Türkiye’den emekli maaşı İsveç’te hangi sosyal güvence paralarını etkiliyor ?

Türkiye’den emekli aylığı almak İsveç’te alınan hangi sosyal güvence yardımlarında ve maaşlarda kesinti yapılmasını gerektiriyor ?

Türkiye’den emekli aylığı almak, İsveç’te kişinin ikamet yerine ve gelir durumuna bakılarak ödenen kimi refah devleti sosyal güvencelerini doğrudan etkilemektedir.

Gurbetçiler yurtdışında geçirdikleri sigortalı günlerini borçlanarak (kullanarak) Türkiye’de bağ-kur emeklisi olabilmektedirler.

Türkiye’de hiç çalışmışlığı olmayan bir erkek gurbetçinin Türkiye’de emekli olabilmesi için 9000 gün(25 yıl) ve kadın gurbetçinin 7200 gün (20 yıl) borçlanması gerekiyor.

Borçlanılarak her gün için de SGK’ya her yol başında güncellenen bir günlük prim ödenmedi şart koşuluyor. 2019 yılı için geçerli olan günlük prim tutarı en düşük 27,28 TL dir.

Bu durumda 2019 yılında Türkiye’de emekli olmak isteyen bir erkek gurbetçinin SGK’ya bir defada ve toplu olarak 245. 520 TL ve bir kadın gurbetçinin 196.416 TL ödemek zorundadır.

(25 yıl) 9.000 günx27,28= 245.520 tl

(20 yıl) 7.200 günx27,28= 196.416 tl

Bu en düşük günlük prim üzerinden borçlanılarak Türkiye’den alınacak emekli maaşı ise aylık asgari ücret olan 2.000 tl (3.000 kr) civarındadır.

Türkiye’de emekli olanların yaz tatilinde memlekete izne gittiklerinde orada banka hesabında birikmiş emekli aylığını “tatil harçlığı” olarak harcaması haliyle çok hoşlarına gidiyor ancak bunun İsveç’te şimdi aldıkları ya da ileride almaya hakları olabilecek kimi sosyal güvence yardımlarında ya tamamen ya da belli bir tutarda “kesinti yapılmasına” yol açtığını çoğu bilmiyor veya umursamıyor galiba.

Yaklaşık 400 bin kron peşin parayla satın alınabilen ve aylık 3 bin kron getirisi olan “Türkiye emekliliği” aynı çift tarafı keskin bıçak gibi hem gurbetçinin iflahını kesiyor hem de İsveç’te alabileceği kimi yardım paralarını kesiyor !

Yani hem Türkiye’den alınan emekli aylığı İsveç’ten alınan bazı aylıkların ve yardım paralarında kesinti yapılmasına yol açıyor hem de İsveç’te bu sosyal güvence paralarını alanlar Türkiye’den emekli aylığı alma hakkını kaybediyor !

Peki İsveç’in sosyal güvenlik haklarından yararlandığı halde Türkiye’de emekli olanların bundan olumsuz etkileneceklerini ve İsveç’te aldıkları kimi sosyal güvence ödencesi alma haklarını kaybedeceklerini biliyor muydunuz ?

Türkiye emekliliği, İsveç’teki hangi sosyal güvence ödencelerinde kesinti yapılmasına ya da tamamen kesilmesine neden oluyor ?

Kişinin İsveç’te ikamet kayıtlı olarak yaşamasına bakılarak ve her türlü geliri göz önüne alınarak, hesaplanıp ödenen şu sosyal güvence paralarını doğrudan etkiliyor ve ilgilinin özel durumuna göre kişiden kişiye değişen tutarlarda ya kesinti yapılıyor ya da tamamen kesiliyor:

* Asgari emeklilik (garantipension)

* Yaşlı geçim yardımı (äldreförsörjningsstöd)

* Sosyal geçim yardımı (socialbidrag)

* Konut yardımı (bostadsbidrag)

* Konut ek yardımı (bostadstillägg)

* Hastalık emeklisi aylığı (sjukersättning) (eğer varsa garantiersättning kısmı)

Bu sosyal güvence yardımlarına başvurduğunuzda, Türkiye’den aldığınız emekli aylığınız, “yurtdışı geliri” olarak sizin gelir hanenize yazılıyor ve verilecek yardım parası buna göre hesaplanıyor !

İsveç’teki şu sosyal güvence paralarını almayı etkilemiyor ve bunlarda herhangi bir kesintiye yol açmıyor.

(Ama bunlar Türkiye’den alınan emekli aylığını doğrudan etkiliyor ve İsveç’te çalışarak hakedilmiş gelire dayalı emeklilik parası olan inkomstpension hariç, bu paraları alanlar Türkiye’de emekli aylığı alamıyorlar ! Bir gurbetçinin İsveç’ten bu paraları aldığı tespit edildiğinde de şimdiye kadar ödenmiş olan aylıklar da faiziyle birlikte topluca geri isteniyor !)

• Gelire dayalı emekli aylığı (inkomstpension)

• Hastalık parası (sjukpenning)

• Ebeveyn parası (föräldrapenning)

• Çocuk parası (barnbidrag)

• İşsizlik parası (arbetslöshetsersättning)

• İş arama etkinliği parası (aktivitetsstöd)

• Engellilik parası (handikappersättning)

• Engelli bakım parası (assistansersättning)

• Bakım yardımı (vårdbidrag).

İsveç’in düşük gelirli olduğu için geçinmekte zorluk çekenlere verdiği bir çeşit geçinme desteği olan bu sosyal güvence para yardımlarından kesinti yapmasının haklı bir nedeni vardır.

Çünkü yurtdışından alınan bu emekli aylığı İsveç’te geçinmeye katkı koyacak olan düzenli bir gelirdir.

Kaldı ki İsveç zaten bu sosyal hakları buna ihtiyacı olan gurbetçiye bedavaya veriyor.

Türkiye’de emekli olmuş olan gurbetçi niçin ve nasıl cezalandırılıyor ?

Peki ya Türkiye’ye ne demeli ?

Tersinden bakıldığında İsveç’in bu sosyal güvence yardım paralarından yararlanılması bu seferde Türkiye’den alınan emekli aylığını olumsuz etkiliyor !

Çünkü Türkiye’de emekli olmayı düzenleyen 3201 sayılı yasanın emrettiğine göre yurtdışından borçlanarak Türkiye’de emekli olan ve emekli aylığına bağlanan birisinin, İsveç’te yaşadığı halde “İsveç’te ikamete dayalı” herhangi bir sosyal güvence parasını almaya ya da 1 saat bile olda da çalışıp para kazanmaya kesinlikle hakkı yoktur !

Bunu yaptığı takdirde bu hakkı yasaklayan 3201 sayılı yasayı çiğnemiş sayılıyor !

SGK, Türkiye’den emekli aylığına bağladığı bir gurbetçinin İsveç’te çalıştığını ya sosyal güvence hakkını aldığını tespit ettiğinde emekli aylığını durduruyor ve bu zamana kadar ödediği aylıkları “yersiz ödeme” sayarak faiziyle birlikte topluca geri istiyor !

Yani Türkiye, gurbetçiye bir çuval parayla sattığı emekliliği şarta bağlayıp, kendi vatandaşlarına ” – İsveç’in sana bedavaya verdiği bu sosyal haklarını aldığın takdirde benden emekli aylığı alamazsın, eğer alırsan emekliliğini yakarım ! ” diyor !

Türkiye kendi vatandaşının İsveç’te bedavaya aldığı ya da alabileceği sosyal haklara niçin karışıyor ?

Türkiye bu emekliliği, İsveç gibi vatandaşa “eğer ihtiyacın varsa” diye şart koşarak bedavaya vermiyor ki, para karşılığında satıyor !

Sana ne kardeşim benim İsveç’te alabileceğim sosyal hakdan ya da aylıktan?

Bu seni niçin ilgilendiriyor ?

Buna sevineceğin yerde niçin vatandaşını cezalandırıyorsun ?

