Hrant Dink cinayeti 14 yaşında…

Utanmak için geç değil

O kurşun hepimize ve kardeşliğimize sıkılmıştı.

Bugün Hrant Dink’in ailesi ve sevenlerinin içlerinin acıdığı bir acı gündür ama aynı zamanda Türkiye’nin de utandırıldığı bir utanç günüdür.

Bugün bundan tam 14 yıl önce; 17 yaşındaki bir çocuktan bir katilin çıkarıldığı ve bir güvercinin kanadına kurşun sıktırıldığı bir kara gündür.

Sırtından kalleşçe vurulduğunda düştüğü yere bile dimdik yüzükoyun uzanan Hrant Dink’in bakınca yüreğimizi sızlatan ve hafızamıza kazınan bu “tabanı delik ayakkabılı” fotoğrafının 19 Ocak 2007 yılında İstanbul da çekildiği gündür.

14 yıldır bu yara sarılmadı. 14 yıldır yaptırandan hesap sorulmadı. Görünen ellerce üstüne karakolda “albayrak örtülen” çocuk tetikçi yakalandı ama bu planlı cinayetin üzerine “derin ellerce” örtülen kara örtü hala kaldırılmadı.

Hrant Dink Anadolunun kadim toprağında doğmuş, yetimhanede büyümüştü. Ömrü boyunca bu toprağa ve kimi birkaç bin kimi de bin yıllık olan bu toprağın tüm halklarına sevgiyle yaklaşmıştı.

Dışlanmışlık ve ayrımcılık görmesine, birçok ülkelerce davet edilmesine rağmen yurtdışına çıkmayıp bu toprağa bağlı kalarak burada kardeşlik umuduyla yaşamış, bu toprak için iki yıl askerlik yapmış, bu toprağın kadim bir evladıydı.

Toprağıyla ve insanıyla barışıktı.

Genelde dünyadaki tüm insanların, özelde ise kadim Anadolu toprağında yaşayan tüm halkların kardeşliğine ve dayanışmasına inanan ve bunu da yaşamıyla, tavrıyla ve duruşuyla kanıtlayan, herkese eşit gözle bakan ve herşeyi eşitçe paylaşmayı ve paylaştırmayı savunan sosyalist bir adamdı.

O, sadece bir Ermeni değildi.

Bu topraklarda bütün insanların bir arada, birbirine saygılı, özgürce ve barış içerisinde yaşaması için çabalayan barışsever ve hümanist bir Türkiyeliydi. Çakma değil, hakiki bir yerliydi ve milliydi !

Sözünü esirgemeyen, doğru bildiğini ve insanların duymak istemediğini de hiç çekinmeden yüzlerine haykıran bir insandı.

1915 ortak acımıza” diasporadan farklı bakıyordu.

Türkiye ile Ermenilerin ve Ermenistan’ın ilişkisinin kopuk olması onun zoruna gidiyordu. İkili ilişki geliştirilmesinin her iki tarafında yararına ve çıkarına olacağını savunuyordu.

1915 de yaşanan acılar sonucunda toplumda derin travmalar oluştuğunu ve bunun ancak karşılıklı diyalogla aşılacağını söylüyordu.

Ne diyelim ?

Ürkek güvercinden bile korkan korkaklar, toprağının üstünde ürkekçe çırptığı kanatlarını kalleşçe kırdılar

Sanki içine doğmuş ve “Ruh halim güvercin tedirginliğinde ama biliyorum ki insanlar bu topraklarda güvercinleri vurmazlar !” diye yazmıştı 10 Ocak 2007 de Agos gazetesinde. Yani gazetesinin önünde öldürülmesinden 9 gün önce !

Ben bu toprağın bir Türk’ü olarak toprağımızda “bir güvercinin” korkakça sırtından vurulmasından ve hala bunun hesabının sorulmayışından, bu yaramızın sarılmayışından utanıyorum…

Toprağımızın insancıl insanını saygıyla anıyorum..

Toprağı bol olsun.. Ruhu şad olsun diyorum..

TANER YILDIZ

Hrant Dink cinayeti 14 yaşında…” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın