İsveç hükümeti niçin sarsıldı ?

İsveç’te birdenbire tam da tatil ortasında öngörülmeyen bir hükümet kaosu yaşandı !
Nedeni ise özelleştirme yoluyla İsveç Ulaştırma Kurumu’na köstebek girmiş olması !

İsveç başbakanı, eski metal işçisi Stefan Lövfen liderliğindeki kırmızı yeşil koalisyon hükümeti bir kez daha bir skandalla sarsıldı. 
Azınlık Hükümeti, ırkçı parti destekli sağ ittifakın gensoru tehdidiyle tam da yaz tatili ortasında apansız yakalandı. 

Sağ ittifak (högerallians) partileri liderleri toplu halde !
Sağ ittifak partileri ırkçı parti SD’yi de arkalarına alarak hep birlikte hükümeti gensoruyla düşürmekle tehdit ederek Başbakan’a ültimatom verdiler !
Bu durumda ya hükümetin üç bakanı; içişleri, savunma ve ulaştırma bakanı istifa edecek, ya hükümet düşecek ya da erken seçime gidilecekti. 
Bir kaç gündür süren hükümet krizini bu gün öğleden sonra maden işçisi başbakan usta bir manevrayla çözerek hükümetini acil hayati tehlikeden şimdilik kurtardı ve hodri meydan diyerek topu tekrar ırkçı parti destekli sağ ittifak partilerine attı !

Herşey İsveç’in en temel kurumlarından olan, orduya kayıtlı olanlarda dahil ülkedeki her türlü motorlu araca ve sahiplerine ait çoğu devlet sırrı sayılabilecek olan çok hassas bilgiler ile tehdit altındaki gizli kimlikli kişilerin gerçek adları ve adreslerinin kaydını digital ortamda tutup yöneten Ulaştırma Kurumu’nun (Transportstyrelsen) Bilişim Teknoloji BT (IT) işletimini 2015 Nisan ayında özelleştirerek, çok uluslu Amerikan bilgisayar devi IBM ye devretmesiyle başladı. 

Böylece ülkenin gizli ve aşırı hassas bilgilerinin tamamı yabancıların eline geçmişti. 

İşin bir başka ilginç yanı da, aslında bu özelleştirme çalışması Sağ ittifak hükümeti zamanında başlatılmış ve yeni hükümet bunu kucağında bulmuştu. 

Ulaştırma Kurumu (transportstyrelsen) genel müdürü Maria Ågren
Kurumun Genel Müdürü olan tecrübeli devlet memuru Maria Ågren bu özelleştirme ihalesini IBM’ye verirken bilgi güvenliğiyle ilgili kimi yasaların ve yerleşik uygulamaların dışına çıkmıştı. 
Bu taşeron özelleştirmesine öncelikle kurumun denetçisi itiraz etti. İsveç gizli polisi SÄPO’da ihaleyi inceleyip bu durumun ülke güvenliğine bir risk oluşturacağını belirtti. 

Ama tüm bu olanlar başta Kurum’dan sorumlu Ulaştırma ve Altyapı bakanı Anna Johanson’dan ve başbakan Stefan Lövfen’den habersiz yapılmıştı !

Bu durumdan sadece hükümetin iki ağır toplarından devlet adamı kumaşlı İçişleri bakanı Anders Ygeman’ın ve Savunma bakanı Peter Hullqvist’in haberleri vardı ama onlarda bu bilgiyi kendilerine saklayıp başbakanları Stefan Lövfen’i haberdar etmemişlerdi. 

Ulaştırma Kurumu Genel Müdürü hemen görevden alınıp hakkında “gizli ve sır sayılan bilgileri ifşa etmekten” soruşturma başlatılmış, 6 Haziran’da basının aracılığıyla da, suçunu kabullendiği ve 70 bin kron para cezasına çarptırılmaya razı olup, yüksek devlet memurluğu görevini bıraktığı kamuoyuna duyurulmuştu. 

Bu haber yaz tembelliğindeki İsveç’e bomba gibi düşmüş, ırkçı parti destekli sağ ittifak partileri fırsat bu fırsat diyerek hemen alelacele hükümet gensorusu hazırlığına girişmiş, içişleri ve savunma bakanları apar topar Meclis Komisyonuna çağrılarak ifade vermişlerdi. 

Durum o kadar acil ve kritikti kimi milletvekilleri ve yetkililer tatilini yarıda keserek, üstlerindeki yazlık tişort ve kısa donlarıyla parti genel merkezlerine ve meclise gelmişlerdi. 

Ne diyelim ?

İşte İsveç’in demokrasisi sürekli yenilenen ve sınava tabii tutulan gücünü ve saygınlığını, halka tamamen açık bu şeffaflığa, kurumsal bağımsızlığa, bu hesap sorabilirliğe ve bu hesap verebilirliğe borçludur !

Maden İşçisi Başbakan Stefan’a kolay gelsin. Sosyaldemokrat Partinin bir sıradan üyesi olarak bu konuda maden işçisi kökenli başbakanımıza desteğim ve inancım tamdır !

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın