylanmasını ve önerisinin kabul edilmesi durumunda İsveç’in konuyu Birleşmiş Milletler’e taşımasını istiyor. 

Ne diyelim ?

İsveç parlementosunda Türkiye’ye ilişkin olarak yıllardır sık sık yapılan meclis tartışmaları ve ara sıra oylamalar diğer meclis görüşmelerinin tam aksine her zaman için çok hararetli, kalabalık seyircili,  capcanlı, pek heyecanlı, çok katılımlı  ve bol alkışlı geçer. 

İsveç Meclisi’nden Jabar Amin’in partidaşı ve meslektaşı olan eski Türk asıllı Yeşiller milletvekili Mehmet Kaplan’ın oyunu kullanmaktan son anda vazgeçmesi sayesinde ve ancak 1 oy farkıyla  sırat köprüsünden geçebilen meşhur ‘soykırım’ kararı önergesi tartışmaları ve sınrasındaki oylaması da İsveç Parlementosu’nda bu zamana kadar hiç görülmemiş, yerleşik teamüllerin dışına çıkan, parti grup kararlarını hiçe sayan oylama taktiklerine ve gün boyu saatlerce süren heyecanlı tartışmalara sahne olmuş, meclis salonunun nirkaçyğz kişilik seyirciler trübünü daha oturum açılmadan olup bitecekleri merak eden vatandaşlar tarafından tıka basa doldurulmuştu. 

Dur bakalım şimdi nasıl olacak ?

Hele bir de bu önerge İsveç Meclisi’nden geçerse seyreyleyin siz o zaman çıkacak curcunayı ! 

TANER YILDIZ 

İlgilenenler için işte Meclise sunulan önergenin orjinal metni :

Motion till riksdagen

2016/17:3315

av Jabar Amin (MP)

Ställ Erdogan inför internationell domstol

Förslag till riksdagsbeslut

Riksdagen ställer sig bakom det som anförs i motionen om att verka på FN-nivå för att kunna ställa Erdogan inför internationell domstol och tillkännager detta för regeringen.

Bakgrund och motivering

Under de senaste åren har den turkiske presidenten Recep Erdogan gjort sig till brott efter annat. 

Listan över de övergrepp och brott som han är delansvarig för är lång, nedan kommer några exempel.

Hotat, arresterat, åtalat och fängslat oberoende journalister. Idag finns det över 150 journalister som är fängslade, enligt Internationella pressfrihetsorganisationen.

Stormat medieredaktioner, lagt restriktioner på de eller stängt de helt av. 

Hotat många akademiker med åtal och förbjudit de att lämna landet. 

Iscensatt en arresteringsvåg över hela Turkiet, med rättegångar mot oliktänkande. 

Idag finns det över 32 tusen arresterade, enligt Turkiet själv. 

Avskedat över hundra tusen personer, över hundra tusen personer har de avskedat. 

Inlett ett regelrätt krig mot civilbefolkningen i många kurdiska städer. 

Låtit sina säkerhetsstyrkorna skjuta sönder hela stadsdelar med artilleri och stridsvagnar.  

Gjort sig skyldig till kollektiv bestraffning av civila. 


Låtit det multinationella partiet HDP utsättas för över 400 övergrepp. 


Avsatt 28 folkvalda borgmästare i landet, varav 24 är kurder. 


Stött IS-terroristerna, försörjt de med vapen och förnödenheter, enligt flera rapporter.  

Låtit sin militär genomföra hundratals bombräder mot byar i irakiska Kurdistan. 

Utsatt syriska delen av Kurdistan, Rojava, för angrepp, blockad och isolering. Gått in och invaderat en del av ett annat land, i detta fall Syrien.

Erdogans enväldiga styre antog en mer krigisk form sommaren 2015 då han inledde ett regelrätt krig mot flera kurdiska städer i sydöstra Turkiet (norra Kurdistan). Cizre, Silopi, Diyarbakır, Silvan, Nusaybin, Bismil, Hani, Hazro, Dicle, Dargecit, Derik, Sur, Yuksekova, Varto, Sason och Aricak är namn på kurdiska städer som Erdoğans regim har beskjutit, belägrat eller fört krig i under det senaste halvåret. 

Resultatet av Erdoğans folkrättsstridiga krig mot kurderna i dessa städer är kollektiv bestraffning av invånarna då de har utsatts för blockad, skräck, beskjutning och dödande. 

Enligt organisationen för de mänskliga rättigheterna i Turkiet, IHD, har 198 kurdiska civilister dödats varav 44 kvinnor, 32 barn och många över 60 år. Fler än tusen skadade och 5 400 personer har arresterats varav 400 barn.

Det som Erdoğan har utsatt dessa städers invånare för är att betrakta som brott mot mänskligheten då handlandet uppfyller flera av de kriterier som var och en för sig räcker för att döma en regim/person till brott mot mänskligheten. 


Enligt Romfördragets § 7 har Erdoğan och hans regim gjort sig skyldig till brott mot mänskligheten på minst tre punkter: mord på civila, fängslande av civila samt tortyr av civila. 

Enligt Romfördraget räcker det om en regim/person gör sig skyldig till ett av dessa brott inom ramen för ett vidsträckt eller systematiskt angrepp riktat mot civilbefolkning för att döma personen till brott mot mänskligheten.

Erdogans förebild verkar vara Hitlers styre, då han hyllat Hitlers styre och beskrivit det som exempel på ett lyckat styre.

I och med de brott som Erdogan har gjort sig skyldig till bryter han mot flera av FN-konventionerna. Det är viktigt att omvärlden reagerar mot Erdogan. 

Den svenska regeringen skulle kunna verka för detta på detta internationella planet. Sverige kan driva på frågan inom FN och FNs säkerhetsråd.

Med anledning av ovan föreslår jag att riksdagen tillkännager för regeringen vad som anförs i motion om att verka på FN-nivå för att kunna ställa Erdogan inför internationell domstol.

Jabar Amin (MP)

       

 

“İsveç, Erdoğan’ı Uluslararası Mahkeme’de yargılatsın” !” üzerine bir yorum

  1. Haşmet ÖZAVCI

    Jabar Amin bey haksız demiyeceğim ama ortada bir gerçek var IRAK devletini yer ile yeksan edip halkını perişan eden asıl elebaşı ABD dir.Öncelikle ABD hakkında işlem yapılmasını talep edip sonrada sırasıyla Irakın bu günlere gelmesinde rolü olan herkesten hesap sorulması lazımdır.

Bir Cevap Yazın