Bizim diriltilmiş çiçekler !

Bakarsan bağ olur sözünü ispatladık! Çünkü baktığımız arık çiçeklerimiz saksılarımızda rengarenk bağ oldular  !


Hercai menekşeler (Penseer), Sardunyalar (Pelargon) Papatyalar (Margerit), Kartaneciği Lobelyalar (Snöflinga) ve Petunyalar (Petunia)!

Bizim bu rengarenk yazlık saksı çiçeklerimizin bir “diriliş” hikayesi var !

30 yıldır tanıdığımız ve çok sevdiğimiz bir aile dostu ablamızı Fruängen çarşısındaki işyerinde ziyaret etmiştik. 

İşyerinin hemen önünde, meydandaki seyyar çiçekçi tezgahının üstü ve çepeçevre etrafındaki, çoğu sıcaktan ve belli ki uzun süre bakımsız kalmaktan kurumaya yüz tutmuş bir sürü saksı çiçeğinin indirimli kırmızı fiyatlarlaetiketlendiğini farkettik. 

O gün akşamında çiçek tezgahının kapanacağını ve sahibiyle birlikte tatile çıkacağını, bu nedenle çiçeklerin böylesine kelepire satıldığını öğrendik. 

Iraklı bir gence ait olan tezgahtan birkaç parça nispeten iyi durumda olan saksı çiçeği satın aldık. 

Aile dostumuzla dükkan komşusu olan Iraklı genç: “-ablamın dostları benim de dostlarımdır ! ” dedi ve hem zaten çok ucuz olan fiyattan ayrıca özel indirim yaptı hem de kurumaya yüz tutmuş 2 kasa dolusu sardunya ve papatyayı da bize hediye etti ! 

Israrla parasını ödemek istedik ama almadığı gibi bir de üstelik bir buket vazo çiçeği daha uzattı !

Cömert çiçekçi gence teşekkür edip, canı sadece kökünde kalmış ve öldü ölecek durumdaki çiçekleri su ve toprakla buluşturup, diriltmek için hemen evin yolunu tutttuk. 

Bizim fakirhanenin güneydoğuya bakan ve sabah güneşini alan arka bahçe terası ile güneybatıya bakan ve akşam güneşini alan ön bahçesinde, kucağını açmış, tanımadığı Tanrı misafirlerini bekleyen irili ufaklı saksılarımıza bir güzelce dikip, hemen “can suyu” verdik. 

Her sabah uyanır uyanmazkomada yatan çiçekleri kontrol edip heyecanla “yaşam belirtisi” aradık !

Sararan yapraklarını ve kuruyan incecik dallarını üşenmeden tek tek temizledik. Hala yeşil kalanlarını şefkatle okşadık. Ara sıra ve yudum yudum suladık. 

Bir haftadan sonra sarı soluk çiçeklerin tümü de yeşil yeşil yeşillenmeye, ince ince sürgün vermeye taze taze yaprak açmaya ve tomur tomur tomurcuklanmaya başladılar. 

Onlara her gün sevgiyle ve özenle dokunarak hepsinin birden hayatını kurtarmayı başarmıştık !

Şimdi teşekkür etme sırası onlardaydı:

İki üç hafta geçtikten sonra, hayata tutunmuş olmanın dayanılmaz hafifliği ve sevinciyle sanki şen şakrak kahkahalar atar gibicesine; etraflarında vızır vızır uçuşan arıların, istinasız her birisini önlerinde eğilerek teker teker ziyaret ettiği ve en mahrem yerlerinde dans edip beslendiği; capcanlı sarı, kırmızı, pembe, eflatun ve beyaz, beyaz, bembeyaz yüzlerce çiçek açarak, kurtarıcıları olarak gördükleri bize minnettarlıklarını gösteriyorlar ve yaşadıkları sürece de içtenlikle böylesine tomurcuk tomurcuk, çiçek çiçek teşekkür edeceklerini söylüyorlar şimdi !

Ne diyelim ?

Çiçekler de aynı insanlar gibi canlıdır !

Onların da sevgiye, şefkate, bakıma ve yardıma ihtiyacı vardır !

Aralarındaki fark; insanların kimisi çirkin ve zararlıdır ama fotoğraflarımda gördüğünüz gibi çiçeklerin hepsi güzel ve yararlıdır !

Hepinize hercai menekşeli bir yaz tatili diliyorum…

TANER YILDIZ



Bir Cevap Yazın