Kerem, İsveç’i hemen terk edeceksin !

İsveç Göçmen Dairesi Kerem’e böyle diyerek hepten azıttı hatta affedersiniz ama artık resmen sapıttı !

Kerem 7 yıldır İsveç’te çalışıyor, tıkır tıkır vergisini ödüyor ama suçsuz yere Türkiye’ye sınırdışı ediliyor !

İşi var, eşi var, aşı var, arkadaşı var, evi var, nitelikli bir mesleği var ama tüm bunlar yine de İsveç’te kalmasına yetmiyor !

Kerem Yüksel İsveç’te işe dayalı oturma izni uygulamasının en masum ve en mağdur bir kurbanı.

Genç ve başarılı bir geliştirmeci (utvecklare) olan Kerem Yüksel İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi) mezunu ve 31 yaşında. 7 yıldır İsveç’in Sundsvall ve Stockholm şehirlerinde bilgisayar üzerine çalışıyor.

Kerem’in hayat arkadaşı Ingrid ile mutlu bir birlikteliği var…

Evi, işi, kendini geçindirecek bir geliri ve birkaç ay sonra da yanına taşınmaya hazırlandığı bir hayat arkadaşı var.

Tek eksiği 7 yıldır bir derviş sabrıyla beklediği, anasının ak sütü gibi helal hakkı olan daimi oturum izni PUT !

İsveç toplumuna uyum sağlamış. Bu zamana kadar da tek kuruş bir sosyal yardım almamış.

Şimdiye kadar devlete onbinlerce kron vergi ödemiş ama tüm bu olumlu ve haklı gerekçeler, “yabancılar yasası”nı (utlänningslagen) acımasız sertlikte ve harfi harfine uygulayan Göçmen Dairesi’ni ikna etmemiş.

Göçmen Dairesi başvurusunu reddetmeye ve oturma izni vermemeye sanki yeminliymiş gibi Kerem Yüksel’i ince ince elemiş, sık sık dokumuş. Yine de pek bir şey bulamamış.

Çünkü Kerem aynen yasanın emrettiği gibi çalışmış, kendini geçindirmeye yeten aylık bir geliri düzenli olarak kazanmış, vergileri düzenli olarak yatırılmış ve Kerem bu uzun süre içerisinde toplumla uyum içinde ve hiçbir suça bulaşmadan ya da herhangi bir olaya karışmadan, İsveç’te efendice yaşamış.

Hiçbir haklı red gerekçesi olacak bir bahane bulamayan Göçmen Dairesi adeta çıldırmış !

Ben şimdi sana gösteririm dercesine en çok işveren hatasının ve savsaklamasının yapıldığı ve işverenin işçisi adına her ay ödemesi gereken toplu sözleşmeye uygun sigorta primi (kollektivtavtalsenligt försäkringspremie) ile “yıllık tatil izni (semesterdagar) ve tatil ödencesi (semesterersättning) konularına özellikle odaklanmış.

Kerem’in 7 yıllık süresini didik didik didiklemiş. Ve en sonunda aradığı ‘ceviz kabuğunu doldurmayan’ bahanesini bulmuş:

Kerem’in önceki işvereni Datacraft Europa‘nın 2015 Ekim -2016 Eylül ayı dönemini kapsayan sigorta primini zamanında ödediğini ancak yanlışlıkla farklı bir prim kategorisinde ve farklı bir sigorta kuruluşuna (Fora yerine Collectumya da tersi) ödediğini tespit etmiş.

Halbuki işveren hiç istemeden ve hiçbir art niyet kast etmeden yaptığı bu formalite yanlışlığını daha önceden kendi iç denetimi sırasında farketmiş ve hemen aradaki küçük tutardaki prim farkını hesaplayıp geriye dönük olarak ilgili kuruma topluca ödeyip, hatasını güzelce düzeltmiş.

Başarılı ve üretken gencimiz Kerem Yüksel işinin başında.

Reddetmek için aylarca bir bahane arayan ve bu çok küçük ve çok önemsiz hataya “mal bulmuş mağribi gibi” dört elle sarılan Göçmen Dairesi‘de sözkonusu işverenin kasıtlı olmayan bu küçücük hatasını affetmemiş ve sonradan yapılan “geriye dönük ödemeyi” yasaya uygun saymayıp, cezayı Kerem’e kesmiş ve şu iki satırlık karar mektubunu göndermiş :

“Migrationsverket har beslutat att utvisa dig”

Türkçesi:

“Göçmen Dairesi seni sınırdışı etmeye karar vermiştir”.

Mektubu ümitle açıp, bir solukta okuyan Kerem’in bir anda midesi bulanıp, başı dönmüş !

İsveç Göçmen Dairesi

Göçmen Dairesi bu mektubunda Kerem’e gönüllü olarak İsveç’i terketmesi için de sadece 4 haftalık kısa bir süre vermiş ve “eğer kendi isteğinle ve gönüllüce İsveç’i terkedip gitmezsen seni yakalatıp polis zoruyla Türkiye’ye sınırdışı ederiz” demiş !

Göçmen Dairesi’nden böyle bir saçma karar çıkacağı hiç aklına bile gelmeyen ve Kerem’in üretkenliğinden ve çalışkanlığından çok memnun olan şimdiki işvereni ise Kerem’i önümüzdeki ay Cool Company şirketinde “Baş Geliştirici” olarak atama kararı almıştı bile.

Kerem her anlamda içinde yaşadığı topluma katkıda bulunan ve uyum sağlayan alçakgönüllü ve başarılı bir gencimiz…

Kerem’in şimdiki işyeri One Agency‘nin pazarlama ve iletişim şefi Elise Lilliehöök ise bu saçmalığa isyan ediyor ve şöyle diyor :
“- Bu duruma çok kızgınız ve çok üzüldük. Bu konkunç bir şey. Kerem’in her anlamda yanındayız ve destekliyoruz. Bu konuda yasal bir değişikliğe gerçekten büyük bir ihtiyaç var.”

Bu küçük hatasını farkedip düzelten önceki işvereni DatacraftEurope genel müdürü PatrikHansson ise kızgınlığını ve hayal kırıklığını saklamayıp şöyle diyor :

“-Ben buna çok öfkelendim. Çok saçma bir sınırdışı kararı bu. Sigortalanmış. Sigorta primi ödenmiş. Ama göçmen dairesine göre “hatalı kategoride” ödenmiş. Başka ülkelerden işgücüne böyle mi davranmak gerekiyor ?”

Göçmen Dairesi basın sözcüsü Alexandra Eliasise suçun kendilerinden değil yasadaki sert hükümden kaynaklandığını savunarak şöyle diyor:

“- Yasa bu konuda sert ve köşeli hüküm içeriyor. Bu türden geriye dönük prim ödenmesine izin vermiyor. Yasa hata yapan işverene bir yaptırım içermiyor. Toplu sözleşme kurallarına uyma sorumluluğunu işverene bırakıyor. Ama işveren sorumluluğunu yerine tam olarak yerine getirmediği durumda da işçi mağdur oluyor ve tüm şartlar oluşmadığı için oturum izni verilemiyor.”

Ne diyelim ?

İsveç Türk toplumumuz ve ben şahsen Kerem Yüksel’in sonuna kadar yanındayız. Bu adaletsizliğin takipçisi olacağız.

Her anlamda desteğimizi ve yapabileceklerimizi Kerem’den esirgemeyeceğiz.

Böyle haksızlık, böyle cambazlık böyle saçmalık olur mu ?

Böyle at gözlüklü bir yasa yorumlaması ve böyle acımasızca bir yasa uygulaması olur mu ?

Göçmen Dairesi resmen devlet içinde devlet gibi davranmaya ve ipe un sermeye, gözdağı vermeye, keyfine göre yasa yorumlamaya ve hokkabazlıklar yapmaya başladı.

Haksız yere ve iş çokluğu bahanesiyle çalışan masum insanları 2 yıl hatta 3 yıl belirsizlikler içinde kıvrandırarak başvurularına cevap ve oturum izni kararı bekletmeye ve bu uzun süre içerisinde onların yurtdışına çıkmalarını engelleyerek, resmen ve bilfiil İsveç’te esir etmeye başladı.

Göçmen Dairesi’nin sadece yabancıları etkilediği için kimi diğer yasaları hiçe saydığı çalışma yöntemleri ve insani olmayan, kabul edilemez uzunluktaki korkunç ve aşırı karar bekletme süreleri konusunda müfettişler tarafından esaslı bir soruşturma  açılmalıdır.

Bu yürürlükteki ilgili yasa mutlaka tez elden gözden geçirilip haberi olmadan işvereni tarafından zor duruma düşürülen işçiler lehine gerekli iyileştirme yapılarak, bu konuda hiçbir suçu günahı olmayan ve alınteriyle çalışan gariban işçilerin hakları korunmalıdır.

İşverenin yaptığı bir hatanın faturası yine cezalı olarak işverene kesilmeli, bu fatura hiçbir şeyden haberi olmayan gariban işçiye ödettirilmemelidir.

Bu durumda hiçbir hatası olmayan işçi değil, hatayı yapan işveren cezalandırılmalıdır !

TANER YILDIZ

  Not: İsveç’te çalışmaya dayalı oturum izni nasıl alınır, kuralları nelerdir, nelere çok dikkat edilmelidir, hangi hatalardan kaçınılmadır konusunda yazdığım aşağıdaki yazımı okumayı sakın kaçırmayın ! :

İsveç’te iş üzeri oturum izni nasıl alınır ?

Kerem, İsveç’i hemen terk edeceksin !” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın