Osmanlıdan Türkiye’ye tek tek tüm İsveç büyükelçileri !

İşte Osmanlı zamanında sarık ve kaftanlı, Türkiye Cumhuriyetinde şapka ve fraklı olarak Stockholm’da görev yapan tüm elçilerin tek tek adları ve görev yılları…

Aşık olduğu kendinden 40 yaş küçük, 19 yaşındaki İsveçli Maria ile Långholmen adacığında yaptığı dillere destan bir düğünle evlenen, aşkı için dinini değiştirip htistiyanlığa geçen ve buna izin vermeyen padişahını dinlemeyen, ceza olarak intihar etmesi için kendisine İstanbul’dan ipek sicim gönderilen ve halen bu sicimi Deniz müzesinde sergilenen 57 yaşındaki Jan (Yanko) Karaca Paşa’dan, Stockholm’da Türkiye’nin Stockholm’da ilk kadın büyükelçisi Solmaz Ünaydın’a,

Kürt ayrılıkçısı ve Kürt Teali Cemiyeti önde geleni Kürt Şerif Paşa‘dan, Kurtuluş savaşında halkına ihanet ettiği için halk tarafından linç edilen İngiliz işbirlikçisi vatan haini Ali Kemal‘in öz torunu olan be 2 Haziran 1978 de babası Zeki Kuneralp Madrid büyükelçisiyken otomobili Ermeni terör örgütü Asala üyesi 3 teröristçe otomatik silahla taranması sonucunda annesi Necla Kuneralp ve dayısı emekli büyükelçi Beşir Baltacıoğlu şehit olan, yani dedesini Türklerin, annesi ve dayısını Ermenilerin öldürdüğü hem vatan haini torunu hem de aynı zamanda şehit oğlu ve şehit yeğeni olan Selim Kuneralp’e !

Selim Kuneralp’in Asala tarafından hunharca katledilen annesi Necla Kuneralp ve dayısı emekli büyükelçi Beşir Baltacıoğlu.

Edirneli bir Rum olan Stefanaki Karatodori‘den 1941 – 1944 arasında Nazi işgali altındaki Fransa’da Türkiye’nin Marsilya Başkonsolosuyken birçok Yahudi’ye Türk pasaportu vererek hayatlarını kurtaran, bir keresinde toplama kampında yakılmak üzere bir yük vagona üst üste bindirilen 80 yahudiyi götüren treni yolda durduran ve trendeki gestapo şefini onların Türk vatandaşı olduklarına ikna ederek trenden indiren, Holokost kahramanı ve Coca Cola Yönetim Kurulu başkanı Muhtar Kent’in babası Necdet Kent‘e !

Osmanlı’nın son elçisi Galip Kemali bey‘den Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk elçisi Layık Mukbil bey’e, Közbekçi Mustafa Ağa‘dan Kaya Türkmen’e şimdiye kadar tam 49 elçi Stockholm’da Osmanlı’yı ve Türkiye Cumhuriyetini temsil etti.

Yüzyıllara dayanan Türkiye – İsveç diplomatik ilişkileri ulusal çıkar ve karşılıklı saygı temelinde kesintisiz olarak ticaret ve savunma ağırlıklı olarak dört asırdır süregelmiştir.

İki ülke arasında ilk diplomatik ilişkinin kurulduğu 1700’lü yıllar ortasında Osmanlı Avrupa’nın güneyinde, İsveç ise Avrupa’nın kuzeyinde hüküm süren ve ele geçirdikleri büyük topraklarla genişlettikleri imparatorluklarını ikisininde sınırında bulunan ve ortak düşmanları olan Rusya ve yine ortak rakipleri olan diğer Avrupa imparatorluklarına karşı koruyup elllerinde tutmaya çalışan iki büyük devletti.

Hem bundan hem de aradaki uzaklıktan dolayı birbirlerine bir tehdit oluşturmadıkları için stratejik ortaklık ve çıkar birliği temelinde işbirliğini ve dayanışmayı kurumsallaştırmak amacıyla ilişkilerini elçileriyle yürütmeyi tercih etmişlerdi.

İsveç’in ilk Türkiye elçisinin adı Paul Strasburg idi !

Dünyanın en köklü devletlerinden İsveç ile Türkiye (Osmanlı) arasında elçi düzeyindeki ilk diplomatik ilişki 1700’lü yıllar ortasına doğru kuruldu. İlk kez elçi düzeyinde diplomatik ilişkiyi 1631 yılında İsveç kurmuştu.

Osmanlı’ya ilk kez elçisini İsveç Kralı Karl 10. Gustav gönderdi.

İsveç’ten İstanbul’a giden ilk elçi Paul Strassburg‘u, İsveç Kralı Karl 10. Gustav özel bir maksatla görevlendirerek, zamanın Osmanlı padişahı 4. Murata 1631 yılı baharında göndermişti.

İsveç’te ilk Türk elçi Aslan Ağa ! (Osmanlı devleti)

Türkiye’nin İlk Stockholm elçidi Aslan Ağa’yı İsveç’e gönderen Osmanlı Sultanı 4.Murat.

Sultan 4. Murat da bu diplomatik ilişkiye Osmanlı’nın ilk elçisi Aslan Ağa‘yı bundan 6 yıl sonra 1637 de İsveçe “tam yetkili elçi” ünvanıyla göndererek cevap vermişti.

İsveç’teki şimdiki Türk elçisi Emre Yunt ! (Türkiye Cumhuriyeti)

Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni Stokholm Büyükelçisi Emre Yunt süslü saltanat atlı arabasıyla Saray’a gelerek, zorunlu olarak frak ve parlak siyah silindir şapka giyerek “huzura çıktığı” İsveç Kralı 16. Carl Gustaf’a “güven mektubu”nu böyle sunmuştu.

Türkiye’deki şimdiki İsveç büyükelçisi Annika Hellgren !

İsveç yurtdışında satın aldığı ilk devlet mülkü olarak 1735 yılından beri İstanbul’da açtığı ve 1931’de Ankara’ya taşıdığı sefareti aracılığıyla Türkiye ile diplomatik ilişkisini daimi ve kesintisiz biçimde sürdürmektedir.

İsveç’in halen görevde olan elçisi Annika Molin Hellgren 2018 de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a güven mektubunu böyle sunmuştu.

İsveç Krallığının, ilk resmî elçisi olan Axel Reenstierna 1729 da İstanbul’da göreve başlamıştı.

Osmanlı devletinin ilk resmî elçisi olarak tayin edilen ama asıl görevi ve geliş amacı; Rus Çarı deli Petro’ya yenilen ve canını kurtarmak içim maiyetiyle Osnsnlıya sığınan İsveç Kralı Demirbaş Şarl‘ın (Karl den tolfte) Osnanlı topraklarında kaldığı 5 yıl süresince Osmanlı hazinesine ve Osmanlı’ tebaasından Yahudi, Rum ve Ermeni bankerlere taktığı yüklü borçları tahsil etmek olan Közbekçi Mustafa Ağa, İsveç’e 1727 yılında kalabalık bir maiyetiyle birlikte geldiğinde krallar gibi karşılanıp ağırlanmış hatta İsveçli ünlü ressam Georg Schröder’e, krallara özgü yağlıboya resimleri çizdirilerek onurlandırılmıştı !

Daha sonra Mehmet Said yirmisekiz Çelebi de yanına alacaklı Yahudi, Rum ve Ermeni bankerleri alarak eski İsveç Kralı’nın artık iyice küflenen yüklü borcunu bir şekilde tahsil etmek öncelikli göreviyle Stockholm’a gelmiş, o da aynı selefi Közbekçi gibi krallar gibi ağırlanmış, ona da “şimdilik para veremeyiz ama Saray ressamımıza sizin resminizi çizdiririz denildiği için yağlıboya resimleri için yukarıdaki ve aşağıdaki pozları vermişti !

Mehmet Said yirmisekiz Çelebi’nin İsveç’te çizilmiş yağlıboya resmi

Şimdiye kadar Stockholm’da 16’sı Osmanlı, 33’ü Türkiye Cumhuriyeti temsilcisi, toplam 49 elçi Osmanlı devletini ve modern Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil görevi yaptı.

İsveç’te ilk elçimiz 1637 de İsveç’e “tam yetkili elçi” olarak gelen “Aslan Ağa idi.

Osmanlı’nın Stockholm’a yerleşen ilk elçisi Murat efendi.

Osmanlı’nın Stockholm’da ilk yerleşik elçisi ise 1887 yılında “orta elçi” olarak başladığı görevini 1880’den itibaren “tam yetkili elçi” olarak 1881’e kadar 4 yıl sürdüren Murat efendi idi.

Osmanlı’nın son İsveç elçisi de 1921 yılında göreve başlayan ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1923 yılında görevi sona eren Galip Kemali Bey (Söylemezoğlu) idi.

Atatürk’ün modern Türkiye Cumhuriyeti’ni ilk tanıyan ve hemen arkasından da 31 Mayıs 1924 de “Dostluk anlaşması” imzalayan ilk İskandinavya ülkesi İsveç olmuştu.

Atatürk’ün ilk Stockholm büyükelçisi onurunu taşıyan Layık Mukbil bey 1923 yılında “maslahatgüzar” olarak başladığı görevini 1926 yılına dek sürdürmüştü.

Şimdiye kadar İsveç’te görev yapan 49 elçimizin içinde sadece 2’si kadındı:

İlki Solmaz Ünaydın (1992-1996) ikincisi ise Zergün Korutürk (2009-2013) hanımefendiler.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu 1923 yılından bugüne kadar Stockholm’da kesintisiz ve daimi olarak temsil edilmektedir.

İşte Osmanlı’nın ‘kaftanlı ve sarıklı’, Türkiye Cumhuriyetinin de ‘kostümlü ve kravatlı’ tekmili elçileri ve görev yaptıkları yıllar:

Osmanlı İmparatorluğu dönemi:

Aslan Ağa hakkında Isveç arşivinde 1667 tarihli İsveççe belge.

1. Aslan Ağa (1637)

2. Közbekçi Mustafa Ağa (1727–1728)

3. Mehmet Sait yirmisekiz Çelebi (1733)
4. Murat Efendi (1877–1880)
5. Murat Efendi (1880–1881)
6. Jan (Yanko) Karaca Paşa (1882–1891)
7. Stefanaki Karatodori (1891–1898)


8. (Kürt) Şerif Paşa, Mehmet (1898–1908)

Kürt ayrılıkçısı Şerif paşanın babası Kürt Sait Paşa Osmanlı Hariciye Nazırı (Dışişleri bakanı) idi.


9. Mustafa Asım Bey (1908–1909)
10. Mustafa Şekip Bey (1909–1915)
11. Hüseyin Cevat Bey (1915–1917)


12. İsmail Canbolat Bey (1917–1918) (Büyük Çerkes -Adige sürgününde Osmanlı’ya sığınan bir mülteciydi)
13. Hüseyin Cevat Bey (1918-1919)


14. Nusret Sadullah Bey (1919–1921)
15. Ali Şevki (Berker)Bey (1921)

16. Galip Kemali Bey (Söylemezoğlu) (1921–1923)

İsveç’te görev yapan Osnanlı diplomatlarının adları İsveç devletine ait bu kütüğe tek tek yazılıp, numaralandırılmış !

Türkiye Cumhuriyeti dönemi;

17. Layık Mukbil Bey (1923–1926)

18. Ali Haydar Aktay (1926–1928)
19. Ragıp Raif Kösearif (1929–1933)
20. Ragıp Raif Kösearif (1933–1938)


21. Agah Aksel (1939–1943)


22. Nizamettin Ayaşlı (1943–1946)
23. Bedii Arbel (1946–1949)


24. Emin Ali Sipahi (1950–1951)
25. Haluk Kocaman (1951–1952)


26. Cevdet Dülger (1952–1954)
27. Haluk Kocaman (1954–1957)


28. Orhan Eralp (1957–1959)


29. Şadi Kavur (1959–1961)


30. Veysel Versan (1961–1964)


31. Talat Benler (1964–1968)
32. Osman Dostel (1968–1969)


33. Necdet H. Kent (1969–1972)
34. Bedii Karaburçak (1972–1976)


35. Mehmet Baydur (1976–1979)


36. Şefik Fenmen (1980–1984)


37. Müfit Özdeş (1984–1985)


38. Haluk Özgül (1985–1986)

Büyükelçi Ömer Ersun
39. Ömer Ersun (1986–1989)

40. Erdil Akay (1989–1991)


41. Orhan Ertuğruloğlu (1991–1992)
42. Solmaz Ünaydın (1992–1996)
Büyükelçi Oktay Aksoy
43. Oktay Aksoy (1996–2000)


44. Selim Kuneralp (2000–2003)


45. Tomur Bayer (2003–2004)


46. Necip Egüz (2004–2009)


47. Zergün Korutürk (2009–2013)

48.Kaya Türkmen (2013-2017)

49.Hakkı Emre Yunt (2017- )

İsveç’teki iki seçkin büyükelçilik binası da Türkiye’nin kendi malı !

Büyükelçilik binaları Stockholm’un en şeçkin adresinde ve yerinde bulunuyor.

Büyükelçilik, başkent Stokholm’de diplomatik temsilciliklere ev sahipliği yapan, hepsi birbirinden değerli olan ve İsveç milli romantizmi mimari stilini yansıtan toplam on iki tarihi villanın yer aldığı Diplomatstaden (Diplomat Şehir) adlı seçkin semtte yer alan ve ilki 1965 yılında (Villa Hjorth) ikincisi 1993 yılında (Villa Bonde) Solmaz Ünaydın hanımefendi döneminde satın alınan ve ikisi de devlet malı olan ve aynı cadde üzerinde ama aralarında sanırım 50 metre kadar mesafe bulunan iki ayrı müstakil villada hizmet vermektedir.

Diplomatstaden’in doğu ucunda bulunan, güney cephesi denize sıfır olan ve 1930 yılında İsveçli sanayici “Berndt August Hjorth” için yaptırılmış olduğu için “Villa Hjorth” diye anılan bina büyükelçilik rezidansı olarak kullanılmaktadır.

İkemetgah’ın biraz berisinde olan ve “Kont Nils Gustaf Bonde” için 1925 yılında yaptırılmış olduğu için “Villa Bonde” diye anılan bina ise kançılarya olarak hizmet vermektedir.

Ne diyelim ?

1980’li yılların başından beri Stockholm’da görev yapmış olan Şefik Fenmen beyefendiden Emre Yunt beyefendiye kadar 14 büyükelçimizin hemen hepsiyle tanışmak, el sıkışmak ve çoğuyla kimi toplantılarda ve değişik etkinliklerde birlikte olmak ve karşılıklı konuşmak fırsatımız oldu.

Tabii ki bunların hepsi de temsil kabiliyeti yüksek, devlet terbiyesi almış, meslekten yetişmiş liyakatli hariciyecilerdi. Kimileri görev sürelerinde İsveç’teki vatandaşlarımıza çok yakınlık gösterdi kimileriyse vatandaşlara mesafeli durmayı tercih etti.

Bana göre elçilerimizden Ömer Ersun ve Oktay Aksoy beyefendiler; devlet adamlığı kumaşını üzerinde çok iyi taşıyan, çevresinde saygınlık uyandıran, seviyeli bir ciddiyet içerisinde halkıyla kaynaşan, son derece nezaketli, bilgili ve kültürlü parlak diplomatlar olarak dikkatimi çekmiş olanlardı.

İsveç’te ilk kadın büyükelçimiz merhume Solmaz Ünaydın da renkli kişiliği, hareketliliği, girişimciliği, samimiyeti ve hanımefendiliğiyle göz doldurmuştu.

Taner Yıldız ve büyükelçi Kaya Türkmen (2014)
Büyükelçi Kaya Türkmen solunda Stockholm Konsolosu Sema Coşaroğlu ve sağında sekreteri Deniz Çelikhan ile İsveç Tarih müzesinin tarihi salonunda klasik müzik sanatçımız Nil Kocamangil konserinde sahne almasını bekliyoruz .

Yeni giden büyükelçimiz Kaya Türkmen de halkın her kesimiyle kolayca kurabildiği eşit mesafeli sosyal ilişkileriyle, temsil kabiliyetiyle ve ara sıra isteyerek renk kattığı beyefendiliğiyle, sevecenliğiyle dikkat çekmiş ve üstelik üst üste birkaç gün gece gündüz birlikte çalıştığımız ve çok yorulduğumuz, son üç yıl içinde üst üste yapılmış üç seçimde gösterdiği olağanüstü performansıyla ve dayanıklılığıyla hepimizi şaşırtmıştı.

Taner Yıldız ve Büuükelçi Emre Yunt (2018)

Hangi siyasi görüşten, etnik kökenden ya da inançtan olursa olsun hiçbir kesimi dışlamayan, tüm yurttaşlarına eşit mesafede duran ve hepsine eşit davranan, kapılarını hepsine de açan ve Türkiye Cumhuriyeti’ni İsveç’te layıkıyla ve hakkıyla temsil eden büyükelçilerimizle birlikte olmaktan çok memnun oluyoruz.

İsveç Türk Toplumu’nun tümünü kapsayan ve ortak sorunlarına çözüm arayan çalışmalarında kendilerine elimizden geldiğince destek oluyoruz. Güzel işler yaptıklarında hasetlik etmeyip tabii ki alkışlıyoruz.

Yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptıklarında, taraf tuttuklarında ya da yanlış şeylerle uğraştıklarında ise iyi niyetle ve medenice hem yazılı hem de sözlü olarak her fırsatta eleştirmekten hiç çekinmedik ve çekinmeyeceğiz !

Bunun böyle olduğunun geçmişte yaşanmış örnekleri ve yaşayan şahitleri mevcut !

TANER YILDIZ

Bu yazının her türlü hakkı saklıdır.

Bir Cevap Yazın