Stockholm Türk Film Festivali harikaydı !

Stockholm’da Türk Film Festivali’nin galası “Albüm” filmiyle yapıldı…

Gelenekselleşme yolundaki 3. Türk Film Festivali’nin dün geceki galası renkliydi.

Stockholm Merkezi’ndeki meşhur Rigelotto sinemasındaki festival galasına gösterilen aşırı ilgi hem şaşırtıcı hem de sevindiriciydi. 

Film Festivalinin ev sahibi TC Stokholm Büyükelçiliği Kültür müşaviri Murat Koçak, gala filmi Albüm’ün başrol oyuncuları Şebnem Bozoklu ve Murat Kılıç ile birlikte Kırmızı Halı’da poz verdi !

 

Organizasyon mükemmeldi. 

Her şey en ince ayrıntısına kadar profesyonelce  düşünülmüş ve planlanmıştı. Emek verildiği besbelliydi. Kültür Müşaviri Murat Koçak ‘ın ve çalışanlarının ev sahipliği gerçekten sıcak ve içtenlikliydi.. 

Stockholm Film Festivali hatırası – Taner Yıldız

Pırıl pırıl kırmızı halılar Stockholm’un en ünlü ve geçit cadddesi Kungsgatan’ın kaldırımına serilmiş ve çevresine kandil meşaleler yakılmıştı. 

Çok kalabalık ve istisnasız her kesimden oluşan ve etkinlikten memnuniyeti yüzünden okunan, beklentili ve renkli bir davetli kitlesi vardı. 

Sanırım 700 civarındaki davetli çeşitliliği benim gibi sosyal etkinlik tecrübelisi sayılabilecek birisini bile çok şaşırtmıştı. İsveçliler ve şehirlisi köylüsü her sınıftan ve meslekten Türkiye kökenliler vardı.

Belli ki hiç bir kesimin dışlanmaması amaçlanmıştı.
Seyircilerin en az yarısı gençti ve üçte ikisi de çoğunluğu genç kızlar olmak üzere kadınlardı.


Film gösterimi öncesi sinemanın geniş fuayesinde buluşan İnsanlar birbiriyle şen şakrak konuşuyor, sarmaş dolaş kucaklaşıyor ve gülerek şakalaşıyordu. 

Arka planda sevilen müzisyenimiz Bora Serbülent gitarı eşliğinde sevilen şarkıları okuyordu.

Çöpte piliç, içli köfte, yaprak sarma, sıgara böreği ve bir tutam salatadan oluşan soğuk meze İkramı da fena değildi. 

Ben içemediğim halde epeyce bir beyaz ve kırmızı şarap tüketildi ! 

Fuayedeki bize özgü sıcak ve samimi ortamdaki buluşma ve kaynaşma faslı yine bizde adet olduğu üzre ve haliyle planlanandan uzun sürmüştü. 

Buraya kadar herşey çok güzeldi. 

Bora Serbülent fuaye de arka plan müziğiyle davetlileri kaynaştırdı…

Karnı doyan, kafası hafiften çakırlaşan ve şen şakrak sohbetlerle keyfi yükselen davetliler, keyiflerini ‘cilalama‘ beklentisiyle gala filmi “Albüm“ü seyretmek için sinemanın büyük salonunun geniş ve rahat koltuklarına kuruldu.

Stockholm Büyükelçisi Kaya Türkmen açılış konuşmasını esprilerle süsleyice bol bol alkışlandı…

Stockholm Büyükelçisi Kaya Türkmen gala gecesinde çok alçakgönüllü ama formundaydı. Kısa, samimi ve espri dolu açılış konuşmasıyla bol bol alkış aldı. 


Ve artık Albüm adlı gala filmi başladı. Sınıfı komedi olan ve üç -dört ayrı ödül alan film nedense seyirciyi güldüremiyordu. 

Arada sırada uzak ve yakın plandan çekilmiş falezlerin süslediği fantastik tablo benzeri Antalya doğasından sahneler görülüyordu ama seyirci bir türlü filmin havasına giremiyor, konusunu ve vermek istediği mesajı anlayamıyor, kaba dilli ve bol küfürlü replikleri ve bazıları  çok rahatsız edici sahneler arasında kopukluklar ve temposuzluklar yaşadığı için birbirine bağlamakta zorluk çekiyor ve çok istemesine karşın filmde kendisini bulamıyordu !

Filmin bütününde ve özellikle bebek odası sahnelerinde o kadar çok sıgara içiliyordu ki, bir anda insanlar sinema salonunun dumanla dolduğu hissine kapılıp öksürmeye başladılar !

Arkasından da ağza alınmayacak kadar bayağı galiz küfürler salonun duvarlarında çınlamaya başladı. Ana avrat düz giden galiz küfür replikleri sürekli ve üst üste geliyordu. 

Keyfi bozulan ve rahatsız olan kimi insanlar üçer beşer film bitmeden salonu sessizce terketmeye başladı. Kalanların bir bölümü de ayıp olmasın diye filmin bitmesini beklemişti. 

Nihayet film bitmiş ve insanlar rahatlamıştı !

Gala filmi Albüm’ün başrol oyuncusu Şebnem Bozoklu’da oradaydı !

Komedi filminde salonun nerdeyse tamamını dolduran kadınlardan bir kez bile bir kahkaha sesi duyulmamıştı. 
Çıkışta sinemanın önünde biriken izleyicilerin çoğunun; girişteki sevinç, memnuniyet ve beklenti dolu yüz ifadesinin yerini memnuniyetsizlik ve umduğunu bulamamanın verdiği hayal kırıklığı yakınmaları ve  eleştirileri almıştı.

Film bittikten sonra insanların aklında sadece fosur fosur sıgara dumanları ve yüz kızartan galiz küfürler kalmıştı !  

Memlekette başta devlet memurları olmak üzere  herkesin her yerde, her devlet dairesinde, bebek ve yatak odaları dahil her ortamda elinden sıgarayı ve dilinden de sunturlu galiz küfürleri düşürmediği gösteriliyordu.

Bazı kimseler filmin nasıl bittiğini bile tam anlamadığını söyleyip, benden sordular !

Onlara cevabım : – ben de sizin gibi pek bilemedim oldu !

Ben sinema eleştirmeni değilim ve bilmediğim bir konuda ukalalık etmeyi hiç sevmem ve istemem. 
Film belli ki nitelikli bir film ki o kadar ödül almış. Bu konuda hiç bir itirazım ve sorgulamam yok.

Kaldı ki mutlaka bana katılmayan ve benim yazdıklarımın aksine bu sahnelerden hiç de rahatsızlık duymayıp tersine ilginç bulup hoşlanan ve bu ödüllü filmi beğenenlerde, -bana rast gelmese de – mutlaka vardı.

Ben bu yazımda sadece kendimin ve oradaki çok sayıdaki arkadaşımın bana ilettiği film hakkındaki görüşlerine ve algısına tercüman olmaya çalıştım.
Umarım cumartesi ve pazar günleri gösterilecek olan diğer 5 film bu hayal kırıklığımızı giderecektir.

Ne diyelim ?

Öncelikle Stockholm Büyükelçisi’ne ve Kültür Müşavirine ve diğer emeği geçenlere teşekkür edelim.

Kendilerinden aynı bu film festivali gibi ayrıca her yıl bir tiyatro festivali ve bir müzik festivali de düzenlemelerini ısrarla istirham edelim !

Sürç ü lisan ettikse affola !

TANER YILDIZ 




Fotolar: Mehmet Öget ve Orhan Karan

Stockholm Türk Film Festivali harikaydı !” üzerine bir yorum

  1. Biz 4 Türk ve 2 Türkçe bilen İsveçli olarak 6 kişilik bir grup izledik filmi, hepimiz de çok beğendik. Arkasından yemeğe gittik ve bütün gece filmi konuştuk. Örneğin herkesin sigara içmesi ve eski bilgisayarlar filmin 90’larda geçtiğine işaret ediyor, ama filmde hemen herkesin elinde yeni model akıllı telefonlar var. Bunun gibi okunmayı bekleyen bir çok imgesi var filmin. Tabii herkeste farklı duygular uyandırıyor, herkesin sevmesini beklememek lazım. Büyükelçilik çok güzel bir organizasyon yapmış, dediğiniz gibi kimseyi ayırmadan çağırmışlar. İnşallah benzer aktiviteler devam eder.

Bir Cevap Yazın