Hayallerinin peşinde tek bacağıyla koştu !

Adı Neslican Tay’dı.

Aydınlık yüzlü, pırıl pırıl bir güzel genç kızdı.

Rizeli bir ana ve Manisalı bir babadan 1998 yılında Bursa’da doğmuş ama Rize’de yaşıyordu.

Fen lisesi mezunuydu ve hayalindeki İTÜ Mimarlık’a girmek için sınava hazırlanıyordu. Yerinde duramıyor, fokur fokur hayat kaynıyordu. Enerji doluydu ve spor yapmayı çok seviyordu.

Bir gün sol bacağı çok sızlamış, canı yanmıştı. Önce bu illeti ona hiç konduramadılar; sınav stresindendir, kas yırtılmasıdır, dinlenince geçer falan dendi. Ama aradan çok geçmedi, bu sızının körpe bedenine acımasızca atılmış bir kanser pençesinin sızısı olduğu belirlendi.

Kanserden kökten kurtulmak için sol bacağı kökten kesildiğinde henüz 19 yaşını bile doldurmuş değildi.

Buna rağmen morali hep çok yüksekti. Her şeye rağmen her zaman iyimserdi. O kırmızı gülücüklerini hiç aydınlık yüzünden eksiltmedi.

Kendisiyle dalga geçebilecek kadar kendiyle barışık ve komplekssizdi. Kel ve kesik bacaklı fotoğraflarını paylaşmıştı. Yere sapasağlam bastığı tek ayağıyla ve sargılı kesik bacağıyla poz verdiği fotoğrafının altına :

Çok yağmur yağdı hayatıma,
hiç beklemediğim bir anda…
Sonra bir fırtına koptu, alıp götürdü seni benden…
Sen yoksun ama umudum var!

Şimdi bekliyorum güneşin açmasını.
Gökkuşağının tüm renkleriyle beni aydınlatmasını…
Sen yoksun ama benim yaşam sevincim var!!!”
diye yazmıştı.

Tek bacağını gönülden kabullenmiş, mücadelesinden ve hayallerinden hiç bir zaman vazgeçmemişti. Tek bacaklı kalmasını dert etmek yerine daha yeni yeni ilkbaharını yaşamaya başladığı hayatına dört elle sıkı sıkıya sarılmayı tercih etmişti. Bir söyleşisinde şöyle demişti:

“- Bacağım gitti, ama hayat enerjim yerinde duruyor! Bacağımın kesilmiş olmasının hayatımı etkilemesine izin vermeyeceğim. Ben bir bacaktan ibaret değilim ki… Çok daha fazlasıyım!”

”- Hâlâ hayallerim var, hedeflerim var, yapmak istediklerim var! Mimar olmak istiyorum. Dünyayı gezmek istiyorum, farklı mimarileri, kültürleri görmek istiyorum. Bunları yapmadan pes edemem. Olmaz yani. O yüzden de yaşama dört elle sarıldım. Hayallerimin peşinden koşmak için de bacaklarıma ihtiyacım yok benim…”

Bir eksiklik hissediyor musun sorusuna da metanetli ve özgüvenli olarak :

“- Ben bir eksiklik hissetmiyorum. Kendimi engelli gibi de hissetmiyorum. Ben hissetmezsem başkaları da hissetmez… Ben kendime acımazsam, başkaları da acımaz… Acınacak bir durum da yok zaten! diye cevap vermişti.

Neslican hepimizin yüreğinde umut, güzellik, iyimserlik ve yiğitlik duygularını uyandıran bir süper kahramanımızdı.

Tek silahı; yaşam sevinci, enerjisi ve güldüğünde yüzünde kırmızı güller gibi açıveren gülücükleriydi.

Dillere destan direnişi ve tek kişilik dev ordusu ile savaşmış, kanseri bir değil tam üç kez üst üste yenmişti.

Bu amansız savaşta enerjisini, gülücüklerini ve güzelliğini değil ama sol bacağını kaybetmişti. Kansere inat şort ve mini etek giyip protez bacağıyla moral fotoğrafları çektirmişti.

Olağanüstü azmi ve cesaretiyle her kanser hastasında umut filizleri yeşertmişti. Henüz 21 yaşının içinde cennete giden Neslican kanserle mücadele ederken şöyle demişti:

“ – Ben bu kadar yaşamak isterken; küçük, aptal hücrelerin hayatımı elimden alabileceğine inanmıyorum !

Kanser, güzel olan herşeye el uzatacak kadar hadsiz, kıskanç ve aşağılık bir zavallı !

Merhamet değil, korku hiç değil içimdeki.

Geçmiş eski bir hikaye, gelecek belirsiz bir hayalken; yaşamak bir an, o da sadece ‘şimdiki zaman.’ “

Neslican koyu bir Fenerbahçeliydi.

Ne diyelim ?

Yaşamayı en çok hakeden, en güzel, en zeki, en özgüvenli, en enerjik ve en anlamlı adlı olan kızımızı ve en yiğit, en yürekli, en gözüpek savaşçımızı çok genç yaşta savaşırken kaybettik…

Hayallerinin peşinden tek bacağıyla yağmur çamur demeden ve hiç şikayetlenmeden koştu.

#NeslicanTay dişinden tırnağına kadar pozitif enerji yüklü bir süper kahramandı. Kanserle mücadele de çok değerli bir rol model olmuş, kanser hastalarında bir umut ışığı yakmıştı. Gencecikken, daha henüz 21 yaşını bile doldurmamışken “uçmağa” kanat çırptı.

Neslican cennette bir bacağa ihtiyaç duymayacak. Çünkü o cennet bahçelerinde bir melek gibi beyaz kanatlarını çırparak uçacak, çevresine pozitif enerji, aydınlık ve ışık saçacak !

Türkiye bu güzel süper kahramanını hiç unutmayacak !

Tümü de ailesi olan Türkiye’nin başı sağolsun…

TANER YILDIZ

Bir Cevap Yazın