İsveç’te orta çağda bir genç Türk kızı yaşamıştı !

İsveç’te ortaçağda yaşamış ve manastır kayıt defterine “aslen Türk” diye yazılmış kadersiz bir genç Türk kızının, şimdi İsveç’te yaşayan çoğumuzun bilmediği yürek burkan bir öyküsü var.

Genç ve güzel Türk kızı, Hristiyan Ceneviz (Cenovalı) korsanlarının baskınıyla Anadolu’dan kaçırılarak esir alınarak, köle yapılmış ve Napoli’ye götürülüp, zamanın Napoli ve Sicilya kraliçesi 1. Johanna’ya (1343-1382) hediye olarak sunulmuştu.

Sicilya kraliçesi 1. Johanna’da, değerli olarak gördüğü bu “genç bakire kölesini” o sırada “Kutsal Topraklara” yaptığı hac ziyareti dönüşünde Roma’da bulunan ünlü İsveçli katolik Azize Birgitta’ya (Heliga Birgitta ) layık görüp, ona ne kadar çok değer verdiğinin bir nişanesi olarak hediye etmişti.

Ermiş Birgitta (Heliga Birgitta).

Kimbilir belki de o zaman zavallı genç kız, kraliçe 1.Johanna’ya kendisini bağışlaması ve yurduna geri göndermesi için o kadar yalvarıp, yakarmış ama serbest bırakılmamıştı !

1. Johanna, esir Türk kızını “Ermiş Birgitta“ya teslim edilmek üzere hemen Roma’ya göndermişti. Ancak Azize Birgitta bu “değerli esir” hediyesini göremeden, Türk kızı daha yoldayken, 23 Temmuz 1373’de Roma – Vatikan’da Tanrı’sının rahmetine kavuşmuştu.

Ermiş Birgitta’nın cenazesi İsveç’e getirilip tarikatının merkezi olan ve hediye olarak alınan esir müslüman Türk kızının daha sonraları Hristiyan rahibe olarak ömrünü geçireceği Vadstena manastırına konulmuştu.

Ermiş Birgitta heykeli.

İsveç Kralı Magnus Ladulås’un kuzeni olan ünlü Ermiş Birgitta (Birgitta Birgersdotter) Roma Katolik Kilisesi’nin 6 Azize’sinden birisidir. 1303 yılında Uppsala’da doğmuş, daha çocuk yaşlarda hidayete erip, kendini Tanrı’ya adamış, üst üste kutsal vahiyler almış, ve kendi adını taşıyan Roma Katolik tarikatı Birgittinorden (Birgittin tarikatı) ve manastırını kurmuş, bir din bilgini ve vaizedir.

Örebro’ya 100 km uzaklıktaki Vadstena kasabasında tarikatının merkezi olan manastır kilisesi Vadstena Klosterkyrka‘yı kurmuştur.

Türk kızının açılışından itibaren rahibelik yaptığı Vadstena Manastırının ilk orijinal halinin maketi.

Vadstena manastırının şimdiki hali.

Esir Türk kızı”na kavuşamadan Tanrı’sının rahmetine kavuşan Ermiş Birgitta’nın değerli hediyesi daha sonra arkasından İsveç’e gönderilmiş ve Vadstena manastırına teslim edilmişti.

Genç kız, adını bile duymadığı ve hiç alışık olmadığı soğukluktaki bu ülkede kelimenin tam anlamıyla tek başınaydı ve yapayalnızdı. Kolu kanadı kırık kimsesiz bir garipti, üstelik esirdi ve köleydi…

İsveç’te Tanrı’dan başka sığınacağı bir ana kucağı, derdini tek bildiği dilde paylaşabileceği bir arkadaşı ya da yardımını isteyebileceği tek bir memleketlisi bile yoktu o zamanlar… (şimdi olsaydı epeyce memleketlisiyle karşılaşabilirsiniz !)

Esir alındığı sıradaki Türk adı bilinmeyen genç kızın kim bilir belki Ayşe, belki Aybüke, belki Akkız, belki de Balkız olan adı, vaftiz edilip Hristiyanlaştırıldıktan sonra Katarina Magnussadotter olarak değiştirilmiş, manastır defterine kayda geçirilmiş ve rahibeler koğuşuna yerleştirilmişti.

Türk kızı kadersiz Katarina tarikatın üç temel şartı olan: yoksulluk, İffet ve itaat kurallarına uyarak, hayatı boyunca hiç bir şeyin sahibi olmayıp yoksul yaşayacağına hiç evlenmeyip cinsellikten uzak duracağına ve halkın arasına karışmayıp manastırın dört duvarı arasında Cemaatin buyruklarına boyun eğerek yaşayacağına söz vermişti.

Önce 8 ay boyunca manastırda sivil kıyafetleriyle “adaylık”, sonra 2 yıl boyunca boz renkli, bol kesimli ve ayaklara kadar uzanan tarikat üniforması ve beyaz başörtüsüyle “çıraklık” yapmıştı.

Daha sonra önce 3 yılla arkasından da 2 yıla bağlanmış süreli vaadler vererek, manastır üniforması ve siyah başörtüsüyle yoksul, iffetli ve itaatli olarak yaşama sınavını geçmişti.

Bir Birgitta tarikatı rahibesi incil okuyor.

8 yıllık manastır eğitiminden sonra da manastır üniforması ve siyah başörtüsüyle, Hz İsa’nın çarmıha gerildiğinde kafasına takılan dikenli tel taçın başında açtığı 5 yaraya işaret eden “tarikat tacını” ve çarmıha gerilmiş Hz İsa’nın yanında duran Meryem Ana figürlü “tarikat yüzüğünü” hak ederek, rahibelik ünvanı almıştı.

