Atatürk unutulmuyor, unutturulamıyor !

O halkının sinesinde yatıyor

Saat dokuzu beş geçe
Atam Dolmabahçe’de
Gözlerini kapadı
Bütün dünya ağladı.

Doktor doktor kalksana
Lambaları yaksana
Atam elden gidiyor
Çaresine baksana !

Uzun uzun kavaklar
Dökülüyor yapraklar
Ben atama doymadım
Doysun kara topraklar

Ne diyelim ?

Sahibi halk olan ve maniden uyarlanan bu tekerleme tadındaki isimsiz şiiri ilk kez tam 48 yıl önce kasvetli bir 10 Kasım töreninde henüz 7 yaşındayken ve Cumhuriyet mahallesindeki Atatürk İlkokulu 2. sınıfındayken kürsüde hüzünle karışık heyecanla ve üzgün bir ses tonuyla tane tane okumuş ve bu ödevimi ilkokul yılları boyunca da sürdürmüştüm.

Anma gününde sanki ailemizden birisini kaybetmiş gibi içtenlikle etkilenip, üzüntüye kapılırdık.

O gün yas tuttuğumuzun bir göstergesi olarak siyah okul önlüğümüzün üstüne kenarları dantel örgülü beyaz yakamızı takmazdık.

Okul bahçesinde bir masanın üzerine konulmuş altın sarısı Atatürk büstü ve iki yanına dikilmiş alev alev yanan meşaleler önünde tüm öğrenciler toplanırdık.

Saat tam 9’u 5 geçe okuldaki ayaklı sirenin kolu yavaş yavaş çevirilir ve çevreye yayılan tiz siren sesi eşliğinde hiç çıt çıkarmadan ve yerimizden kıpırdamadan saygı duruşu yapardık.

Halkının gönlüne ve yüreğine ebediyyen gömülmesinin 79. yıldönümünde kurtarıcımız Atatürk’ü minnetle ve hürmetle anıyorum…

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın