Türkiye’den neleri istiyoruz ?

Türkiye’den taleplerimizi milletvekiline sunduk !

Stockholm Büyükelçiliğinde yapılan ve tam 3 saat süren toplantıda İsveç’te yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarına ilişkin Türkiye’ye yönelik aşağıdaki talep ve önerileri AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’na hem sözlü hem de yazılı olarak takdim ettik.

İsveç’te yaşayan vatandaşlarımızın ortak sorunlarına ilişkin Türkiye’ye yönelik belli başlı talep ve önerileri şunlardır:

Türkiye’den İsveç’e kitlesel işgücü göçü 1965 yılı Ağustos ayında Konya – Kulu dan yola çıkan ve 5 kişiden oluşan ilk öncü grupla başlamıştır.

ikinci dünya savaşı sonrası artan ihracat talepleriyle İsveçli büyük sanayi şirketlerinin 1960’lı yıllarda işgücü açığı ortaya çıkmış ve öncelikle kendi imkanları ve işçi simsarları aracılığıyla Türkiye’den işgücü temin etmeye başlamışlar ve 10 Mart 1967 tarihinde de İsveç ile Türkiye arasında “İşgücü Sözleşmesi” imzalanarak, Türkiye’den gelen işgücü kurallara bağlanıp, resmiyet kazanmıştır.

Bunun dışında ülkemizin içinde bulunduğu kimi siyasi durumlardan kaynaklanan İsveç’e zorunlu göçler de yaşanmıştır.12 Mart ve 12 Eylül askeri darbeleri sonrasında ülkede yaşanan baskıcı ve antidemokratik ortamlar, çoğu insanımızı başta Avrupa ülkelerine ve bu arada İsveç’e zorunlu göçe zorlamış, siyasi sığınmacılar/ göçmenler olgusu da İsveç’e göçün önemli bir parçası haline gelmiştir.

Başlangıçta yurtdışına göç, kısa süreliğine sıkı çalışarak para biriktirip Türkiye’ye dönmek ve orada yeni bir iş ve gelecek kurmak üzerine planlanmıştı.

Ancak bu planlanırken çoğu boşa çıkan hayaller, sılaya duyulan dayanılmaz özlemler, gurbette çekilecek olan çileler ve karşılaşılacak zorlukların pek hesaba katılmadığı daha sonraları anlaşılmıştı.

İlk ve ikinci kuşağın bir kısmı bu sılaya geri dönme anlayışından nasibini almıştır. Çocuklar da kurulan hayallerin gerçekleşmesi adına eğitim görme yerine çalışmaya, para kazanmaya, aile bütçesine ve birikime katkı koymaya adeta zorlanılmış, biriktirilen paralar düzenli olarak Türkiye’ye aktarılmıştır.

Birçok nedene bağlı olarak her gecen yıl ertelenen “anayurda dönüş”, ailelerin geri kalan fertlerinin de yanlarına alınıp göçmenliğe katılmaları ile yeni bir sürece evrilmiştir.

Bugün bir zamanların “anayurda dönme” hayalinin yerini, “kalınan ülkede daha iyi yaşama ve daha iyi sosyal konumlar kazanma” hedefi almıştır.

Bir süre sonra döneriz düşünceleriyle geldiğimiz ülke, esas olarak yaşadığımız birinci ülkemiz olmuş ve tüm önceliklerimiz yaşadığımız ülkeye göre belirlenmeye başlanmıştır.

Bir yandan yaşadığımız, çalıştığımız, eğitim gördüğümüz, sorumluluklar üstlendiğimiz, hak ve görevlere sahip olduğumuz “yeni anayurdumuz İsveç” diğer yandan yurttaşlık, kültürel, ailevi ve manevi bağlar ve ilişkilerimizin ve kimi yasal yükümlülükler ve sorumluluklarımızın devam ettiği “eski anayurdumuz Türkiye”.

1965 yılında başlayan İsveç’e toplu işgücü göçünün “50. Yılı” iki yıl önce 2015’te doldu. Bugün İsveç *Türk Toplumu’nun buradaki nüfusu 100 bin kişi civarındadır.

Çifte ülkelilik kimi durumlarda ve zamanlarda çifte sorunlar anlamına da gelebilmektedir. Türkiye’ye yönelik sorunlarımız ve bunların çözümü konusunda öneri ve taleplerimiz vardır.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza oy hakkı tanınmış ancak seçilme hakları her nedense tanınmamıştır.

Halen Avrupa da yaşayan 3 milyon vatandaşımızı TBMM de temsil eden tek bir milletvekilimiz dahi olmadığı için sorunlarımız ve bizi ilgilendiren diğer konularda Meclis’te sesimizi, talep ve önerilerimizi duyuramamaktayız ve bu anlamda tamamen edilgen durumdayız.

Sorunlarımızın ve taleplerimizin dillendirilmesi ve Türkiye’ye iletilmesi konusunda bir araç olması amaçlanarak oluşturulduğu ilan edilen Yurt Dışı Türkler Danışma Kurulu (YTB) İsveç temsilcilerinin ( 2 kişi), İsveç Türk Toplumu’nun ortak önerisi olarak kendilerince demokratik bir şekilde seçilmesini yazılı olarak hükümetten talep etmemize rağmen buna izin verilmemiştir. Halen bu kurulda İsveç’i temsilen kimlerin oturduğu toplumumuz tarafından bilinmemektedir.

Vatandaşlarımızın ortak sorunlarına ilişkin belli başlı talep ve önerilerimiz şunlardır:

SEÇİLME HAKKI (Gurbetçi milletvekilliği)

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın haklarını arayamamasının ve her konuda haklarını tam alamaması nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmasının en büyük nedenlerinden birisi milyonlarca seçmenin seçilme hakkından yoksun bırakıldıkları için TBMM’de temsilcilerinin olmamasıdır.

• Gurbetçilere yapılan bu ayrımcılığa son verilsin, milletvekili seçilme hakkı yurtdışında yaşayan vatandaşlara da tanınsın.

• Milletvekili seçmeye yeterli sayıda Türk seçmenin yaşadığı her ülke bir seçim bölgesi ilan edilsin ya da belli sayıda bir yurtdışı milletvekili kontenjanı ayrılsın.

YURTDIŞI EMEKLİLİK (Gurbetçi emekliliği)

İsveç’te emeğiyle çalışıp ekmeğini kazanan bir gurbetçi işçimizin bugün yurtdışındaki sigortalılık günlerini (9000 işgünü) borçlanarak Türkiye’de emekli olabilmesi için SGK’ya tam tamına, bir defa da peşin, ve toplu olarak 400 bin kr civarında bir para yani resmen bir servet ödemesi gerekmektedir.

Aynı gurbetçi 2008 yılından sadece 3000 işgünü üzerinden borçlanıp, günlük 3,5 dolar primden toplam 10 bin doları, yani 85 bin kronu, üstelikte eğer isterse taksitle bile ödeyerek Türkiye’de emekli olabiliyordu. Şimdi hem prim günü sayısı hem de prim parası yaklaşık üç misli artırıldı.

Yine gurbetçileri en fazla mağdur eden bir başka uygulama ise Türkiye’ye ödedikleri nakit toplu prim parası karşılığında emekli olmalarına rağmen hiçbir mantıklı ya da haklı gerekçe gösterilmeden ve bize göre tamamen keyfi olarak bulundukları ülkelerde çalışmalarının ya da sosyal haklarını tam olarak almalarının yasaklanmasıdır.

Halbuki aynı şartlarda Türkiye’de emekli olmuş olan “Türkiye emeklileri” eğer isterlerse hem Türkiye’de hem de yurtdışında istedikleri ülkede çalışabilmektedir.