Rahibeliğe yükselmiş bir Birgitta tarikatı müridi. (Katarina da böyle bu giyinmişti)

Tahminen 50’li yaşlarda ölene kadar 30 yıl boyunca yoksul olarak, cinsellikten uzak durarak ve manastırın dört duvarı dışına çıkmayarak her gece 1 ve günde 7 kez Tanrı’ya yakararak rahibelik yapmıştı.

Günah işlemiş insanların günahlarını bağışlaması için Tanrı’ya yakarmıştı. Muhtaçlara yardım vermiş, iyilikler etmişti. Arta kalan zamanlarda da Manastırın gündelik işlerini yapmıştı.

Ve takvimler 20 Kasım 1414’ü gösterdiği günde ise müslüman Türk olarak geldiği bu dünyadan, hristiyan Türk olarak öteki dünyaya göçüp gidivermişti.

Tanrıya ruhunu teslim ettiği gün bugüne kadar korunan Vadstena manastırı kayıt defterine şu not düşülmüştü:

Bugün 20 Kasım 1414 de Hec fuit nacione Turca (aslen Türk olan) Katarina Magnussadotter hemşire manastırda vefat etmiştir.“

Syster Katarina Magnussadotter Hec fuit nacione Turca (hon var av turkisk härkomst) avlidit i klostret. “

Latince yazılmış Vadstena manastırı kayıt defterinin orjinali.

1. Johanna tarafından Napoli’de azize Birgitta’ya hediye edilen Türk kızı, Chatherina Magnusdotter adıyla vaftiz edildi. Piskopos Robertus.
Katarina Magnusdotter (ölümü 1414) önceki Türk esiresi, Napoli kraliçesi 1.Johanna tarafından Azize Birgitta’ya hediye edilmişti.

Korsanlarca Anadolu’dan kaçırılıp esir olarak Napoli kraliçesine satılmasa ve yurdunda kalsa belki de şimdiye kadar binlerce torunu olacak olan talihsiz genç Türk kızı, ömrü boyunca bu dünya zevklerinden ve nimetlerinden elini ayağını tamamen keserek, arkasında kendine ait tek bir çekirdek ya da dikili ağaç bırakmadan sanki bu dünyada hiç yaşamamış gibi sadece bu manastır kayıt defterine düşülen iki satırlık nottan başka bir şey bırakamadan; anasına, babasına, akrabasına, yurduna ve yuvasına hasretle ölüp, gitmişti.

Kaçırılan Genç Türk kızını köle yapıp, Ermiş Birgitta’ya hediye eden 4 kocalı İtalyan kraliçe 1. Johanna.

Belli ki günahsız Türk kızının ahını almış olan Sicilya Kraliçesi 1. Johanna’ya koca dayanmamış tahtta kaldığı 40 yıl süresince birçok badire atlatmış, 4 kez evlenmesine rağmen tahtını bırakacağı bir evlat sahibi olamamış ve Napoli’yi işgal eden yeğeninin (bacısının kızı) kocası Durazzolu Karl tarafından önce hapse atılmış sonra da boğdurularak öldürülmüş ve mezar yeri bilinmesin diye dağ başında bir yere gömülmüştü !İsveç veliaht prensesi Viktoria Roma’da tarikat rahibelerini ziyaret etmişti.

Djursholm’daki tarikat tekkesi.

Günümüzde de faal olan ve Stockholm’un zenginler semti Djursholm’da tekkesi bulunan Birgittasystrarna (Birgitta hemşireleri) tarikatı, şimdi de; dünya zevk ve nimetlerinden el çekerek kendini Tanrı’ya adayacak ve hiçbir mal ve mülk edinmeden yoksul kalacak, hiç evlenmeyip cinsellikten uzak duracak ve tarikat tekkesinde inzivada yaşamaya hazır olacak, İsveç’e gönüllü gelmiş ya da burada doğmuş genç Türk kızlarına kapısını hala açık tutuyor !

Ne diyelim ?

Magnus kızı Katarina takma adlı genç kızımız kendisinden 600 küsur yıl sonra binlerce memleketlisinin kendisinin köle olarak getirildiği İsveç’e gönüllü olarak gelebileceklerini hiç aklından geçirmiş miydi acaba ?

Yolu Vadstena’ya düşen memleketlilerinin müslüman olanları bir Fatiha’yı hristiyan olanları da bir duayı bizden yüzyıllar önce İsveç’e zorla getirilen bu kadersiz Katarina’dan esirgemesinler !

TANER YILDIZ

Bu yazının her hakkı saklıdır.

Kaynak: [Vadstenadiariet, utgivet genom Claes Gejrot, latinsk text med svensk översättning och kommentar (Stockholm 1996), s 142 f].

İsveç’te orta çağda bir genç Türk kızı yaşamıştı !” üzerine 3 yorum

  1. Haşmet ÖZAVCI

    Taner bey
    Her hafta çok değerli paylaşımlar ve bilgilendirmeler yapıyorsunuz sağolun varolun.
    Bir insan olarak Türk kızının yaşamı geçekten çok dramatik sevdiklerinden yurdundan ayrı tutsak yaşamak kadar kötü ne olabilirki.Işıklar içinde uyusun.

  2. Nigar hüdeyde mirei

    Allah rahmet etsin.elinize sağlik.tarihten orijinal bir detaydı!

Bir Cevap Yazın