İsveç devleti Türk federasyonlarını niçin cezalandırdı ?

İki ayrı Türk federasyonu son 5 yılda İsveç devletinden kaç milyon kron nakit para yardımı aldı ?

Hangisi polise ihbar edildi hangisinin parası kesildi ?


Devlet Kurumu, hangi federasyonun hangi sahteciliğini tespit etti ?


Bu ağır kararlara itiraz etmek mümkün mü ?

Göçmen ve Etnik temelli sivil toplum örgütlerine her yıl milyonlarca kron devlet yardımı dağıtan İsveç Gençlik ve Sivil Toplum Kurumu (Myndigheten för ungdoms- och sivilsamhällsfrågor Mucf) iki Türk Federasyonu hakkında iki ayrı olumsuz karar aldı. 

STRF’yi polise ihbar etti, TRF’nin parasını kesti.

Kurum, ilgili yönetmelik kuralları çerçevesinde aldığı kararları ayrıntılı gerekçeleriyle 20 Ekim 2016 tarihinde söz konusu federasyonlara bildirdi ve karar örneklerini eklediği bir haber yazısıyla da internet sayfasında kamuoyuna duyurdu.

Solda STRF Başkan’ı Ahmet Önal, sağda TRF Başkan’ı Hasan Dölek bir toplantıda yan yana duruyorlar.

Yorumsuz olarak bu federasyonlar, aldıkları devlet yardımı tutarları ve gündemdeki MUCF kararları konusunda şu gerçek bilgileri vermek istiyorum.

İki ayrı Türk Federasyonu var: TRF ve başına S eklenmiş STRF.

TRF başkanı Hasan Dölek son Kongre’de TRF sekreteri Yasin İpek’in elinden Çiçek alıyor.

Birinin Türkçe adı İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu, İsveççe adı Turkiska Riksförbundet, kısaltması TRF
1977 yılında kurulmuş. Stockholm merkezli. 2006’dan bugüne son 10 yıldır tek Başkan olarak Hasan Dölek tarafından yönetilmiş. 

Hasan Dölek son beş kongredir üst üste tek aday olarak oylamaya gerek kalmadan Başkan seçilmiş. 

Federasyonun kendi sayfasında Ahmet Önal’ın 13’ncü Kongre’de de tek aday olarak 13’ncü kez üst üste oybirliğiyle Başkan seçildiği böyle haber yapılmış.
Ötekinin Türkçe adı İsveç Türk Federasyonu, İsveççe adı Svensk -Turkiska Riksförbundet, kısaltması STRF. 2003 yılında kurulmuş. Göteborg merkezli. 
Kurulduğu 2003 yılından beri yani 13 yıldır tek Başkan olarak Ahmet Önal tarafından yönetiliyor. 

Ahmet Önal’da son 13 kongrenin 13’ünde de üst üste tek aday olmuş ve oylamaya gerek kalmadan Başkan seçilmiş.  

13 yıldır öz abisini denetleyen STRF denetçisi Hakan Önal.
Bir başka gariplikte kardeşi Hakan Önal‘ında  bu süre içerisinde ve halen de denetçi (revisor) olarak STRF Denetleme Kurulu başkanlığı yapıyor olmasıdır. İki kardeşten biri Ahmet Önal yönetmiş diğeri Hakan Önal‘da yönetici kardeşini kardeşce ve tarafsızca denetlemiş !


İki federasyon devletten son 5 yılda tam tamına 5 milyon 750 bin 963 kron toplam faaliyet destek yardımı almış. Bunun :

3 milyon 739 bin 366 kronunu İsveç Türk işçi Dernekleri Federasyonu TRF almış.

2 milyon 11 bin 597 kronunu ise İsveç – Türk Federasyonu STRF almış.

MUCF kayıtlarına göre alınan devlet yardımlarının yıllara göre dağılımı şöyle:

Birbirine rakip de olan bu iki Federasyon’un bir başka ortak yanları ise ikisinin de hakkında uzun süredir bir takım ağır eleştiriler ve şikayetler yapılıyor olması ve ortalıkta yöneticileri ve faaliyetleri hakkında değişik iddialar ve çeşitli söylentilerin kulaktan kulağa dolaşıyor olmasıydı. 

Yıllardır milyonlarca kron devlet yardımı almış ve harcamış olan bu federasyonlar hakkında er ya da geç bir inceleme ya da soruşturma yapılacağı belliydi ve bu bekleniyordu.