Gurbetçiye seçim öncesi verilmiş sözler unutularak ve ayrımcılık yapılarak bu isteğe bağlı çalışma hakkı her nedense yurtdışında zor şartlarda yıllarca çalışmış ve kazandığı dövizleri kuruşu kuruşuna Türkiye’ye aktarmış olan ve üstelik Türk devletine bir servet tutarında toplu prim ödeyen gurbetçilerimize tanınmamaktadır.

Neredeyse tamamı iş yaşamı boyunca düşük gelirli işlerde çalışmış olduklarından dolayı geçinmelerine yetecek kadar emekli aylığı haketmemiş oldukları için devlet katkılı asgari emeklilik kapsamında çok düşük tutarlı emekli aylığı alan kimi gurbetçilerin, ayrıca bir işte çalışmadan ya da ek olarak İsveç’te kimi sosyal destek yardımları ya da ödenceleri almadan geçinebilmeleri mümkün değildir.

İsveç’te yaşayan gurbetçilerin yurtdışı emeklilikte mağdur edildikleri ve ayrımcılığa maruz kaldıkları bir başka uygulama da diğer ülkelerdeki gurbetçilerin aksine İsveç’te işe başlama tarihlerinin yurtdışı emeklilikte sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmemesidir.

Diğer Avrupa ülkelerindeki gurbetçilerin bulundukları ülkelerdeki işe başlama tarihleri sigorta başlangıç tarihi olarak kabul edilirken, Türkiye ile İsveç arasında 1967 yılında imzalanmış İkili Sosyal Güvenlik anlaşmasında diğer 20 ülkenin aksine buna izin veren öyle bir hükmün yokluğu bahanesiyle İsveç’te yaşayanlar bu haktan mahrum bırakılmıştır.

Bu durumda aynı yıl İsveç’te işe başlamış bir gurbetçimiz, örneğin Almanya’daki gurbetçiye göre çok daha fazla gün borçlanmakta, bundan dolayı çok daha fazla para ödemekte ancak buna rağmen (SSK -Bağkur ayrımcılığı) hem çok daha geç yaşta emekli olabilmekte hem de çok daha az emekli aylığı alabilmektedir.

• Yurtdışı emeklilikte borçlanma süresi gün sayısı ve günlük prim tutarı 2008 öncesinde olduğu gibi makul seviyelere indirilsin.

• Öncelikle şimdiki SGK mevzuatında yer alan ve eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturan bu çifte standartlı eşitsizlik giderilsin ve yurtdışında emekli olanlar da aynı Türkiye’deki emekliler gibi eğer isterlerse bulundukları ülkelerde çalışabilsin.

• Gurbetçimizin İsveç’te işe başlama tarihi aynı diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilsin.

DÖVİZLE ASKERLİK

• Türkiye ile sadece manevi ve kültürel bağları bulunan ve Türkiye’nin başta temel eğitim ve sağlık gibi hizmetlerinden hiç yararlanmamış olan İsveç doğumlu Türk vatandaşları, isteğe bağlı olarak zorunlu askerlikten tamamen muaf tutulsun.

• İsveç’te doğup büyümüş ve 20 yaşını doldurmuş gençlerde ayrıca 3 yıl süreyle çalışmış olma şartı aranmasın. Okula gittikleri süre çalışılmış gibi sayılsın.

• Çok çocuklu ailelerde aile başına sadece bir kişi dövizle askerlik yapsın ve bunun karşılığında eğer varsa diğer kardeşleri askerlikten muaf tutulsun.

KONSOLOSLUK HİZMETLERİ

İsveç’te yaşayan 100 bin civarındaki Türkiye kökenlinin çok büyük bir kısmı Stockholm’da yaşamaktadır. Şimdiki konsolosluk mekanının kapasitesi bu kapsamlı hizmetlerin verimli bir biçimde verilmesine uygun değildir.

Özellikle ağır engelli vatandaşlarımızın zorunlu konsolosluk ziyaretleri bir işkenceye dönüşmektedir.

Stockholm da başkonsolosluk açılmasının nüfus ve yasal koşulları daha 1990’lı yıllar başında oluşmuştur.

• Stockholm’ de bir başkonsolosluk açılsın. Göteborg’da açılma kararı çıkan konsolosluk şubesine bir bina alınsın ya da kiralansın.

• Başkonsolosluk hizmetleri Türkiye’ye yakışır ve vatandaşlara yaraşır biçimde geniş, kullanışlı ve modern yeni bir binada verilsin.

• Konsolosluk hizmetlerinin vatandaşa daha nitelikli biçimde yansıtılmasını sağlamak için konsolosluk memurlarının çalışma koşulları iyileştirilsin, imkanları genişletilsin.

• İsveç’e kıyasla çok yüksek olan pasaport fiyatı ve işlem harçları makul seviyelere indirilsin.

• İsveç’e yakınlarını ziyarete gelenlerden alınan haksız ‘yurtdışına çıkış parası’ kaldırılsın.

• Çok yaşlı, çok hasta ve engelli vatandaşlarımızın konsolosluk işlemlerinin evlerinde yapılabilme imkanları araştırılsın.

• Konsolosluk hizmetlerinde Türkçe dil sıkıntısı çeken vatandaşlarımız dilekçelerini İsveççe de verebilsin, zorunlu belgeler dışında Türkçe çeviri ve çeviri ücreti zorunluluğu kaldırılsın.

EĞİTİM – KÜLTÜR

İsveç’te en çok ihtiyaç duyduğumuz ve Türkiye’den en çok beklentimiz olan alan kültür ve eğitim konusudur.

İsveç’te doğup büyüyen çocuklarımızın anayurtlarıyla bağ kurmalarının, ilişkilerini canlı tutmalarının ve her kesimin renklerini içinde barındıran ve ortak paydamız olan zengin Anadolu kültürünü İsveç’te yaşamalarının ve yaşatmalarının yolu; onlara düzenli olarak Türkiye’nin bu kültür yaşamı ve kültürel mirasından yararlanma imkanlarının sağlanmasından geçmektedir.

• Uzun yıllardır boş tutulan Eğitim müşaviri kadrosuna bir an önce atama yapılsın. Müşavirliğe işlevsellik ve etkinlik kazandırılsın.

• T.C. Kültür Bakanlığı imkanlarından ve güncel kültür-sanat etkinliklerinden İsveç’te yaşayan vatandaşlar da yararlandırılsın.

• Türkiye’de gurbetçi çocukları ve gençleri için ‘Yaz okulu kampları’ açılsın. Türkiye’nin istisnasız her bölgesine devlet katkılı kültür gezileri imkanı sağlansın.

• Türk edebiyatının belli başlı roman, öykü ve masalları Kültür bakanlığınca İsveççeye çevriltilsin.

• İsveçlilerin Türkiye’den gelenlere karşı muhtemel önyargılarını kırmak ve kültürlerarası işbirliğine katkı koymak amacıyla TC Kültür Bakanlığı’nın envanterinde olan tarihi, özgün ve çağdaş kültür ve sanat ürünleri İsveç müzeleri ve kültür kuruluşlarıyla işbirliği yapılarak İsveç’te profesyonelce her yıl sergilensin.

• İsveç ile öğrenci değişim programları genişletilip yaygınlaştırılsın.

• İsveç’te bir ya da bir kaç okulla işbirliğinde nitelikli Türkçe dil kursları açılsın.

• İsveç üniversitesindeki Türkoloji bölümü Türk üniversitelerinin desteği ve işbirliğiyle güçlendirilsin.

TÜRK KÜLTÜR EVİ

• Stockholm’de bir Türk Kültür Evi ve Enstitüsü kurulsun (Avrupa ülkeleri örnek alınsın) ve şimdiki konsolosluk binası buraya tahsis edilsin.

