Kulu’ya ben reis olsam, ne yapardım ?

Şeffaf ve katılımcı belediyecilik yapardım !
• Belediye hizmetlerini kurumsallaştırırdım !
• Belediye’de 5 ayrı hizmet birimi kurardım !

Kulu’nun ilk belediye reisi olan ve 1923 -1934 döneminde görev yapan büyük dedem İsmail Efendi (Özbaran) (1871 – 1934)

İnsanın hem büyük dedesi hem de babası Kulu belediye reisi olunca ister istemez seçim vaatlerin konuşulduğu şu sıralarda ilgisiz ve vaatsiz kalamıyor !

1968 – 1977 yılları arasında iki dönem Kulu Belediye Reisliği yaparak dedesi İsmail Efendi’nin yolundan giden babam Mehmet Yıldız (1933 – )

Şeffaf belediyecilik yapardım !

Bana göre tam bir halk kurumu olan belediyenin, halkının iyi gününde de kötü gününde de yanında ve arkasında durmasını, yakınında olmasını sağlardım.

Bu nedenle Kulu Belediyesini, Kulu halkının en çok etkileyebileceği, katılımını en güzel sergileyebileceği ve her platformunda gücünü en çok hissettirebileceği bir yerel demokrasi yuvası yapardım.

• Belediye meclisi toplantılarını halka açardım.

Şeffaf belediyeciliğin gereği olarak her türlü idari karar tutanaklarını, gelir – gider, ekonomik ve denetim raporlarını halkın bilgisine ve gözetimine açık tutardım.

Belediye içerisinde Kululuların telefonla ve e- posta yoluyla ulaşabildiği, sorusunu sorabildiği ve cevabını alabildiği bir “Bilgi Edinme ve Şikayet Masası” kurardım.

• Her fırsatta Kulu halkına danışırdım.

Halkın görüşlerini çalışmalarıma yansıtmak ve karara katılımlarını sağlamak için seçilmiş Belediye Meclis’ine tavsiyelerde bulunacak olan, içinde başta gençler ve kadınlar yer alan, halkın her kesiminin temsil edildiği bir “Halk Danışma Meclisi” kurardım.

Önemli konularda tavsiye niteliğinde halkoylamaları yapardım.

Dernek ve oda temsilcilerinden oluşan bir ilçe konseyi oluştururdum.

Üç ayda bir düzenli olarak toplanan bu konseyde ilçe sorunlarını ve yıllık faaliyet planlarını tartışmaya açar, ortak çözüm yolları arar, önerilerini alırdım.

Belediye hizmetlerini kurumsallaştırırdım !

Belediye de meclis üyelerinden oluşan ve farklı alanda görev yapan 5 ayrı hizmet kurulu ve bu kurulların faaliyetlerinin alt yapısını hazırlayan ve kararları uygulayan profesyonel kadrolu idari birimler kurardım.

Belediye’nin hizmet birimlerinde alanında uzman olan, liyakatli ve profesyonel kişileri çalıştırırdım.

Belediye personelimi sendikalı olmaya özendirir, ücret kaybı olmadan meslek içi eğitimi proğramlarına ve kurslarına katılmalarını sağlardım.

Bilgi ve deneyimlerini artırmak için onları her fırsatta yurtdışında eğitim gezilerine fuar ve belediye ziyaretlerine yollardım.

Belediye işlerinde şahsi ve keyfi yönetime imkan tanımazdım. Böylelikle hem Kulululara özledikleri çağdaş belediyecilik ürünü kaliteli hizmetleri verirdim hem de işe adam yerleştirmede ve hizmet götürmede çıkarcılık ve adam kayırmacılık yapılmasını önlerdim.

Belediye’de 5 ayrı hizmet birimi kurardım !

1. Sosyal hizmet kurulu
2. Çevre kurulu
3. İmar kurulu
4. Kültür kurulu,
5. Gurbetçi kurulu

Sosyal hizmet kurulu kurardım:

Kulu’da gün batımı !

Muhtaçlara gizlice geçinme parası ve cenazelerini kaldırma yardımı yapardım. Kimsesizlere sahip çıkar, yetimlere “koruyucu aile” arardım.

• Bir aile merkezi kurardım. Burada evlilik ve aile içi sorunlar danışmanlığı hizmeti sunardım.

• Yaşlı ve engelliler için modern bir yatılı bakım evi yaptırırdım. Muhtaç olanlarından ücret almazdım. Madde bağımlısı Kululunun tedavi almasını sağlardım.

• Kulu’ya modern bir asri mezarlık yaptırırdım.

Bir bölümünü kimsesizlere ayırırdım. Burada kadrolu bir bekçi ve görevli çalıştırırdım.

Çevre kurulu kurardım:

O. Palme parkının kesilen ağaçlarını tekrar dikerdim. Boş olan ön cephesine geleneksel bir İsveç evi gibi şirin bir “Çocuk Kitaplığı” yapardım. Kululu çocukları İsveç’in en ünlü masal kahramanı Pippi Långstrump (Uzun çoraplı Pippi) ile tanıştırırdım. İsveç Fahri konsolosunu buradaki bir İsveç Kulübesine taşırdım.

Kuş cenneti “Düden Gölü”ne gözüm gibi bakardım. Uzmanlara; Koruma, Temizleme ve Geliştirme projesi yaptırır, bunu uygulardım. Yanındaki tatlı sulu Küçükgöl’ e yatırım yapar iç turizme kazandırırdım.

• “Kulu Hatıra Ormanı” projesi başlatırdım. Gurbetçiye ayıracağım özel bölüme “Kulu’da Hatırasını Yaşatmak” için 50 bin gurbetçi adına 50 bin ağaç dikerdim.

• Ağaçsız Kulu’yu okullarla işbirliğinde ağaçlandırırdım. Kulunun geleneksel ağaçları uzun kavak ve salkım söğütleri Kuluya tekrar kazandırırdım. Halka bedava fide, fidan, filiz ve tohum dağıtırdım.

• Sokakta sahipsiz köpek bırakmazdım. Bir hayvan barınağında toplayıp, kısırlaştırır, bakımını sağlardım.

İmar kurulu kurardım:

İmar planı ve yeşil alanı titiz uygulardım. Kaçak yapıyı yıkardım. Yapı izni ve sıkı denetimini şeffaf yapardım.

• İsveç çöp teknolojisinden yararlanarak çöp ve atıkları düzenli depolar, geri kazanımını sağlardım. Çevreye zarar verenleri ve kasıtlı kirletenleri yüklü para cezasıyla canını acıtarak, caydırırdım.

• Atatürk caddesini belli saatlerde trafiğe ve araç park edilmeye kapatır sadece yaya yolu yapardım.

• “Kulupark” şirketi kurardım. Park işaretli yerlerde ücretli araç parkı hizmeti sunardım. Çarşı içinde ve işlek caddelerde belli saatlerde park yasağı koyardım. Park bekçisi çalıştırarak park yasağını sıkı kontrol eder, çiğneyenlere ceza keser, ödemeyeni icraya verirdim.

Kültür kurulu kurardım:

Kıraç topraklar ortasında tuzlu suyuyla parlayan ve bir Kuş cenneti olan Kulu Düden gölü !

İlköğretim çağındaki çocuklar için “Kültür Okulu” açardım. Bağlama’dan Piyanoya her türlü müzik aletinin bulunduğu bu okul da her Kululu öğrencinin bir enstrümanı amatörce çalmayı öğrenmesini sağlardım.

• Bir “Halk Eğitim Evi” açardım. Kulu’da tek bir tane okuma yazma bilmeyen kadın alıkoymazdım. Küçük atölyelerin (resim – heykel) de içinde olacağı bu evde küçük gruplar halinde dil öğrenmekten sülalesini araştırmaya çok değişik konularda ve değişik kültür – sanat dalında hem gönüllü hem de profesyonel kurs öğretmenleri önderliğinde düzenli kurslar verirdim.

• Gerekirse Belediye Başkanı maaşımı da bağışlayarak Kulu’ya çağdaş, ferah ve kullanışlı bir kütüphane yaptırırdım. İçini eski ve yeni çok çeşitli kitaplarla donatırdım. Kütüphanenin baş köşesine dünya, İsveç ve Türkiye edebiyatının klasik eserlerini yerleştirirdim.

Kulu’nun ilk Belediye reisi olan büyük dedem İsmail Efendi’nin Konağını belediye mülkiyetine alarak, “Kulu Müzesi” yapardım. Güvercinlikli saç çatısı dışında orjinalliğini koruyan ve halen içinde oturulan konağı özenle restore ettirirdim. Bu müzede Kulu ile ilgili tüm yazılı, sözlü, sesli ve görüntülü kaynakları saklardım.

Burada Bir Kulu evine özgü tüm ev eşyalarını, kap kacakları, halıları, oya – işlemeleri ve giysileri görücüye çıkarırdım. Kulu’nun geleneksel yaşamına ve tarımsal üretimine ilişkin tüm alet ve malzemeleri sergilerdim.

Ayrıca Kulu Beyi’nin bu pembe mermer koltuğu ile köylerinde bulunan eski uygarlıklara ait tarihi eserleri de bu müze de korur ve gösterirdim.

• Tiyatrosuz Kulu’ya modern bir sahnesi ve fuayesi olan küçük bir tiyatro ve çok amaçlı konser salonu açardım. Kulu’da yerel tiyatro grubu kurardım.

Sinemasız Kulu’ya küçük bir sinema salonu açardım. Kulululara yeni filmler dışında sinema klasiklerini ve İsveç‘in klasik ve sevilen filmlerini gösterirdim.