Gündemdeki MUCF kararlarının özeti ise şöyle:



1. Stockholm merkezli İsveç Türk İşçi Dernekleri Federasyonu‘nun (Turkiska Riksförbundet TRF) devlet faaliyet yardımı başvurusunda Kurum’a sahte dernek üyesi sayıları verdiği ve yine ayrıca buna bağlı olarak sahte dernekler içeren üye dernek listesi bildirdiğinin tespit edilmesi ve 2016 yılı için verilen yardımın da bu sahte bilgilere dayandırılarak verilmesi nedeniyle fedarasyon’dan bu yıl için aldığı 519.962 kronun kuruşuna kadar geri istenmesine karar verildi. (Bu paranın yarısı ödenmiş ancak diğer  yarısı inceleme sürecinde tedbiren durdurulup ödenmemişti



2. Göteborg merkezli İsveç -Türk Federasyonu‘nun (Svensk -Turkiska Riksförbundet STRF) ise devlet yardımı başvurusu sırasında kuruma sunduğu belgeler üzerinde başlatılan inceleme sonrasında federasyon yöneticilerinin bir dizi kasıtlı belge sahteciliği yaptığının tespit edilmesi nedeniyle 2013 yılı yardım başvurusunun ikinci kez reddedilmesine ve ayrıca STRF’nin bu bağlamda sahtekarlık  suçu işlemiş olabileceği şüphesiyle yöneticilerinin polise ihbar edilmesine karar verildi.

Bu kararlarn arka planında ise bazı ses getiren gelişmeler yaşanmıştı :

İsveç yazılı ve görsel basınında Türk örgütleri ve kimi faaliyetleri konusunda özellikle TRF hakkında sürekli olumsuz haberler çıkıyor, yöneticilerine karşı sert eleştiriler ve çeşitli suçlamalar yöneltiliyordu. 

TRF’nin inisiyatifi ve yazılı çağrısıyla düzenlenen “elçiliği savunma gösterisi” sırasında yüyüş yapan kalabalık bir protestocu grubuna karşı  Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde toplanan az sayıdaki Türk bayraklı vatandaş gönüllü savunma yapmış, böylelikle İsveç’teki Türkiye kökenli insanlar karşı karşıya gelmiş, aralarında dikili duran Polislere rağmen yine de olay çıkmıştı. 

İsveç polisi kavgaya müdahale etmiş ve bu olay İsveç basınında ve sosyal medyasında olumsuz anlamda geniş yankı bulmuştu.  

Iraklı Barbaros Leylani Sergel Torget’te o iğrenç konuşmasını yapıyor.
Bu “elçilik savunması” gösterisinde de aktif rol oynamış olan ve İsveç’te yaşayan Türkler tarafından tanınmayan Barbaros Leylani adındaki Iraklı bir kişinin, Türk Federasyonu TRF başkanvekili sıfatıyla Sergel Torget‘te Nisan ayı başında yaptığı o iğrenç konuşma ise bardağı taşıran son damla olmuştu. 

Leylani kepazeliği  İsveç Tv ve gazetelerinde günlerce manşet olmuş, hakaret ve küfür dolu konuşmasının kelimesi kelimesine isveççe alt yazılı olarak yayınlandığı video klibi, sosyal medyada tıklanma rekoru kırmış ve bu klibi bir haftada 2 milyon civarında kişi izlemişti.

 Leylani sonradan TV de ağlayarak özür dilemişti ama artık iş işten geçmişti. 

Daha önceleri de Leylani‘nin üyesi ve delegesi olduğu TRF’ye bağlı Botkyrka Türk Kültür Derneği lokaline bomba atılmış, ayrıca yine TRF’ye bağlı Bredäng Türk Kültür Derneği lokali de yakılmıştı.

Kurumlar üzerinde bu konudaki kamuoyu baskısı artık dayanılmaz bir hal almıştı. Mutlaka bir şeyler yapılmalıydı. 

Bu iki örgüt yıllardır vatandaşlardan kesilen vergilerden verilen milyonlarca kronluk devlet yardımı almaktaydı. Ve bu yardımları alabilmek için örgütlerin başta demokratik bir yapıda olma kuralı olmak üzere uymak zorunda oldukları bellibaşlı koşullar vardı. Federasyon yöneticileri de toplumsal konumları ve faaliyetlerini devlet yardımıyla finanse etmeleri nedeniyle temel insan haklarına ve İsveç toplumunun ortak değer yargılarına saygılı davranmak zorundaydı. 

Haklı olarak tüm gözler federasyonlara yardım yaparken bu koşulların yerine getirilmesinden ve verilen bilgilerin gerçekliğinin denetlenmesinden sorumlu olan devlet kurumu Mucf‘a çevrilmişti. 

Daha önceleri de bu iki federasyon hakkında defalarca  şikayetler alan MUCF hemen düğmeye basıp harekete geçmiş ve sırf bu iş için bir özel denetçi  atayarak bu iki federasyon hakkında özel inceleme başlatmıştı. 

MUCF bu İnceleme ve soruşturması sonucunda bir dizi belge sahteciliği ve yalan beyan tespit etmişti.

Kararın gerekçesinde yazdığına göre; 

Stockholm’daki Türk Federasyonu TRF, yardım başvurusunda yardıma temel oluşturan sahte dernek üyesi sayıları vermiş ve yine birçok sahte derneği (kağıt üstünde kurulmuş gibi gösterilen gerçekte olmayan çanta dernekler) üye derneği olarak bildirmişti. 

Örneğin üyesi gösterdiği bazı derneklerin üye listesinde hiç bir kimsenin adı bile yoktu !

Örneğin bazı derneklerin üye listesinde sadece bir kişinin adı yazılıydı ve bu bir kişi adı ve yaşı belli olmayan 4-5 kişi ile kafadan çarpılıp üye sayısı şişirilmişti.

Örneğin üyesiymiş gibi gösterdiği bazı derneklerin üye listesi, kongre tutanağı, faaliyet, kasa ve denetleme raporu gibi hiçbir belgesi yoktu. Kongre yapıp yapmadıkları, yönetim kurulunun seçilip seçilemediği bile bilinmiyordu. 

İnceleme sürecinde bu dernek belgeleri Federasyon’dan istenmesine ve bu konuda açıklama talep edilmesine rağmen bu belgeler kuruma gösterilememiş ve sadece “görmek istediğiniz bu belgeler şu an elimizde yok” şeklinde bir açıklama yapılmıştı. 

MUCF, başvuru belgelerinde bir dizi sahtecilik ve sonradan üzerinde oynamalar tespit ettiği Ahmet Önal başkanlığındaki Göteborg’daki İsveç Türk Federasyonu‘nun temyizden tekrar görüşülmesi için Mucf’a geri gönderilen 2013 yılına ilişkin devlet yardımı başvurusunu ikinci kez reddetmiş ayrıca bu bağlamda suç işlenmiş olabileceği şüphesiyle bu federasyon hakkında polise ihbarda bulunmuştu. 

MUCF kararının gerekçesinde belirtilen inceleme komisyonu tespitlerine göre; İsveç Türk Federasyon’u STRF, usülsüzlüklerini ve yalan beyanlarını gizlemek ve kurumu yanıltmak amacıyla kapsamlı ve kasıtlı belge sahtecilikleri yapmıştı. 

Örneğin Yeminli mali Müşavir’in 6 ve 8 Kasım’da yazdığı denetleme raporunun tarihi inceleme başlatıldıktan sonra silinmiş ve sonradan 1 Kasım olarak değiştirilmişti. 

Örneğin Kongre tutanağı üzerinde inceleme sürecinde oynanmış,  yeminli mali Müşavir’in seçimi ve tutanak onaycısı seçimi maddeleri sonradan silinip değiştirilmişti.

Mucf’a göre imzası taklit edilen ve sonradan yazılmış tutanağı onaylayan tutanak onaycısı Hamid Maschid.

Örneğin sonradan Tutanak onaycısı gösterilen Hamid Mashid’in imzası çok büyük ihtimalle gerçek değildi ve bir başkasınca taklit edilmişti. 

Örneğin İmza yetkili bir yönetim kurulu üyesi aynı zamanda örgüt denetçisi olarak seçilmişti. Bu geçerli Dernekçilik kurallarına açıkça aykırıydı. Yani bu kişi kendi yaptıklarını yine kendisi denetleyecek ve kendi kendisini aklayacaktı. 

Örneğin Federasyon’un kendi denetçisi, daha 2012 yılının bitmesini beklemeden 25 Mayıs 2012’de denetlemesini bitirmiş ve yıllık Denetleme raporunu 7 ay öncesinden yazıp imzalamıştı bile !

Mucf incelemesini yapıp kararını verdi. Top şimdi bu iki federasyonda ve üyesi derneklerde.

Aslında Mucf kararları itiraza kapalıdır. Ancak yardım başvurusu kapsamındaki bu Karara itiraz edilebiliyor. Federasyonların itiraz etmek için tam üç haftaları var. 

Son gün 11 Kasım 2016.

Ne diyelim ?

Hiç yorum yapmadık bari birkaç deyimimizi hatırlatalım :

Bir musibet bin nasihatten iyidir !

El atına binen tez iner !

Elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz !

Deveye boynun eğri demişler, deve de nerem doğru ki demiş !

TANER YILDIZ

İlgi duyanlar için her iki kararın kelimesi kelimesine orjinal ve tam hali bu linkte:

http://www.mucf.se/beslut-om-bidrag


Bir Cevap Yazın