• Bu kültürevi bünyesinde zengin içerikli ve içinde Türkiye’de konuşulan tüm dillerde yazılmış kitapları da barındıran bir kütüphane açılsın.

TÜRK HAVA YOLLARI (THY)

Bilindiği gibi Avrupa’nın diğer ülkelerinde yaşayan gurbetçiler “yüzde 20 aile indirimli uçak bileti” imkanından halen yararlanabilmekte ama İsveç’te yaşayan gurbetçilerimize ayrımcılık yapılarak, bizim de bilmediğimiz ve açıklanmayan bir sebeple bu hak ve imkandan bizler mahrum bırakılmaktayız.

• Diğer Avrupa ülkelerindeki gurbetçilere tanınan bu “aile indirimli uçak bileti” imkanından İsveç’te yaşayan gurbetçilerimiz de yararlanabilsin.

• Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının cenazeleri ihtiyaç duyulan zorunlu hallerde (kimsesiz, yoksul vb) halinde THY tarafından anayurduna bedelsiz olarak nakledilebilsin.

• THY uçak biletleri özellikle dargelirli emeklilere indirimli satılsın !

• THY Stockholm’dan başkent Ankara’ya direk uçacak olan tarifeli uçak seferleri koysun.

DIŞ GÖÇ BAKANLIĞI

Çok büyük çoğunluğu Avrupa ülkelerinde yarım yüzyıldır yaşayan yurtdışındaki 4 milyon vatandaşın sorunlarıyla doğrudan uğraşan ve onlar tarafından muhatap alınan derli toplu bir devlet kurumu ya da mercii bu 50 yıllık dış göç sürecinde maalesef oluşturulamamıştır.

Yine yurtdışı vatandaşlara ilişkin kısa orta ve uzun vadeli hedefleri olan, dünyadaki örnekleri temel alınarak hazırlanan ve düzenli olarak izlenip dönemsel değerlendirmeleri yapılan, sürdürülebilir bir “yurtdışı vatandaşlar politikası” ortaya konulamamıştır.

Yurtdışında yaşayan vatandaşlara yönelik yapılacak işler ve kimi hizmetler ayrı ayrı bakanlıklar arasında bölük pörçük dağıtılmış ve çoğu da pratiğe geçirilemeyip sadece kağıt üzerinde kalmıştır.

Tüm bunların tek bir bakanlık altında toplanması (eğer ayrı bakanlık olmazsa topluca AB bakanlığı uhdesine verilmesi) hem verimlilik hem de etkinlilik açısından şarttır.

• Yurtdışında yerleşik vatandaşların işleri ve hizmetleri, “Dış Göç Bakanlığı” adıyla ihdas edilecek yeni bir bakanlık aracılığıyla tek bakanlık altında toplansın.

• Yurtdışındaki vatandaşlara yönelik çalışmalar yapması için kurulan devlet kutumu YTB’ye etkinlik ve yetkinlik kazandırılsın.

GÖÇ ARAŞTIRMASI VE ÇALIŞTAYI

• Yurtdışı göç konusunda kapsamlı bilimsel araştırma ve çalışmalar yapılsın.

• Göç konusunda güncellenmiş bilimsel veriler ve istatistikler sıkça yayınlansın.

• Türkiye’deki üniversitelerin uygun olanlarında yurtdışı göç enstitüsü ve bölümleri açılsın.

• TC Çalışma Bakanlığı’nın himayesinde, ilgili kurum ve sendikaların katılımı ve desteğiyle, İsveç’te bir göçmen İşçi çalıştayı toplansın.

D. Taner Yıldız

Skogås Türk Kültür Derneği

Stockholm 2018-01-13

Not: Yazıda geçen “*Türk” adı ve kavramı etnik köken bağlamında değil Türkiye Cumhuriyeti ile yurttaşlık bağı ve Türkiye ile ilintisi olanlar anlamımda kullanılmıştır.

Bir Cevap Yazın