Zarrap Amerika’da bülbül oldu !

TÜRK EKONOMİ BAKANINA RÜŞVET VERDİM !”

Zarrap New York’ta çıktığı duruşmanın ilk gününde bülbül gibiydi.

Bir zamanların hayırsever vatandaşı Rıza şimdi itirafçı hain Reza oldu !

Türk vatandaşlığını eski İçişleri bakanı Muammer Güler’e 5 milyon dolar rüşveti “basıp” bir günde satın alan, “BakaraMakaracı” AB bakanı EgemenBağış’ın hissesine düşen rüşvetini, adamına “- fahişenin bahşişi iş tutulmadan önce ödenir” diyerek önden gönderen “İranlı uşakReza Zarrap, Türk devletini Amerika’da ilk fırsatta sattı ve Türkiye’nin uluslararası kamuoyundaki itibarını çok kötü sarstı !

Zarrab bugün Amerikan mahkemesindeki duruşmasında 17 – 24 Aralık sürecindeki telefon dinlemelerinin doğruluğunu kabul etti ve aynen şöyle dedi:

“- Zafer Çağlayan İran işinde kârı yüzde 50-50 paylaşmayı önerdi. Kabul ettim.

Zafer Çağlayan’a 19 Mart 2012 ile 27 Şubat 2013 arasında 45-50 milyon Euro civarı rüşvet ödedim.

Çünkü o ekonomi bakanıydı ve bu iş için Halkbank’ı ayarlamıştı.

Ayrıca 7 milyon dolar ve 2 milyon 465 bin TL var. Bunlar dışında bazı ödemeler de var. EgemenBağış’da Aktifbank’la çalışmamı sağladı. “

Zarrap duruşmanın ikinci gününde de ilk günkü gibi bülbül gibi şakıdı:

SÜLEYMAN ASLAN MUSLUĞUN BAŞINDAYDI !”

New York’taki duruşma salonunu Gülistan’a çeviren Zarrap bugün de bülbül gibi şakıdı ve operasyon merkezi olarak kullandığı Halkbank’ın genel müdürü olan “ayakkabı kutuluSüleyman Aslan’a, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın bilgisi dahilinde rüşvet verdiğini iddia edip, şöyle dedi :

“- Z. Çağlayan zaman zaman benim şirketimin banka hesaplarını incelerdi. Ondan herhangi bir şey saklamayacaktım. Sonuçta ortaktık ve ondan herhangi bir şey saklamadık. Onun bilgisi olmadan hiçbir şey yapmadık.

S. Aslan bana aldığı risk nedeniyle çok rahatsız olduğunu ve geleceğini garanti altına almak istediğini söyledi. “- El eli yıkar, elde yüzü yıkar” diyerek rüşvet istedi.

Süleyman Aslan’a rüşvet vermek için Zafer Çağlayan’ın onayını almam gerekti.

S. Aslan’a rüşvet vermek Z. Çağlayan’a verilen rüşvetten daha önemliydi çünkü musluğun başında Aslan vardı.

O kadar çok rüşvet dağıttım ki bazen yanlış adamlara para gidiyordu, bazen de verilmesi gereken rüşvet eksik ya da fazla oluyordu. Çağlayan’a vermem gereken rüşvetten 3 milyon doları yanlışlıkla Aslan’a gönderdiğim için kendi hesabımdan Çağlayan’a 3 milyon dolar ödemem gerekti. “

İmam Hatip Mezunu Süleyman Aslan evinde ayakkabıkutularında sakladığı 4.5 milyon dolarla yakalanmış ve bu paranın memleketi Çorum’a İmam Hatip okulu yaptırmak için toplanan yardım parası olduğunu söylemişti ama niçin parayı bankada bir hesaba yatırmadığını söylememişti.

Belli ki İmam Hatip’li olduğu için yeşil dolarlarına faiz mikrobu” bulaştırmak istememişti !

Ancak nedense serbest bırakıldıktan sonra “ayakkabıkutularıyla” el konulan parasını “faiziyle” geri almıştı ama tek farkla :

4,5 milyon dolarını verdiği gibi “ayakkabı kutularında” değil, bu kez “bavulla” geri almıştı !

Ne diyelim ?

Biz ne zaman akıllanacağız ?

Bizim memlekette işte böyle “el eli yıkıyor, el de hırsızın arsız yüzünü yıkıyor !”

Türkiye’nin uğruna tarihinde ilk defa Amerika’ya iki defa üst üste notalar verdiği dünün “hayırsever vatandaş işadamı ve Türk milli kahramanı” Rıza’sı ve bugünün “itirafçı vatan haini ve kalleş İranlı” Reza’sı, bir zamanlar “el bebek gül bebek” el üstünde tutulduğu, her zaman protokolda en ön sırada bakanların ve Başbakan’ın yanı başında oturtulduğu Türk devletini Amerika’da işte böyle haraç meraç satıyor, dünya aleme rezil ediyor !

Reza Zarrap’ı “hayırsever bir işadamı vatandaşımız” diyerek bağrına basanlar, onu arka planda kocaman Türk bayrağı önünde yandaş televizyon “A Haber”e çıkarıp, Türkiye’nin cari açığının yüzde 15’ini tek başına karşılayan “Gerçek Milli Kahraman” ilan edenler, ona devlet töreniyle Erdoğan’ın huzurunda ve çifte bakan eliyle (Başbakan yard NumanKurtulmuş ve Ekonomi bakanı NihatZeybekçi) başarılı işadamı “devlet plaketi” takdim ettikten sonra kucaklayıp “alnından” öpenler ne diyor bu işe acaba ?

Gücünü anayasadan alan ve Türkiye halkı adına adalet arayan savcılarımız, “Çakma Türk” İranlı uşağın bu skandal itirafından sonra uzun süreli bakanlığında Türkiye’nin ekonomisine bakmak yerine “kendi ekonomisine baktığı” anlaşılan, Türkiye’nin eski Ekonomi bakanı “Altın SaatliZaferÇağlayan hakkında bir soruşturma açmayı düşünüyorlar mı acaba ?

Amacım kimseyi suçlamak değil !

Sadece cevabını çok merak ettim de sordum !

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın