Yeni anayasa ile neler değişecek ?

Demokratik “Ana Yasası” mı yoksa Ali Kıran Baş Kesen “Baba Yasası” mı ?

Yeni anayasa teklifi dün gece komisyondan kavga gürültü geçirildi.

Bu MHP destekli AKP anayasası ile batı tipi demokratik parlamenter rejime son verilip doğu tipi otoriter tek adam ve parti devleti rejimi getirilmek isteniyor.

Türkiye’yi tek adam, kendi adamlarıyla birlikte canı istediği gibi yönetecek !

Bu “başbuğ babayasası”na göre; halk sadece 5 yılda bir kez bir cumhurbaşkanını seçecek, cumhurbaşkanı da canı kimi isterse herkesi ve herşeyi canı istediği gibi seçecek !

Cumhurbaşkanı, devlet başkanı, hükümet başkanı ve parti başkanı sıfatıyla sadece kendinin seçebildiği, sadece kendinin görevden alabildiği, sadece kendisine hesap verebilen, kendine has adamlarıyla Türkiye’yi fermanlarla (kararname) iki dudağı arasından çıkacak buyruklarla partizanca yönetecek.

Halkın Meclisi Cumhurbaşkanına devrettiği yetkilerinden dolayı pek bir işe yaramayan, kısıtlı, sembolik ve göstermelik bir “süs kurumu” na dönüşecek !


İşte kısa başlıklar halinde babayasa nın Yeni Türkiye’ye getirdikleri:

Milletvekilliği ve cumhurbaşkanlığı seçimi 3 Kasım 2019’da iki ayrı sandıkta aynı anda yapılacak.

-Yerel seçimler 2019 Mart ayında yapılacak.

-Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimleri 5 yılda bir yapılacak.

– Cumhurbaşkanı iki dönem için seçilebilecek. (Şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan mevcut durumundan dolayı  seçilirse üç dönem, yani 15 yıl cumhurbaşkanlığı yapabilecek)

-550 olan milletvekili sayısı 600’e çıkacak.

-25 olan milletvekili seçilme yaşı 18’e indirilecek.

– Devletin ve yürütmenin başı Cumhurbaşkanı olacak, başbakanlık makamı ise tarihe karışacak.

– Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı da olabilecek.

-Cumhurbaşkanı canı istediğinde Meclisi feshedecek ve erken seçim ilan edecek.

-Kuvvetler ayrılığı prensibine uyulmayacak. 

-Yasama organı Meclis yürütmeyi yani hükümeti denetleyemeyecek.

Meclis’te artık hükümetin güven oylaması almasına gerek kalmayacak. Meclis’in Gensoru yetkisi de olmayacak. Bakanları güvensizlik oyuyla düşüremeyecek. 

– Hükümeti cumhurbaşkanı tek başına kuracak ve yine tek başına onaylayacak. 

Cumhurbaşkanına, “devlet başkanı” sıfatı verilecek

Devletin başı olan cumhurbaşkanı hükümetin de başı olacak. 

Cumhurbaşkanı, cumhurbaşkanı yardımcıları ile bakanları atayacak ve görevlerine son verecek.       

-Cumhurbaşkanı Milli güvenlik politikalarını tek başına belirleyecek.

-Cumhurbaşkanı  Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil edecek.            

-Cumhurbaşkanı Genelkurmay başkanını seçecek ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar verecek.      

Cumhurbaşkanı yurdun tamamında veya bir bölgesinde gerekli gördüğünde bir kararnameyle 6 aya kadar olağanüstü hal (OHAL) ilan edebilecek.    

– Olağanüstü hallerde çıkarılabilecek Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, olağan dönem kararnamelerinin tabi olduğu sınırlamalara bağlı olmayacak. 

Cumhurbaşkanı OHAL sürecinde temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile siyasi haklar ve ödevlere yönelik sınırlamalara da tabi olmaksızın kararname çıkarabilecek. Temel insan hak ve özgürlüklerini istediğinde istediği kadar askıya alabilecek. 

Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar, Meclise karşı değil cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak.  Hepsinin dokunulmazlıkları olacak.

Cumhurbaşkanı, yardımcıları ve bakanları ancak 400 milletvekili birden istediği takdirde Yüce Divan’da yargılanabilecek.

-Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi (Yüce Divan), Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSYK) Milli Güvenlik Kurulu (MGK), YÖK, soruştuma yetkisi  de tanınan  Devlet Denetleme Kurulu (DDK) ve YÖK üyelerini seçecek.

Komisyon, görüşmelerine 20 Aralık’ta başlanan ve MHP destekli AK Parti’li 316 milletvekilinin imzası bulunan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapan Kanun Teklifi 5 gün sürdü, tartışmalar çok kavgalı ve çekişmeli geçti.

Yeni Anayasa önerisi önümüzdeki iki hafta içinde Ocak ayının ikinci haftasında Meclis Genel Kuruluna oylanmak üzere sunulacak.

Anayasa değişikliği olduğu için iki tur oylama yapılacak.

Referandum sürecinin aralanabilmesi için meclis oylamalarda teklifin 330 oy ve üzeri oyla kabul edilmesi gerekecek.

Ne diyelim ?

Tek kişinin elinde toplanmış bu kadar geniş ve denetimsiz iktidar gücü, bırakın bir faniye bir peygambere bile “güç zehirlenmesi” yaşatır.

Demokratik ve medeni ülkelerde, halkın çıkarları ve ihtiyaçları gözetilerek ve gerektiğinde anayasa değişikliği yapılır, birilerinin çıkarları ve ihtiyaçları gözetilip, gerektirdiğinde değil.

Şuna bakar mısınız Allahaşkına !

Yürütme (hükümet) yetkisinin tümü ve yasama yetkisi (meclis) kısmen Cumhurbaşkanı’na devredilecek !

Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu tarihe karışacak !

Başbakanın ve Bakanlar Kurulu’nun tüm yetkileri, Cumhurbaşkanının süper yetkileriyle birleştirilecek.

Meclis’in (TBMM) denetleme yetkisi tamamen, yasama yetkisi kısmen Cumhurbaşkanı’na geçecek !

Cumhurbaşkanı hükümeti tek başına kendisi kuracak yine tek başına kendisi onaylayacak !

Meclis’in hükümet kurması, güven oylaması yapması, gensoruyla bakan düşürme yetkisi elinden alınacak.

Cumhurbaşkanı, memlekette ne varsa hepsinin ve herşeyin ‘başı’ olacak.

Tüm devlet kurumları Meclise karşı değil cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak.

Cumhurbaşkanı hiçbir yere karşı sorumlu olmayacak, yüce divan dışında hiçbir kurum ondan hesap soramayacak !

Tüm Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, genelkurmay başkanını, komutanları, hakimleri, savcıları, yüce divan olan anayasa mahkemesi üyelerini, rektörleri, yüksek müfettişleri, büyükelçileri, valileri, emniyet müdürlerini ve diğerlerini tek başına canı istediğinde göreve getirecek, canı istemediğinde görevinden azledecek !

Cumhurbaşkanı Türkiye’yi özel çiftliği gibi canı istediği gibi yönetecek !

Türkiye’nin tapusu adı Devlet Başkanı olarak değişen Cumhurbaşkanı’nın üzerine geçirilecek !

Hayırsız bir yasadan hayır gelmeyeceğini bildiğim için hayırlı olsun diyemiyorum…

TANER YILDIZ 

Bir Cevap Yazın