• Folklor grupsuz ve Koro’suz Kulu’ya amatör müzik koroları (çocuk şarkıları, halk ve sanat müziği) ile yerel Kulu Folklor Grubu (kaşık oyunları – halay) kurardım.

• Yüzme havuzsuz Kulu’ya kullanışlı bir kapalı ve bir de açık yüzme havuzu yapardım. Kulu’da yüzme bilmeyen tek bir okul öğrencisi bırakmazdım. Kadrolu bir yüzme öğretmenini işe alırdım. Genç kızları ve kadınları yüzme havuzundan ücretsiz yararlandırırdım.

Kulu’da içinde basketbol ve voleybol sahası, aletli jimnastik salonu, tenis kortu ve koşu yolu ile soyunma odaları ve duşları olan modern bir spor kompleksi yaptırırdım. Burada bir beden eğitimi öğretmeni ve bir antrönörü çalıştırırdım.

• Kuluspor bünyesinde basketbol, voleybol gibi diğer spor dallarında da takımlar kurulmasını sağlardım. Okul takımları ve çevre köy takımlarının yarışacağı yerel bir amatör Kulu Ligi kurardım.

• Bir ”Kulu Kitabı” yazdırırdım. İçinde Kulu’nun geçmişinden bugününe sosyal ve kültürel yaşamıyla ilgili bilimsel ve somut veriler, istatistikler, bilgiler ve bol bol resimler bulunan ve kaynak olarak kullanılan birkaç ciltlik nitelikli bir “Kulu Kitabı” nı profesyonel bir araştırmacı – yazara yazdırırdım.

Gurbetçi kurulu kurardım:

Kulu hem yurt dışına göç veren hem de yurt içinden göç alan tipik bir göç yöresidir.

İsveç başbakanı Fredrik Reinfeldt 2009 yılında Nisan ayında Kulu’yu ziyaret ederek İsveçli Kulululara jest yapmıştı.
Çok şeylerini İsveç’e borçlu olan Kululular, İsveç Başbakan’ını böyle karşılamışlardı.

Kulu’da bir “Göç Araştırmaları Enstitüsü” kurardım. Yanında da güzel bir “Göç Müzesi “ açardım. Burada Kululuların 50 yıllık göç hikayesini sergiler, gelecek kuşaklar için sararmış mektup ve fotoğraflarda kalmış gurbet anılarını saklardım.

• Gurbetçi çocuk ve gençler için Kulu’da 2 haftalık uygulamalı “Yaz Okulu” ve kamp açardım.

• Her yaz Temmuz’da geleneksel “Göç Festivali” yapar, bir “Gurbetçi Kurultayı” toplardım.

Ne diyelim ?

Biliyorum İsveçten yani “hariçten gazel okuyorum “ ama tam da bu seçim sırasında kendimi tutamıyorum.

Çünkü ben Kulu’yu “Kulucasına” seviyorum !

TANER YILDIZ

Kulu hakkında bilgi için :
https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kulu

Kulu ve Kululular Galip gelecek
BENİM OYUM GALİP POLAT’A !

Ve Belediye Meclisi üyeleri değerli arkadaşlarım Osman Özkanat ve Muhittin Sayan’a !

Kulu’da beklediğimiz bahar günü geldi çattı !

Kululular yarın sabah aydınlığında oylarını sandığa atacak, Kulu’yu aydınlatacak !

Aynı benim gibi akıllarına ve vicdanlarına danışarak oylarını Galip Polat’a verecek. Kulu Galip gelecek, Galip Kulu’yu birleştirecek. Kulu’ya bahar gelecek !

Ne diyelim ?

Benim İsveçten Kulu için hariçten gazel okuduğum bu iyi niyetli önerileri ve vaatleri umarım sözüne güvenilir sağlam kişiliğiyle ve üretkenliğiyle CHP adayı Galip Polat yapacak !

Kulu karanlıktan kurtulacak, aydınlığa kavuşacak. Hiçbir Kululu diğerine karşı kayrılmayacak, her Kululu kucaklanacak. Kulu’da şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir yönetim kurulacak.

Halkın başkanı Galip Polat Kulu’ya çok yakışacak !

CHP Kulu belediye başkanı adayı Galip Polat’ın sayfası:
https://www.facebook.com/Galip-Polat-1056452021207229/

Kulu’ya ben reis olsam, ne yapardım ?” üzerine bir yorum

  1. Haşmet Özavcı

    Sayın Taner bey
    Yaşadığınız dünyanın huzurlu ülkesi İsveçin tüm güzelliklerini doğduğunuz Kuluya taşıyıp insanların insanca yaşayabileceği bir kent haline getirme fikir ve önerilerinizi hayranlıkla okudum.
    Hizmet anlayışında insanı ön plana taşıyan yönrticiler herzaman halkın gözünde kahraman ilan edilip gönüllere kazılırlar ne mutlu o insanlara.
    Selam ve saygılarımla.

Bir Cevap Yazın