Akdeniz’e bugün yine can pazarı kuruldu !

Bu fotoğraflara yüreğiniz dayanamayacak, ağlayacaksınız !

Akdeniz’de Sadece bugün 239 sığınmacı boğuldu.

İçlerinde çocuklar ve hamile kadınlar da var.


Şimdiye kadar karadan ve havadan Avrupa’ya çıkan her yol hatta patikalar bile sıkı sıkıya kapatıldığı için zengin ve güvenli Avrupa’ya ulaşmanın tek yolu olarak sahipsiz Libya üzerinden açılınan hırçın Akdeniz suları kaldı.

Akdeniz yolunda boğulanların sayısı bu yıl şimdiye kadar tam tamına 4 bin 220 gibi korkunç bir rakama ulaştı. 

Geçen yıl aynı dönemde ise 3 bin 771 gariban sığınmacı Akdeniz’de boğulmuştu. 


UNHCR’nin açıklamasına göre bugün birinde 130 ötekinde 140 sığınmacı bulunan iki şişme botla Libya’dan İtalya’ya doğru yola çıkan toplam 270 sığınmacının bindikleri lastik botların bir kaç saat sonra açık denizde devrilmesi sonucu içlerinde çocuklar ve hamile kadınlarında olduğu 239‘u boğuldu ve sadece 29’u sığınmacı gönüllüleri tarafından kurtarılabildi. 


İnsanların boğulmasını önlemek amacıyla yapıldığı savunulan Türkiye AB mülteci anlaşması sonrasında sığınmacı geçişlerine tamamen kapatılan kısa mesafeli Ege Denizine açılamayan ve diğer güvenli sığınmacılık yollarını da zaten dikenli tel, duvar ve sıkı sınır kontrollarıyla kapatılmış olduğu için  geçemeyen mülteciler, çareyi çok daha tehlikeli ve uzun mesafeli olan ve şimdilik tek seçenek durumundaki  Libya üzerinden İtalya’ya yapılan ölüm yolculuğuyla geçmeye çalışıyor. 


Kurtarma imkanlarının geliştirilmesine ve Avrupaya gelen sığınmacı sayısı yüzde 70 azalmasına rağmen geriye tek  açık  bırakılan “Libya ölüm yolu” kaldığı  için boğulan sığınmacı sayısında bu yıl korkunç artışlar yaşandı. 

Daha önce sığınmacılar Avrupa’ya, Türkiye’nin ege kıyılarından yakınlardaki  Yunan adalarına çok daha kolay ve çok daha az tehlikeyle geçebiliyordu. 




Ne diyelim ?

Bu zavallı insanların gerçek katilleri yüreği taş bağlamış Avrupalı politikacılardır.

Bu çaresiz sığınmacıların katillerinin yardım ve yaltakçısı ise; kendi rahatını düşünen, üç kuruşluk sığınmacı külfetini çok gören, Avrupa dışından gelen insanlara değer vermeyen ve onları kendisiyle eşit görmeyen, beyaz atalarından devraldığı ırkçılık virüsünü yüzyıllardır kirli damarlarında ve üstün genlerinde koruyup geliştiren, tüm dünyayı kendi öz malı gibi kullanıp sadece kendisi için sömüren, Avrupalı dışında ölenlere hiç üzülmeyen ve ölümü onlara layık gören,  güvenliğini ve zenginliğini başka insanlarla paylaşmayan, yoksul ve ezilenlerle dayanışmayan, politikacılarının başkasının ülkesinde çıkardığı savaşlara ve akıttıkları kanlara ve o savaşlara sattıkları silahlara hiç ses çıkarmayan ve bu satışları sesizce onaylayan, beyaz, bencil, ikiyüzlü ve üstün Avrupalılar’dır !

İngilizlerdir, Fransızlardır, Almanlardır !

Hollandalılar, İrlandalılar, İspanyalılar, İtalyalılar,Polonyalılardır !

On milyonlarca nüfusu rahatlıkla barındıracak büyüklükteki koskocaman topraklarında birkaç milyonluk nüfuslarıyla yaşayan  İsveçliler, Norveçliler, Finlandiyalılardır ! 

Irkçılarını hükümetlerinin ortağı yapan, ırkçı ve ayrımcı uygulamalarının bir devlet politikasına dönüşmesini destekleyen Danimarkalılardır.

Para karşılığında sınırlarından sığınmacı sinek bile geçirmeyen kraldan kralcı, dış kapı bekçileri Yunanlar ve Bulgarlardır !

Avrolarun kokusunu alınca  elini oğuşturup sığınmacıları Avrupa’ya salmayan fedai Türklerdir !

Bu nitelemelerimden insan gibi insan olan, yüreği başka renkten ve ırktan insanlar içinde çarpan,  sığınmacılar başta dünyanın tüm çaresiz ve güçsüzleriyle gönüllü ve içtenlikli eylemleriyle dayanışan, ekmeğini onlarla paylaşan, onlara evini ve yüreğini açan, onlara sesi ve sedası olan, yardımsever, insansever, yürekli, dürüst, namuslu, onurlu pek çoğu da solcu beyaz Avrupalılar muaftır…. 

Eleştirimin hedefi Avrupa halkları değil kendinden başkasını düşünmeyen bireyci bireylerdir. 

Çözüm sığınmacılar için yasal ve güvenli yolların, kontrollü insani koridorların açılmasıdır. 

Bu insanları uyduruk şişme botlarla açık denizlerde ölüm yolculuğuna zorlamak değildir. 

İçlerinde hiç beyaz tenli olmayan bu savaş artığı, baskı mağduru ve açlık kurbanı esmer tenli ve kara derili insanlara sahip çıkılmalıdır.

Acil önlem olarak bu zor durumdaki insanların canlarını ortaya koymadan Avrupa’ya yasal yollardan gelmesini sağlamak için “insani vize” verilmesine başlanılmalıdır. 

Tüm dünya toprakları ve dünya nimetleri sadece beyaz Avrupalıların değil bu dünyaya gelmiş olan her renkten ve her ırktan tüm insanlarındır !

Tıpkı ormanlarda tüm hayvanların birlikte yaşadığı ve nimetlerini ihtiyacı kadar paylaşabildiği gibi !

Tıpkı denizlerde tüm balıkların bir arada yaşadığı ve nimetlerini ortaklaşa paylaşabildiği gibi !

Tıpkı kuşların tüm gökyüzünde pasaport taşımadan ve sınır geçmeden dolaştığı ve özgürce uçabildiği gibi !

TANER YILDIZ 

 

Bir Cevap Yazın