Kimler Türk vatandaşlığından atılacak ?

Ya yurda ‘kuzu kuzu‘ döneceksin ya da vatandaşlıktan atılacaksın !

Gece fermanıyla 12 Eylül faşist darbesinin ilkel “Vatandaşlıktan atma cezası” geri getirildi.

Sakız gibi istendiği gibi sündürülebilen, istenen her suçlamaya kılıflandırılabilen çok tartışmalı meşhur 302. Madde artık çok can yakacak !

İnsanlar suç işlemiş ve hüküm giymiş olmasına bakılmadan sadece şüpheyle hakkında açılmış bir soruşturma “tebligatına” uymadı diye vatandaşlıktan atılacak..

Hakkında bazı suçlamalarla soruşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle gözaltına alınamayan vatandaşlar, yurda dönmedikleri takdirde Türk vatandaşlığından çıkarılacak.

Dün geceki 680 sayılı fermana göre; Devletin birliği ve bütünlüğünü bozanlar, Cumhurbaşkanına suikast ve silahlı saldırıya hazırlananlar, Hükümete karşı silahlı isyan yapanlar, Hükümete ve Meclise karşı suç işleyenler, Anayasayı ihlal edenler, silahlı örgüt kuranlar ve bu örgüte silah sağlayanlar yandılar

OHAL kapsamında çıkarılan ve hemen yürürlüğe konulan 680 sayılıKHK ile Türk Ceza Kanununun ilgili maddelerince hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar, İçişleri Bakanlığı’nca Resmi Gazetede yapılan “Yurda Dön” ilanına rağmen 3 ay içinde yurda dönmedikleri takdirde vatandaşlıktan çıkarılacak.

İçişleri Bakanlığı’nca Resmi Gazetede yayınlanacak olan “Yurda dön” ilanından sonra 3 ay içinde yurda dönmeyen yurtdışındaki vatandaşların Türk vatandaşlığından atılmasına, İçişleri Bakanlığı’nın teklifiyle Bakanlar Kurulu karar verecek.


Söz konusu ceza maddeleri şunlar:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun;

“Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” başlıklı 302’nci maddesi,

“Anayasayı ihlal” başlıklı 309’uncu maddesi.

“Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı” başlıklı 310’uncu maddesi,

“Yasama organı Melis’e karşı suç” başlıklı 311’inci maddesi,

“Hükümet karşı suç” başlıklı 312’nci maddesi,

“Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyan” başlıklı 313’üncü maddesi,

“Silahlı örgüt” başlıklı 314’üncü maddesi,

“Silah sağlama” başlıklı 315’inci maddesi.

Yukarıdaki maddelerde yazılı suçlar nedeniyle hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ve yabancı ülkede bulunması nedeniyle kendisine ulaşılamayan vatandaşlar, bu durumun soruşturma aşamasında cumhuriyet savcısı veya kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde vatandaşlıklarının kaybettirilmesi amacıyla Bakanlığa bildirilecek.

Bakanlıkça Resmi Gazetede “Yurda dön” ilanı yapılacak. 3 ay içinde yurda dönmemeleri halinde, bu kişilerin Türk vatandaşlıkları Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla kaybettirilebilecek.

Türkiye’de vatandaşlıktan çıkarılan ilk ünlü isim Türkçenin tartışmasız en büyük şairi Nazım Hikmet Ran olmuştu. Dünyaca ünlü şairimiz 1951 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından hoyratça atılmıştı.

12 Eylül cuntası da 1980’lı yıllarda Türk sinemasının “Çirkin KralıYılmaz Güney‘i, “Anadolu rock kralıCem Karaca‘yı ve Türk hafif müziği sanatçısı Melike Demirağ ile eşi Şanar Yurdatapan‘ı Türk vatandaşlığından korkakça atmıştı.

Ne diyelim ?

Anayasaya açıkca aykırı olan bu hukuksuz KHK ile asıl hükümetin kendisi Anayasa’yı  ihlal ediyor !

OHAL geçici yetkisiyle kalıcı bir yasa uygulaması getiriyor. 

Bu fermanla yurtdışında yaşayan vatandaşlara da ayağınızı denk alın denilerek gözdağı veriliyor. 

Vatandaşlık hakkı tüm medeni ve demokratik ülkelerde geri alınamayan anayasal bir temel haktır.

Bu uygar ülkelerde bir vatandaş hangi iğrenç ya da korkunç suçu işlerse işlesin vatandaşlıktan atılamaz, zaten böyle ilkel bir ceza verilmesini de hiç bir kimse istemez.

12 Eylül faşist darbesi ürünü bu çağdışı ilkel cezalandırma yöntemiyle binlerce insanın hayatı karartılmıştı. 

İsveç’te yakından tanıdığım onlarca arkadaşımız haksızca vatandaşlıktan atılmış ve mağdur edilmişti. 

Çok hoyratça ve acımasızca uygulanan ve çoğunlukla canını kurtarmak için yurtdışına çıkan solculara, farklı inanç ve etnik gruptan vatandaşlarımızı zor durumda bırakan bu çağdışı faşist cezadan daha sonraları vazgeçilmişti. 

Bu istismara ve önyargılı yaklaşımlara çok açık ilkel cezalandırma yöntemi sayesinde, ilgili yasa maddelerinin artniyetli yorumlanmasıyla hükümetin politikalarına itiraz eden muhalifleri cezalandırmak için keyfi vatandaşlıktan çıkarma kararları alınabilecektir. 

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın