İsveç’te Türkiye kökenli kaç kişi yaşıyor ?

Herkesin çok merak ettiği ama cevabını tam da bilemediği bu soruyu tam cevaplayabilmek epeyce zor.

Çünkü Türkiye Türkiye kökenliden çok sadece Türk vatandaşlarının kaydını tutuyor. İsveç istatistik kayıtları da bir başka ülkede (bu arada Türkiye’de) doğmuş olanların nüfusunu en azından 2 kuşağı kapsayacak şekilde veriyor !

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın açıkladığı 2018 yılı resmî rakamına göre İsveç’te hali hazırda yaklaşık 62.500 Türk vatandaşı yaşıyor. (Bu sayı hem Türkiye hem İsveç doğumluları ve hem de aynı zamanda isveç vatandaşlığına geçmiş olan çifte vatandaşları kapsıyor).

Ama gerçekte İsveç’te 100 bin ila 120 bin kimileri hakı hazırda Türk vatandaşı olmayan ya da Türkiye’de kaydı tutulmayan Türkiye kökenlinin yaşadığı sanılıyor.

İsveç’te resmî nüfus istatistikleri etnik köken ya da inanç temelinde değil doğum yeri ve hangi ülke vatandaşı olduğuna göre tutulmaktadır. (eğer ayrıca başka temelde gizli ve derin bir istatistik daha tutuluyorsa, onu bilmiyorum !)

Doğum yerleri esas alınarak yapılan ve şu anki vatandaşlığına bakılmadan tutulan (halen İsveç vatandaşı ya da çifte vatandaş da olabilir) bu istatistiki sayılara, Türkiye’den gelen farklı etnik ve inanç gruplarının hepsi de dahildir.

Bu sayılar halen ister Türk ya da İsveç isterse çifte vatandaş olsun Türkiye doğumlular ile anne ve babası Türkiye’de ama kendisi İsveç’te doğmuş olan tüm Türkiye kökenlileri kapsıyor.

Türkiye doğumlu anne ve babadan, İsveç’te doğmuş olanların İsveç’te doğan çocukları (Türkiye doğumluların torunları) artık İsveçli nüfus içinde gösteriliyor.

Yani anne ve babasının doğum yeri İsveç olan Türkiye kökenliler (3. kuşak ve sonrası) bu sayıların içinde yoklar.

Benim kendi ailemden örnek vererek açıklamam gerekirse; ben ve eşim (Türkiye’de doğduğumuz için) ve iki oğlum (anne ve babası olarak bizler Türkiye’de doğduğumuz için) bu istatistiki sayılarda gözüküyor.

Ama benim torunlarım olan büyük oğlumun iki çocuğu (anne ve babası İsveç’te doğduğu için) istatistiklerde “Türk” olarak gözükmüyorlar. Yani torunlarım ve onlardan doğacak olanlar artık İsveçli nüfustan sayılıyorlar !

Bir başka deyişle benim; kendim, eşim, iki oğlum ve iki torunumdan oluşan 6 kişilik ailem hepimiz de Türk vatandaşı olduğumuz için Türkiye kayıtlarında 6 kişi gözüküyoruz ancak İsveç’in Türkiye kökenliler kayıtların da 4 kişi gözükmekteyiz !

İsveç Devlet İstatistik Merkez Bürosu (SCB) resmî kayıtlarına göre 47.060 (25.858 erkek, 21.202 kadın) Türkiye doğumlu ve 28.455 İsveç doğumlu (Türkiye doğumlu ana -babadan olma) olmak üzere 31 Aralık 2016 itibariyle İsveç’te yaşayan tüm Türkiye kökenlilerin toplam nüfusu: 75.515 kişidir.

Yani Türküyle – Kürdüyle, Lazıyla – Zazasıyla, Çerkeziyle – Gürcüsüyle, Abazasıyla – Arabıyla, Boşnağıyla – Pomağıyla, Arnavutuyla- Romanıyla, Rum’uyla, Ermenisiyle – Yahudisiyle, Katoliğiyle- Süryanisiyle, Alevisiyle -Sünnisiyle – biraz ondan biraz bundan karışmışıyla hem Türkiye’de hem de İsveç’te doğmuşuyla, ‘Sarışın İsveçte sokağa çıkıpta; “- memleket nire ? diye sorduğumuzda “- Türkiye !” diye cevap verecek tam tamına 75.515 tane” çok azı sarışın, birazı kumral, çoğu da esmer memleketlimiz” var !

İsveç’ten Türkiye’ye kaç kişi geri döndü ?

2016 yılında İsveç’te yaşayan Türkiye doğumlu Türkiye kökenlilerden 215’i kadın ve 442’si erkek olmak üzere toplam 657 tanesi, tasını tarağını toplayıp; “-İsveç’iniz sizin olsun !” demiş ve İsveç’ten çekip gitmiş !

İsveç’te son yüzyılda kaç Türk yaşamış ?

İsveç resmî istatistik kayıtlarında Türkiye kökenlilerin sayısına 1900 yılı verilerin de bile rastlanıyor.

Buna göre İsveç’te 1900 yılında, Osmanlı devleti tabiyetinde olan ve hepsi de büyük ihtimalle Bodrum açıklarındaki Kilimli (Kalimnos) adasından gelip İsveç’e yerleşen 15 Rum yaşamış.

İsveç’te yaşamış Türkiye kökenlilerin sayısı 1930 yılında ise sadece 22 kişiymiş. Bu sayı 1950 yılında dört misli artıp 87 kişiye yükselmiş !

Aralarında dünyaca ünlü heykeltraş İlhan Koman, fotoğrafçı Lütfi Özkök ve ressam İhsan Aydın, film yönetmeni Güneş Karabuda gibi çoğu sanatçı, kültür adamı, tüccar ve üniversite öğrencisi olan önemli şahsiyetlerin İsveç’e yerleşmesiyle birlikte sayıları, 1960 yılında ancak 202 kişiye ulaşabilmiş.

Bundan sonraki 10 yıl içinde ise İsveç bin yıllık tarihinde ilk kez göçmen Türk işçidiyle tanışmış ve İsveç’teki Türkiye doğumlular nüfusunda patlama yaşanarak 1970 yılı sonunda 3.768 kişiye kadar yükselmiş.

Bu rekor artışta en büyük pay, 1965 yılı Ağustos ayında Konya’nın Kulu ilçesinden “İstikamet İçveç!” diyerek yola koyulan ve hiç farkında olmadan Türkiye’den İsveç’e kitlesel işçi göçünü başlatan 5 kavruk Anadolu delikanlısından oluşan ilk öncü grubunun idi.

Ve bu beş öncünün üçü Kulu merkezden; adları Tahsin İzgi, Battal Yeşil, Ali Rıza Erdiş olanetnik Türk“, ikisi de Kulu’nun Celep köyünden adları Mehmet Bulduk, İdris Bulduk olan “etnik Kürt” idi!

Bu “beş akıncı işçimizin” İsveç’ten Kulu’ya çektikleri ilk telgrafa yazdıkları:

“ Burda iş de, para da çok ! Hiç durmayın İçveç’e gelin !

sözü duyulur duyulmaz, birkaç ay ve yıl içinde onların ardından ve açtığı yoldan yüzlerce Kululu kavruk delikanlı da zincirleme olarak “İstikamet İçveç !” diyerek yola koyulmuştu !


İsveç’te 50.Yıl Anma Gecesi’nde İsveç’e 1965 yılında gelen işçi öncüsü Tahsin İzgi, Taner Yıldız ile birlikte böyle poz vermişti.

Ancak Kulululardan önce, daha 1960’lı yılların başında İsveç’e çalışmak için Türkiye’nin başka yerlerinden, – ağırlıklı olarak İstanbul çevresinden- gelmiş olan işçiler ile sayıları çok fazla olmasa da Makedonya ve Yunanistan’dan gelmiş olan Türkler de vardı.

Türkiye doğumluların İsveç’teki ikinci nüfus patlaması ise bundan sonraki 10 yıllık dönemde yaşanmış ve sayıları 1980 yılında 14.357 kişiye ulaşmıştı.

Sayının böyle birdenbire artmasında, 1970’li yıllar ortasında çoğu Kululu göçmen işçinin Türkiye’de bıraktıkları ailelerini yanlarına alması ve yine o dönemde İsveç’in binlerce Süryaniye Türkiye’de baskı gördükleri gerekçesiyle topluca sığınma hakkı vermesi etkili olmuştu.

Bu arada Türkiye’den gelen işçi akınını durdurmak için İsveçli sendikaların hükümete baskı yapması sonucunda İsveç hükümeti 1952’de işgücü göçünü kolaylaştırmak için Türk vatandaşları için kaldırdığı vizeyi 1976 yılında tekrar koyarak, Türkiye’den İsveç’e işgücü göçü kapısını tamamen kapatmıştı.

Ama aynı sendikaların daha önce Türkiye’den İsveç’e gelmiş olan göçmen işçilerin ailelerini yanlarına almalarına ses çıkarmaması sonucunda İsveç’e “aile birleşimi” yoluyla küçük de olsa bir başka giriş kapısı aralanmıştı !

Bundan sonraki süreçte başta Kululular olmak üzere kırsal bölgelerden gelen diğer etnik Türkler evlilikler yoluyla, Kürtler ve Süryaniler de öncelikle ve ağırlıklı olarak siyasi gerekçelerle sığınmacılık ve mültecilik yoluyla İsveç’e gelmeyi sürdürmüşlerdi.

Böylece 1990 yılına gelindiğinde İsveç’te yaşayan Türkiye doğumluların sayısı 25.528 kişiye çıkmıştı.

Bundan sonraki 10 yıl içinde ise artış hızı yavaşlamış ve sayıları sadece yaklaşık 6 bin kişi artarak, 2000 yılında 31.894 kişiye ancak ulaşabilmişti.

Bu yavaşlama da, 1990’dan sonra ilk kuşaktan işçi emeklilerinin bir kısmının memleketine geri dönmesi ile evlilikler ve sığınmacılık yoluyla İsveç’e gelişlerin de azalması rol oynamıştı. Çünkü burada doğup büyüyen gençlerin çoğu artık müstakbel eşlerini önceleri olduğu gibi Türkiye’de aramak yerine, yine kendileri gibi İsveç’te doğup büyümüş olanlar arasından seçmeyi tercih etmeye başlamıştı.

Yine Türkiye’de idam cezasının kağıt üzerinde göstermelik olarak kalsa da uygulanmaması, kürtçe öğrenmenin ve kürtçe yayınların serbest bırakılması, kürt partilerinin kurulmasına izin verilmesi gibi kimi göreceli siyasi reformlarda etnisite temelinde “sığınmacılık” gerekçesini zorlaştırmıştı.

Türkiye doğumluların sonraki 10 yılda İsveç’teki nüfus artışı, genellikle aile birleşimi yoluyla yıllık ortalama 1000 kişi civarında seyretmiş ve sayıları 2010 yılında 42.527’ye ve en güncel haliyle 31 Aralık 2016 da ise 47.060 kişiye çıkmıştır.

SCB – Türkiye doğumlular istatistiği:

1900: 15 kişi, 1930: 22 kişi, 1950: 87 kişi, 1960: 202 kişi, 1970: 3.768 kişi, 1980: 14.357 kişi, 1990: 25.528 kişi, 2000: 31.894 kişi, 2005: 35.853 kişi, 2010: 42.527 kişi, 2016: 47.060 kişi.

Toparlamak gerekirse, İsveç’te 31 Aralık 2016 tarihi itibariyle 47.060 tanesi Türkiye doğumlu ve 28.455 tanesi İsveç doğumlu olmak üzere toplam 75.515 Türk/Türkiye kökenli /Türkiyeli ya da benim sevdiğim bir deyimle “memleketlimiz” yaşamaktadır.

Karışık evliliklerden doğan yani annesi ya da babasından sadece birisi Türkiye doğumlu olan “yarısı bizden çocuklar” bu sayılara dahil değildir !

Türkiye kökenliler en çok hangi belediyelerde yaşıyorlar ?

Türkiye kökenliler İsveç’te en çok şu 5 belediye de yaşamaktadır:

Stockholm: 7.356 kişi (ağırlıklı Türkler)
Göteborg: 4.653 kişi (karışık)
Botkyrka: 4.632 kişi (ağırlıklı Kürtler)
Södertälje 2.338 kişi (ağırlıklı Süryaniler)
Malmö: 2.325 kişi (karışık)

Türkiye kökenli sayısının içinde baskın olan ve göze batan üç büyük yerel grup vardır.

Bunlar büyüklük sırasıyla; Kululular (etnik Türkler), Midyatlılar (Süryaniler) ve Elbistan Tapkıranlılar (etnik Kürtler) dır.

Türkiye kökenlilerin sayısına ilişkin diğer veriler ise şunlardır:

2018 yılında İsveç’te yapılan Türkiye seçiminde Türk vatandaşlık haklarını korudukları için İsveç seçmenleri kütüğünde kayıtlı olan seçmen sayısı 38.879 kişidir. (18 yaşından büyükler)

Yine bir başka gösterge veri ise Stockholm büyükelçiliğinde resmî bir işlem yaptırdığı ya da ikametini İsveç’e aldırdığı için kaydı tutulan Türk vatandaşlarının sayısının 60 bin kişi civarında olmasıdır.

Türkiye kökenlilerin sayısı konusundaki şehir efsaneleri nelerdir ?

Şimdi gelelim İsveç’te yaşayan Türkiye kökenlilerin sayısı konusunda ortada dolaştırılan “şehir efsanelerine” ve desteksiz atılan abartılı söylentilere :

Kimi Etnik Türklere göre İsveç’te en az 50 bini Kululu olmak üzere içlerinde Kulu çevresi Kürtlerinin de olduğu 100 bin etnik Türk yaşamaktadır !

Kimi etnik Kürtlere göre de içlerinde Kululunun da olduğu en az 100 bin etnik Kürt yaşamaktadır !

Kimi Süryanilere göre de içlerinde Mardinli Kürtlerin de olduğu en az 100 bin Süryani yaşamaktadır !

Bu üç büyük ana grup dışında kalan “ufaklıkların” ise sesleri şimdilik pek duyulmuyor !

Bu abartılı iddialar bana Nasrettin hocanın meşhur Kedi ve Et fıkrasını hatırlatıyor:

Hani, hoca eve 2 kilo et almış ve akşama pişirmesi için hatununa bırakmış. Ama hatunu eti hemen pişirmiş ve hoca eve gelmeden de bir güzel hepsini de yemiş ! Akşam hoca eve gelince ve kızartılmış etleri göremeyince hatuna sorduğunda; “- eti kedi yedi !” cevabını almış. Uyanık hoca da Kediyi bir güzel tartıp 2 kilo geldiğini görünce, koca boğazlı yalancı hatununa: “ – Hatun kediyi tarttım 2 kilo geldi. Bu kedi ise et nerde ? Yok bu et ise peki o zaman Kedi nerde? “ diye sormuş ya !

Biz de soralım onun hesap: “- Madem İsveç’te 100 bin Türk var, peki Kürtler nerde ? Madem 100 bin Kürt var, peki Süryaniler nerde ?!!!”

İsveç’te gerçekte kaç Türkiye kökenli yaşamaktadır ?

Eldeki istatistiki verilere, bildiklerime ve gözlemlerime dayanarak, istatistiklerde gözükmeyen üçüncü ve az da olsa dördüncü kuşaklar ile “yarı memleketlimiz” olan çocukları da (anne-babasından birisi başka memleketli) bu hesaba katarak ve biraz da ben abartarak “Sarışın İsveç”te en fazla 100 bin civarında bir “memleketlimiz” olduğunu tahmin ediyorum…

Ben İsveç’teki bu 75 bin kişilik Türkiye kökenli kardeş nüfus kaynağını, kabaca üçte biri etnik Türk, üçte biri etnik Kürt ve üçte biri de Süryani vatandaşlarımız olarak aralarında yine kardeşçe paylaştırıyorum !

İsveç’teki Türkiye kökenlilerin gerçek sayısı niçin tam olarak bilinmiyor ?

SCB istatistikleri İsveç’te yaşayan Türkiye kökenlilerin “kaynak” sayısını yansıtmaktadır. Tam ve gerçek sayıyı bulmak için bu kaynak sayıya üçüncü kuşaktan itibaren İsveç’te doğan Türkiye kökenliler ile annesi ya da babasından birisi Türkiye kökenli olmayan “yarı memleketlilerimizi” de eklemek gerekiyor.

Bu nedenle İsveç’te yaşayan Türkiye kökenlilerin gerçek sayısını tam olarak tesbit etmek gerçekten çok zordur.

Bunun için ayrı ve özel bir araştırma yapmak ve özellikle Türkiye’nin nüfus kayıtlarından da yararlanmak gerekiyor. Çünkü İsveç’te ister üçüncü isterse beşinci kuşaktan doğmuş olsa bile sonuçta Türkiye kökenlilerin en az yüzde 90’ının Türkiye nüfusuna kaydı yaptırılıyor.

İsveç’te ilk genel nüfus sayımı ne zaman yapılmıştı ?

İsveç devleti ilk genel nüfus sayımını 1749 yılında yaparak, ülkede bulunan kadınlı erkekli herkesi (bizimkiler gibi sadece ülkedeki erkekleri ve atları değil !) saydığında, nüfusları “1 milyon 800 bin” çıkmış !

İsveç, nüfusunun dörtte birinin 65 yaş üstü olması, kariyerine ve vücut formuna özenen İsveçli kadınların az sayıda çocuk doğurmasına rağmen yine de içindeki yabancı kökenli “Yeni İsveçli” lerin “zürriyet düşkünlüğüne ve fazla çocuk sevgisine” güvenerek belki 2028’de kırılabileceğini hesapladığı “10 milyon nüfus rekorunu“, bu 10 yılı beklemeye gerek kalmadan geçen yıl topluca gelen Suriyelilerin sayesinde erkenden kırdı !

Son üç yılda İsveç hükümetinin 150 binden fazla Suriyeli sığınmacıya oturum izni vermesiyle birlikte Suriye, daha önce 135 bin kişilik nüfusuyla İsveç yabancılar ligi birincisi olan Irak‘ı geride bıraktı !

İsveç’te kaç yabancı kökenli yaşıyor ?

1.900.000‘i kendi ülkesi doğumlu ve 620.000 ‘i İsveç doğumlu (her iki ebeveyni de yurtdışı doğumlu olan) olmak üzere 2016 yılı sonunda İsveç’te yaşayan ve 170 küsur ayrı ülkeden gelmiş olan tüm yabancı kökenlilerin toplam sayısı 2.520.302 kişidir.

İsveç’in 10 milyon nüfusunun neredeyse dörtte biri (yabancı ülke doğumlu % 18,5 İsveç doğumlularla birlikte % 23) yabancı kökenlidir. Yani artık İsveç’te sokakta karşılaştığınız her 4 kişiden birisi yabancı kökenlidir !

Halbuki çok değil daha 150-200 yıl önce 1800 lü yıllarda İsveç nüfusunun sadece binde 2 si yabancı kökenliydi ve bunlarında çoğunluğu da Alman’dı !

En büyük yabancı grup Suriyeliler !

2017 yıl itibariyle İsveç’teki yabancıların 172.258 tanesi Suriye doğumludur !

Sığınmacı kampında başvurusuna cevap bekleyen ve halen de İsveç’e gelmeyi sürdüren ve sayıları onbinleri bulan Suriyeliler bu sayıya dahil değildir !

İsveç’teki yabancı nüfus içinde Türkiye kökenlilerin oranı ne kadardır ?

Bu verdiğimiz sayılar içindeki oranımıza baktığımızda, İsveç’te yaşayan tüm yabancı kökenlilerin sadece ve sadece yüzde 3’ü (%0,03) Türkiye kökenlidir.

Bir başka deyişle sokakta dolaşan her 100 yabancı kökenlinin içinde sadece 3 Türkiye kökenli görebilirsiniz !

Bunların da birisi Türk, birisi Kürt, birisi de Süryani’dir !

Memleketlimiz sayısının, İsveç’in 10 milyon genel nüfusu içindeki oranı ise sadece binde 8 (% 0,008) . Yani içlerinde sadece 8 Türkiye kökenli görebilmek tam 1000 İsveçliyi bir yerde toplamamız gerekiyor !

Belki şaşıracaksınız ama hakı hazırda Türkiye kökenliler İsveç’teki en büyük ilk 10 göçmen grubu listesinde yoklar !

Halbuki sokağa çıkıp önünüze gelen ilk İsveçliye ya da bir yabancıya “İsveç’te en çok olan yabancı gruplardan 5 tanesini sayar mısın ?” diye sorsanız alacağınız cevap büyük ihtimalle şöyle olacaktır :

1. Türkler, 2. Finliler, 3. ötekileri ! ya da Türkler, Araplar ve diğerleri şeklinde olacaktır !

İsveç’teki yabancılar sayılırken onların içindeki oranı gerçekte sadece yüzde 3 iken sanki yüzde 40 mış gibi ilk akla gelen ve mutlaka anılan “turkar” (Türkler) olacaktır.

Hatta Kürtlerimizi ve Süryanilerimizi çıkardığımız da belki de tüm yabancılar içindeki etnik Türklerin oranı “yüzde 1“de kalmasına rağmen ve İsveç’te bizim gerçek sayımızdan kat kat daha büyük en az 10 başka yabancı grup olmasına rağmen niçin yabancı ya da göçmen denince ilk akla Türkler geliyor sizce ?

Niçin İsveç’te herkes her gördüğü esmer tenliyi ya da bıyıklıyı hele hele de hem esmer tenli hem de bıyıklı olanını muhakkak Türk sanıyor ?

Fazla mı göze batıyoruz ya da kasıtlı batırılıyoruz ne ?

Ne diyelim ?

Gördüğünüz gibi İsveç’te çok azız ve “koca bir tencere dolusu sebze türlüsü çorbası içinde bir kepçe bile değil, sadece bir kaşık” kadarız!

Birbirimizi pek sevmesek ya da kıymetimizi bilmesek bile iyi ya da kötü memleketliliğimiz hatırına birbirimize düşmanlık bari etmeyelim !

Etnik ve inanç farklılığımızı doğal bir zenginlik olarak kabullenip, farklılıklarımızın doğal bir sonucu olan farklı düşüncelerimize medenice saygı ve tahammül gösterelim.

Birbirimizden selamı sabahı kesmeyelim !

Örneğin; diğer memleketlimiz kardeşlerimize analarından duyup öğrendikleri, hele hele bir başkası söyleyince yürekleriyle dinleyecekleri ve sevinecekleri Kürtçe ve Aramice de “Günaydın !” ya da “Nasılsınız ?” diyebilmek için çoğunluk olan bizler bu “iki insani sözcüğü” bari öğrenelim ve öğrenir öğrenmez de yanlış telafuz edebileceğimize hiç aldırmadan onlarla ilk karşılaşmamızda tüm içtenliğimizle ve güleryüzümüzle söyleyelim !

Beyani baş ! Çawa yi !

Briğ Safro ! Eyderbohat !

TANER YILDIZ

Not: İsveç’te yaşayan Bulgaristan, Makedonya, Kosova, Kıbrıs, Azerbaycan gibi ülkelerden gelen Türkler ile, İran, Irak ve Suriye’den gelen Kürtler ve Irak, Suriye ve Lübnan’dan gelen Süryaniler bu sayılara dahil değildir. Onlar istatistikler de geldikleri ülkele kayıtlı gözüküyorlar.

Kaynak: SCB

İsveç’te Türkiye kökenli kaç kişi yaşıyor ?” üzerine 19 yorum

  1. Kaya Türkmen

    Taner Bey bu yazınızı bugün 30 Kasım okudum. Kaleminize sağlık. Pek çok selamlar…

  2. Huseyin Akif Aytuglu

    Kaleminize saglik Taner bey bu satirlarda ben ve ailem var, nufus rakamlari cok ilgi ve huzunendirdi ozamanlar biz Jönköpin Bankeryde ikamet ediyorduk ve accaba buralarda baska Türkler varmi diye dusunurduk hep, bilgileriniz bizler icin cok degerli ve gelecek generationlar icinde, takib edip etirmek icin elimden geleni yapacama emin olun, sonsuz saygilar,
    Huseyin Aytuglu Tercuman Malmö/Trelleborg

  3. Gizlibahçe

    Bu arada bir ek daha benim bütün yiğenler yabancı kökenlilerle evlendiler ve bütün yeni gelen jenerasyon tamamen İsveçli kayıtlarına dahil olmuş oldular ve böyle tanıdık eskilerden o kadar çok varki kimi artık Türk kökenli olduğunu dile bile getirmiyo artık bundan sonraki en önemli konu diasporanın İsveçte bilinçlenerek gelişmesi İsveç’in Türkiye ile ilişkilerine büyük katkı sağlayacaktır.
    Tşk.

  4. Gizlibahçe

    There are no official statistics on ethnicity, but according to Statistics Sweden, around 3,193,089 (31.5%) inhabitants of Sweden were of a foreign background in 2017, defined as being born abroad or born in Sweden with at least one parent born abroad.[220] The most common countries of origin were Syria (1.70%), Finland (1.49%), Iraq (1.39%), Poland (0.90%), Iran (0.73%) and Somalia (0.66%).[221] Buradaki rakamlar İsveç’in verdiği köken sayısı yani %31.5 (2017) bu sayının kaçı Türk kökenli olabilir?
    Bu sayı içinde en az 100 bin Anadolu Türk’ü 100 bin Kürt 100 binde Süryani kökenli halklarımız var diye bi tahminde bulunmak istiyorum bu sayıda Balkanlar Ortadoğu Kafkaslar dan gelen Türkler yoktur. Bildiğim kadarıyla İsveçte Bulgaristan dan göçen 30 bin Türk yaşamakta.
    Hani o İsveçlilere sorduklarında verdikleri cvp ülkede hangi yabancılar yaşıyo sorusu na cvp ya Türk Finli Arap yada Türk İranlı Somali şeklinde söylemeleri hiçte abartı değil..

    Tşk

  5. Gizlibahçeaura

    Neden bazı istatistiklerde. İsveçte 100 bin 150 bin 200 bin Türk şeklinde değişik ayılar veriliyo bu sayılar vatandaşlık. Türkiye doğumlu. Başka milletlerle evli olanlardan doğanları şeklindemi düşünerek hazırlanmış…
    Benim İsveç’in değişik yerlerine ziraret etttiğimde her küçük bir köyde dahi Türk karışımı yada anane dede gibi geçmişte Türk kökeni olan çok insan gördüm yani bu sizin verdiğiniz sayıdan çok daha fazla bi Türk kökenli var o ülkede orası kesin yani bu konsolosla Türkiye ile hiçbir dönem bağlantıda olmayan ama Türk olan çok insanla karşılaştım ….

  6. Abi cok degerli bir yazı olmuş bu „“memleketlimiz“ kavrami Turkiye de boyle uygulansaydi eminim ki cok daha yasanabilir bir ulkemiz olacaktı. Suan ki durumlar hakkında bilgi verebilir misiniz ? iltica başvuruları ne durumda kabul hemen geliyor mu ? Öneriyor musunuz? Bir meslegım yok iş bulma şansım nedir ? İltica basvuru suresın de dahi is imkanı bulunuyor dıyorlardı sizden de öğrenmek isterim

  7. Alper Ozkan

    Taner Bey ,Emeginize sağlik çok güzel ,bilgilendirici ve analitik bir yazı olmuş.

  8. Derya

    Taner bey merhaba değerli bilgilerinizi biz gençler ile paylaştığınız için teşekkür ederim öncelikle. İsveç’e turist vizesi ile gelip burada yıllar önce Türkiye de tanıdığım Bulgaristan lı ve 15 yıldır İsveç de kalan çalışan biri ile evlendim 5 aylık evliyim şuan oturum için başvuru yaptım göçmenler dairesine dört numara içinde vergi dairesine başvuru yaptım yani kimlik için ama vergi dairesi bizden pembe kağıt yani oturum kağıdını istedi onun da gelmesi uzun sürermiş çalışmak istiyorum ama dört numara olmadığı için calişamiyorum beni bekleyen süreç bundan sonra nedir ne yapmam gerek bilgilendirirseniz memnun olurum. İsveç e turist vizesi ile gelip evlendiğim için şuanda da eşim ile birlikte yaşıyorum. Başvurular açısından yanlış mı yaptık bu süreç hakkında bilgi verirseniz memnun olurum saygılarımla.

    1. Merhaba Derya hanım
      Öncelikle Isveç’e hoş geldiniz diyor evliliğinizde mutluluk diliyorum.

      İsveç’te çalışmak için mutlaka oturum ve çalışma izninizin olması gerekiyor.
      Bu iznin çıkmasını beklerken izinsiz çalışmak mümkün değil Benin bildiğim kadarıyla. Çünkü kural olarak izniniz çıkmadan İsveç gelemezdiniz ve izninizin çıkmasını öncelikle İsveç dışında başka bir ülkede bekleyeceksiniz.

      Siz aile birleşimi yoluyla başvuru yaptığınız için mülteciler gibi bekleme süresinde çalışamıyorsunuz.

      Son dört numarayı alarak çalışabilmek için İzninizin çıkmasını beklemekten başka yapacak bir şeyiniz yok bu durumda.

      Umarım uzun süre beklemezsiniz.

      İyi günler

  9. mahsunavcil555

    Mrb Taner abi. Seni yaklasik 1 senedir takip ediyorum ve gercekten cok faydali seyler yazip paylasiyorsun ve buda biz genclerin gercekten isine yariyor oncelikle tesekkur etmek isterim ve bir sorum var abi sana. Benim esim isvecin yerlisi biz ekim 2017 de evlendik ve 30 kasim da aile birlesimine basvurduk online üzeri. Benim yasim 21 esim ise 24. 4 senedir bir birlekteligimiz var ve onlarada yazip sunduk zaten red verme ihtimalleri varmi abi? Birde eger onay gelirse hemen tarih verdikleri gün gitmek zorundamiyim? Simdiden tesekkur ederim hayirli gunler abi. 

    Samsung Galaxy akıllı telefonumdan gönderildi.

    1. ilginiz için teşekkür ederim. Birlikteliğiniz sürdüğü takdirde bir sorun çıkacağını sanmıyorum. ilişkilerinizi sürekli telefonla konuşarak, yazışarak ya da onun senin yanına ziyaretine gelerek canlı tutmanız çok önemlidir.

      İznin çıktığında hemen gelmek zorunda değilsin. İşine ne zaman gelirse o zaman gelebilirsin.

  10. Aliye Erkonukseven

    İstatistik bilgiler ve birlik beraberlik tavsiyeleri için teşekkürler

  11. Akin odabas

    Taner bey ,
    cok tesekkurler bu guzel yazi,degerlendirme ve önerileniz icin !

Bir Cevap Yazın