Halbuki sadece Türkiye’de çalıştığı sigortalı günleri üzerinden emekli olmuş (hiç yurtdışı sigortalılık günü borçlanmamış) bir “Türkiye emeklisi” eğer isterse ve fırsat bulursa İsveç’te ya da yurtdışında çalışabiliyor ya da buna bağlı sosyal yardımlarını alabiliyor. Türkiye emeklisine bu hak tanınıyor.

Ama ‘tek bir gün’ bile olsa da yurtdışındaki sigortalı gününü borçlanarak Türkiye’de emekli olmuş bir “gurbetçi emeklisi“ne yurtdışında başka bir ülkede ya da yaşadığı ülkede çalışması ve sosyal haklarından yararlanması yasaklanıyor.

Türkiye’de parasıyla emekli olan bir gurbetçinin İsveç’te ya da Almanya’da emeğiyle çalışıp helalinden rızkını kazanmasının ya da bulunduğu ülkedeki sosyal haklarından yararlanmasının Türkiye’ye ne zararı var ki bunu yasaklıyor?

Tam aksine emekli gurbetçinin eğer gücü yetiyorsa çalışarak daha çok para kazanmasının ya da sosyal haklarının tümünden “kesintisiz” yararlanmasının hem kendi ailesine, hem Türkiye’de geçinmekte zorlanan sülalesine hem de Türkiye’ye daha fazla yararı olmaz mı ?

Türkiye emeklisine tanınan bu hak gurbetçi emeklisinden niçin esirgeniyor ?

Bu eşitsizlik ve adaletsizlik değil mi ?

Bu ayrımcılık ve haksızlık değil mi ?

Böyle olunca da İsveç’te yaşayan ve Türkiye’den bir çuval paraya emeklilik satın alan kimi vatandaş bir yandan Türkiye’den emekli aylığı aldığını İsveç sosyal güvenlik kurumu Försäkringskassa’dan gizliyor bir yandan da İsveç’te aldığı bazı sosyal güvence yardım paralarını Türkiye sosyal güvenlik kurumu SGK’dan gizliyor !

Böylece “iki arada bir derede kalan” ve bu iki ülke kurumunun birbiriyle işbirliği ve bilgi paylaşımı yaptığından habersiz olan kimi İsveç gurbetçisi hem İsveç’in hem de Türkiye’nin yasalarını çiğnemek ve belki de ileride başını ağrıtacak ya da cezalandırılacak bir suç işlemek zorunda bırakılıyor !

Kim haklı bu durumda ?

Türkiye’ye kasa dolusu para veren Gurbetçi mi ?

Ülkesinde yaşayan Türk vatandaşlarına ayrımcılık yapmayıp kendi vatandaşlarına verdiği sosyal güvence haklarının aynısını tanıyan İsveç mi ?

Yoksa Türkiye’deki vatandaşlarına bu hakkı verdiği halde sadece yurtdışındaki gurbetçilere bu hakkı yasaklayan Türkiye mi ?

Ne diyelim ?

Peki gurbetçinin bu 2008 yılında yapılan değişiklikle “Arap saçına” döndürülen “Türkiye’de emeklilik curcunasından” kolaylıkla kurtulması ve hakkını alması sağlanamaz mı ?

Bu eğer istenirse tabii ki şöyle yapılarak, kolaylıkla sağlanabilir:

3201 sayılı yasada yer alan ve belli ki gurbetçiyi Türkiye’den soğutmak amacıyla bir “aklı evvel”in çabasıyla konulan bu saçma ve anlamsız “yasak” birkaç dakikada yapılacak tek satırlık değişiklikle yasadan çıkartılıp sorun kökten çözülür ?

CHP‘nin bu ‘saçma yasağın’ yasadan çıkartılması için Meclis’e verdiği ancak AKP’nin hiçbir gerekçe göstermeden karşı çıktığı “yasa önergesi” bir an önce oylanarak kabul edilmelidir !

Değilse bu curcuna sürer giderken hokkabazlık üstüne hokkabazlık birbirinin ardı sıra gelir !

Türkiye’den emekli aylığı alanlar belki de sizi de etkileyecek olan bu riski bilin !

Türkiye’den emekliliğe başvurmayı düşünenler de lütfen bu düşüncenizi bir daha gözden geçirin !

Karar sizin !

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın